12 Mayıs 2026 tarihinde Havza Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Bölgemizde Hayvancılığın Geleceği ve Yem Bitkilerinin Stratejik Önemi” paneli, sektör temsilcileri ve çiftçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında hayata geçirilen etkinlikte, bölge hayvancılığının mevcut durumu ve sürdürülebilir üretim modelleri kapsamlı bir şekilde ele alındı.
PANELİN GENİŞ KATILIMLI PROFİLİ VE AÇILIŞI

Havza Belediye Başkanı Sayın Av. Murat İkiz, Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Hasan Şen ve Havza Ziraat Odası Başkanı Sayın Coşkun Genç gibi isimlerin katıldığı panelde açılış konuşmasını TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Havva Yurdunuseven Bayzat yaptı.

Bayzat, konuşmasında çiftçilerin önemine vurgu yaparak, "Gıdaya erişimde olmazsa olmazımız çiftçilerimizin önemini ve değeri Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ün ‘Milli ekonominin temeli tarımdır, 'Ülkenin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki müstahsil olan köylüdür' ve 'Saban, kılıçtan üstündür' sözleriyle özetleyebiliriz" ifadelerini kullandı. Samsun’un hayvansal üretim potansiyeline dikkat çeken Bayzat, "Toprak verince ahır güler, ahır gülünce Samsun güler" diyerek yerli üretimin gücüne işaret etti.
HAYVANCILIKTA VERİMLİLİK VE MALİYET YÖNETİMİ

Panelistlerden Prof. Dr. Savaş Atasever, hayvancılıkta sadece genetiğin değil, barınak koşulları ve yemleme pratiklerinin de verim üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Atasever konuşmasında, "Süt sığırcılığı ve koyunculuk özelinde, hayvancılık sektöründe deneyimi olmayan, yeterli yem bitkisi ekim alanı bulunmayan, ilgisiz kişiler yer almamalıdır. Hastalıkların ortaya çıkışını önleyen tedbirler ihmal edilmemelidir" uyarısında bulundu. Ayrıca ürünlerin gerçek değerinde satılabilmesi için üreticilerin söz sahibi olduğu bir sisteme gereksinim duyulduğunu vurguladı.
YEM ÜRETİMİNDE STRATEJİK ADIMLAR

Prof. Dr. Zeki Acar ise hayvancılık giderlerinin yaklaşık %75’ini yemin oluşturduğunu belirterek, işletmelerin sürdürülebilirliği için kendi kaliteli kaba yemlerini üretmeleri gerektiğini vurguladı. Mevcut ekonomik tabloya değinen Acar, "Kendi üreticilerimize verilmesi gereken paralar yabancı ülkelerin çiftçilerine aktarılmakta, böylece hem dışa bağımlılık artarak gıda güvenliği riski artmakta hem de kendi üreticimiz orta ve uzun vadede üretimden çekilmektedir" dedi. Üreticinin ayakta kalabilmesi için 1 litre süt sattığında 1,5 kg yem alabilmesi gerektiğini belirten Acar, sulanabilen alanlarda yonca ve mısır silajı gibi ürünlerin ekilmesini tavsiye etti. Programın sonunda, bölge tarımına katkı sağlayan katılımcılara plaket takdim edilerek kurumlar arası iş birliğinin önemi bir kez daha hatırlatıldı.
Okan Aralan