Çok uzun bir süreçti.
Samsun'da il başkanlığı değişikliği olacağıyla ilgili ilk haberleri veren de 'gazetemizdi'.
Hiç unutmam bir belediye başkanı bir gün "Yazıyorsunuz ama öyle bir görüntü yok" demişti.
İşte önemli olan nokta bu aslında..
Görüntülere aldanmamak gerekir..
İşlerin iyi gitmediğine ilişkin, 'küçük detaylara bakmak' lazım.
O kaptanlık koltuğunun, AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın yereldeki koltuğu olduğunu unutunca, sıkıntı başlıyor aslında.
O sıkıntıyı defalarca gördük.
Yerelde fırtınalar koparken, basında bazı belediye başkanlarıyla ilgili iddialar dolaşırken, FETÖ ilişkili işadamlarına ihale verildiği iddiaları basında çarşaf çarşaf yazılırken, 'görememek, duyamamak', ya da bilmiyormuş gibi yapmak, sonun başlangıcı oldu bir bakıma.
Samsun hep dikkat çeken kent oldu.
Ankara'da siyasilerin bir çok kez gündemine geldi.
Sabah gibi iktidara yakın gazetede birinci sayfadan haber oldu.
Ancak AK Parti İl Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'En küçük şüpheyle bile mücadele edin, dikkate alın' söylemine rağmen, 'Böyle bir konuda soruşturma yok' diyecek kadar ileri gitti.
Belki iyi niyetliydi ama, o kaptanlık koltuğu yeri gelince 'Hesap sorulmasını' gerektiriyor.
Artık eski diyebileceğimiz Samsun AK Parti İl Başkanı Muharrem Göksel, 'Kırmamak, dökmemek' isteğinin bedelini ödedi.
Kentteki kaoslara, kafaları karıştıran gelişmelere sessiz kaldığı gibi, yönetimindeki çatlak seslere de hakim olamadı.
Belki yönetimi altında olanların hoşuna giden bir durumdu bu ama 'o koltuk reel ve net bir kaptanlık istiyordu'.
Olmadı. Eksikleri vardı, Göksel Başkanın. Bakış açısı 'samimiydi' ama yetmedi.
Sonuçta görevden alınması için düğmeye basıldı.
O görevimin başındayım dese de, alınacağını biliyordu.
'İyi insan mı, iyi yönetici mi' tercihinde AK Parti Genel Merkezi 'iyi yöneticiden yana tercihini' kullandı.
Avukat Hakan Karaduman, başkan yardımcısıydı, şimdi İl Başkanı oldu.
Samsun'a ve AK parti'ye hayırlı olsun..
Ama ilk günden söylenecek bir şey var.
O koltuk kaptan koltuğu..
Kimse denizdeki fırtınaların, arızaların mazeretini dinlemez..
Kaptan gemiyi iyi sürüyor mu, kıyıya kazasız belasız demir atıyor mu ona bakar..
Yani 'örnekleri var'.
O Kaptan koltuğundan meclise vekil olarak giden Mustafa Demir, Fuat Köktaş da var, Köktaş'ın bıraktığı koltuğa oturup süresi dolmadan indirilen Muharrem Göksel de.
Ya da koltuktan 'vekillik için kalkıp' koltuğu kaybedenler de..
Kaptan, gemiyi başkanlarının kontrolüne verirse, hakkını vermezse, AK Parti’nin, milletin geleceği için gerektiğinde hesap sormazsa, sonuç ve akıbet kaçınılmaz oluyor..
Bu koltuk ve kaptanlık meselesi belediye başkanları için de geçerli.
Bu kadar basit..
Bu Tercih 'Karaduman'ın..