Karadeniz’de "denizlerin kralı" olarak bilinen lüfer, adeta Karadenizli zekâsını konuşturarak avcı teknelerinden kaçmayı başardı. Balıkçı teknelerinin girmesinin yasak olduğu kıyı şeritlerinde dolaşan lüfer sürüleri, yasal kısıtlamalar nedeniyle avlanamıyor. Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç, denizlerde lüferin oldukça bol olduğunu ancak mevcut şartlar nedeniyle bu potansiyelin sadece küçük bir kısmının değerlendirilebildiğini söyledi.
"DENİZLERDEKİ LÜFERİN SADECE YÜZDE 5'İ AVLANABİLİYOR"

Türk karasularının en lezzetli ve kıymetli balıklarından biri olan lüfer, tezgâhlarda yüksek fiyatıyla dikkat çekerken, denizde durumun çok farklı olduğu ortaya çıktı. Kooperatif Başkanı Atıf Malkoç, lüfer ve çinekopun Karadeniz'de oldukça bol olmasına rağmen, avcı teknelerin girmesinin yasak olduğu güzergâhlarda dolaşan sürülerin avlanamadığını belirtti.
Malkoç, balığın yaklaşık yüzde 95'inin denizlerde kaldığını ifade ederek şu açıklamalarda bulundu: "Bu balıklar kıyıya çok yakın seyrediyor. Ancak bizim metre yasağımız var. Teknelerimizde takip cihazları bulunuyor ve sürekli denetleniyoruz. Avlanabilmemiz için balığın 24 metrenin üzerine çıkması gerekiyor. Hava sıcaklıklarının yüksek olması nedeniyle balıklar bu derinliğe inmiyor. Bu yüzden avcı tekneler denizdeki lüferin yalnızca yüzde 5'ini yakalayabiliyor. Denizlerde balık yok değil, balık yasak bölgelerde dolaşıyor."
İSTAVRİTTE BOY KOTASI ENGELİ

Başkan Malkoç, ticari avcılığın yapılamadığı bu bölgelerde lüfer ve çinekop avcılığının büyük ölçüde kıyıdan olta atan amatör balıkçılara kaldığını dile getirdi. Karadeniz'de şu an en çok bulunan balık türünün istavrit olduğunu da sözlerine ekleyen Malkoç, bu türde de farklı bir sorunun yaşandığını vurguladı. Malkoç, "Ancak istavrit de 13 santimetrelik boy kotasını geçemediği için hem avlanamıyor hem de satılamıyor" diyerek, balıkçıların yaşadığı kota ve sınırlandırma sıkıntılarına dikkat çekti.
İhlas Haber Ajansı