Her tür rejimde iktidar vardır.
Muhalefete ise sadece demokrasilerde izin verilir.
Kendimi de demokrat olarak tanımladığım için, muhalif olmanın da hazzını doyasıya yaşarım.
Oy verdiğim bir parti de var elbette.
Oy vermeyi yurttaş sorumluluğu olarak görürüm çünkü.
Ve fakat..
Oy verdiğim parti, iktidarda olsa ve yanlış yapsa bile, yanlış uygulamalarına ”Yanlış” der, muhalefet ederim.
Muhalefet ettiğim iktidarın doğru uygulamalarına ise alkış tutarım.
H.HALK Gazetesinde yazıyorum.
“İsmiyle müsemma” dendiği gibi, HALK Gazetesinde, halk için gazetecilik yapmanın huzurunu yaşıyorum ama bu muhalif tavrımız bazılarını huzursuz ediyor maalesef.
Ancak, Büyükşehir Belediye yönetiminin, bizim bu muhalif tavrımıza tahammül edemediği anlaşılıyor.
Yusuf Ziya Yılmaz da, son yıllarındaki toplantılarına bizi çağırtmazdı.
Mustafa Demir de öyle yapıyor.
“Yel kayadan ne alır” derdi rahmetli annem.
Büyükşehir Belediye Başkanı, toplantısına beni çağırmazsa ben ne kaybederim.
Ya da hatalı gördüğüm uygulamalarını eleştirmem, Büyükşehir Belediye Başkanına ne kadar zarar verir.
Başkan’ın işi Samsun’u yönetmek, benim işim de buna dair haberleri vermek ve gazetemin bana verdiği yorum yapma yetkisiyle, olaylar ve uygulamalar üzerinde görüşümü belirtmek.
Eleştirmek yani.
Başkanın, beni ve arkadaşlarımı toplantıya çağırmamasıyla, ben ve arkadaşlarım bir şey kaybetmeyiz.
Başkan da, bizi görmezden gelmekle çok şey kaybetmez belki.
Ve fakat.
Sen yani muhterem halkım.
Farkında mısın bilmem ama sen çok şey kaybedersin.
Ben o toplantıda olsaydım mesela.
Su fiyatlarına yapılan bu zammın gerekçesini sorardım.
Ve buna bağlı olarak da bu kıyas fatura saçmalığına son verilip verilmeyeceğini öğrenmek isterdim.
Sizin adınıza elbette.
Ülkemizdeki birçok belediyenin mucizeler yarattığı bu pandemi sürecinde, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin çuvallama nedenini de sorardım.
Seçilmesinin üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, Samsun Büyükşehir Belediyesi yönetiminin, halkın önüne bir proje koyamama nedenini öğrenmeye çalışırdım ayrıca.
Sizin için elbette.
Başkanın, kıyas fatura saçmalığı için, “Binlerce fatura hazırlanıyor. Hata yapılması normal” demesi karşısında,“Ama bir değil, iki değil. Bütün faturalar en az iki kat olarak şişirilmiş, bunu masum bir hata olarak görmemizi mi istiyorsunuz ?” diye sormayı çok isterdim mesela.
Netice itibariyle beşeriz hepimiz.
Hata yaparız yani.
Bunu da normal karşılarız.
Ama hükümetinmillete yardım için çareler aradığı bu pandemi sürecinde, Samsun’daki su faturalarının en az iki kat şişirilmiş olarak gelmesini masum bir memur hatası gibi göremiyoruz maalesef.
Bu nedenle,
“Masum bir hata gibi görmeyi ben de çok isterdim ama bu durumun, yönetim tarafından verilmiş bir talimat nedeniyle oluştuğu ihtimalini düşündürüyor, bu durumu soruşturacak mısınız, yoksa basit hata diye kapatacak mısınız?” diye de sorar, cevap almaya çalışırdım.
Toplantıya çağrılı olmadığım için bütün bunları sorup öğrenmedim.
Ben mi çok şey kaybettim.
Yoksa siz mi..
Ne dersiniz.