Türk Ceza Kanunu’nun Şerefe Karşı Suçlar bölümünde 125. Maddede yer alan Hakaret Suçu düzenlenmiştir. Bir kimseye onur, şeref ve kişinin saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil ya da olgu isnat eden kişi hakaret suçu işlemekle yargılanacak ve cezalandırılacaktır. Bir fiilin hakaret suçu olarak kabul edilebilmesi için, söylenen sözlerin karşı tarafın şeref ve haysiyetine veya itibarına zarar vermesi gerekir. Ayrıca söylemlerin karşı tarafı küçük düşürücü sözler olmalıdır. Küfür, hakaret suçlarında en çok karşılaşılanlardan olsa da her küfür hakaret olarak nitelendirilmemektedir. Bunların yanı sıra içerisinde ağır eleştiri barındıran sözler de hakaret sayılmamaktadır.
Basit hakaret suçlarında işlemlerin başlatılabilmesi için mağdurun şikayette bulunması gerekir fakat hakaret suçunun nitelikli halleri şikayete dahil değildir.
Basit Hakaret Suçu Nedir?
Bir kimsenin başka bir kimsenin onurunu ve şerefini zedeleyecek şekilde sövmesi hakaret suçu olarak tanımlanır. Failin, mağdura sesli, yazılı ya da görüntülü şekilde mesaj ile hakaret etmesi durumu basit hakaret suçu olarak kabul edilir.
Hakaret Suçunda Daha Az Ceza Gerektiren Haller
-
Karşılıklı hakaret edilmesi
-
Hakaretin kasten yaralamaya karşı olarak edilmesi
-
Suçun haksız bir eylem nedeniyle işlenmesi
Hakaret Suçunu Nitelikli Kılan Haller
-
Kamu görevlilerine hakaret
-
Alelen hakaret
-
Şehitlere karşı hakaret
-
Dini inanç ve düşüncelere hakaret
Hakaret Suçu Zamanaşımı
Hakaret suçundan açılan davanın zamanaşımı süresi 8 yıldır. Belirlenen 8 yıllık süreden sonra hakaret suçundan kaynaklı şikayete bağlı veya resen soruşturma açılamaz.
Hakaret Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Hakaret suçundan görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Suçun işlendiği bölgedeki Asliye Ceza Mahkemesinde dava görülecektir.
Hakaret suçunun tanımlandığı Madde 125 şu şekildedir:
-
Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
-
Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
-
Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. -
(Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
-
(Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.
.png)
İzinsiz Ses ve Konuşma Kaydı Almak Suç Mudur?
Günümüz teknolojileri sayesinde herkesin elinde ses ve konuşma kaydı alabilen akıllı telefonların bulunması akıllara izinsiz ses ve konuşma kaydı almanın suç olup olmadığını ve cezasının ne olduğu hakkında soru işaretleri düşürüyor.
İzinsiz ses ve görüntü kaydı almak, Türk Ceza Kanunu’nun 134. Maddesinde belirtilmiş Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçu olarak değerlendirilir.
134. madde şu şekildedir:
“Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.”
Özel Hayat Kavramı
TCK m.134 özel hayatı “başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayı” şeklinde tanımlamıştır. Bu nedenle herkes tarafından bilinebilecek olayların ve bu olaylar sırasında alınan ses ve görüntü kayıtları özel hayatın gizliliği ilkesine aykırı değildir ve suç oluşturmamaktadır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/11860E., 2014/2963K. ve 10.02.2014 tarihli kararda;
-
Ses kaydı almanın suç teşkil edip etmeyeceğini alınan ses kaydının özel yaşam alanına ilişkin olup olmaması belirleyecektir.
-
Ayrıca işlenmiş bir suçun kanıtlanması amacıyla alınan ses kayıtlarının suç olarak kabul edilmediği Yargıtay kararı ile sabittir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2012/5-1270E., 2013/248K. ve 21.05.2013 tarihli kararda bir bireyin kendisine veya ailesine karşı onur zedeleyen, haksız saldırıları önlemek gibi amaçlarla alınan ses kayıtlarının suç olmadığı ifade edilmiştir.
TCK m.133 bu konuyu şu şekilde ele alır;
“Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.”
Bu maddede ise ses kaydının tarafı olmayan bir kişi tarafından alınması durumu incelenmektedir.
Bu konuda önemli olan husus, konuşmanın aleni olup olmamasıdır.
Aleni Konuşma Nedir?
Kişierin, diğer insanların duymaması için çaba göstererek yaptığı konuşmalara aleni olmayan konuşma denir. Bu madde doğrultusunda konuşmanın aleni olup olmadığı değerlendirilirken konuşmanın yapıldığı ortam önemli değildir. Park, kafe gibi halka açık alanlarda iki kişi arasında geçen konuşmanın sadece özel çaba göstererek duyulabilecek olması halinde aleni konuşmadan söz edilecek olması belirtilmiştir.
Özetlemek gerekirse ses kaydı almanın suç olarak sayılması, ses kaydının içeriği ve kaydın alınma sebeplerine bağlıdır.
Bu yazı Av. Rıdvan Çakır tarafından hazırlanmıştır. r-chukuk.com