İran ile ABD-İsrail hattında üç haftayı geride bırakan savaş süreci, askeri operasyonların ötesinde istihbarat savaşlarına ve diplomatik krizlere sahne oluyor. Savaşın başlangıcında İsrail dış istihbarat servisi Mossad tarafından kurgulanan ve İran içerisinde kitlesel bir halk ayaklanmasını öngören stratejik planın sahada karşılık bulmaması, müttefikler arasında görüş ayrılıklarını derinleştirdi.
MOSSAD BAŞKANI BARNEA'NIN ÖNGÖRÜSÜ TUTMADI
Savaşın planlama aşamasında Mossad Başkanı David Barnea, İran içerisindeki rejimin hava saldırıları ve stratejik suikastlar sonrası başlayacak protestolarla çökeceğini öne sürmüştü. Bu senaryo Ocak ayı ortasında Washington'da Donald Trump yönetimine de sunulmuş ve hem Netanyahu hem de Trump tarafından iyimserlikle karşılanmıştı. Ancak harekatın üzerinden geçen 21 günlük sürede, İran yönetiminin baskı araçlarını kullanarak kontrolü elinde tutması, New York Times gibi önemli mecralarda planlama hatası olarak nitelendirildi.
HAKAN FİDAN'IN KRİTİK TEMASI VE TÜRKİYE'NİN TAVRI
Sürecin en hassas noktalarından birini ise Irak'ın kuzeyindeki bazı grupların İran içerisine yönlendirilmesi senaryosu oluşturdu. İsrail'in bu grupları sahaya sürme niyetine karşı Türkiye en üst düzeyde devreye girdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile gerçekleştirdiği görüşmede, bölgedeki Kürt unsurlara destek verilmemesi ve bu grupların operasyonlara dahil edilmemesi yönünde net bir uyarıda bulundu. Ankara'nın bu kararlı tutumu sonrası Washington hattında bu fikre mesafeli yaklaşılmaya başlandığı aktarıldı.
NETANYAHU: DEVRİMLER HAVADAN YAPILAMAZ
Beklenen iç karışıklığın çıkmaması üzerine İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun söylem değişikliğine gitmesi dikkat çekti. Bir basın toplantısında süreci değerlendiren Netanyahu, tırnak içinde şu ifadeleri kullandı: "Devrimler havadan yapılamaz." Bu açıklama, İsrail'in sahada bir yer unsuruna ihtiyaç duyduğunun itirafı olarak yorumlanırken, perde arkasında Netanyahu'nun Mossad'ın yanıltıcı öngörülerinden dolayı büyük bir rahatsızlık duyduğu ve Trump'ın savaşı erken bitirme ihtimalinden endişe ettiği belirtiliyor.
İSTİHBARAT RAPORLARI REJİMİN DİRENCİNE İŞARET EDİYOR
ABD askeri istihbarat birimleri ile İsrail ordusunun istihbarat kolu AMAN, savaş öncesinde de halkın bombardıman altında sokağa dökülme ihtimalini gerçekçi bulmadıklarını raporlamıştı. Güncel değerlendirmeler, İran yönetiminin tamamen çökmesi yerine, yönetim içindeki sertlik yanlısı grupların kontrolü daha da sıkılaştıracağı yönünde birleşiyor. Washington yönetimi, gelinen noktada ayaklanma söylemlerini geri plana iterek daha temkinli bir strateji izlemeye başladı.
Haber Merkezi

