Paylaş

Ne tarihi alan umurlarında, ne de vatandaşın tapulu arazisi.. 

Ekleme: 29.07.2021 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki; Samsun'un tüm değerleri adeta yok ediliyor. Neredeyse yapılan her proje, olmaması gereken yere yapılıyor, olabilecek en kötü uygulama ile karşımıza çıkıyor. ...

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki; Samsun'un tüm değerleri adeta yok ediliyor.

Neredeyse yapılan her proje, olmaması gereken yere yapılıyor, olabilecek en kötü uygulama ile karşımıza çıkıyor. 

Samsun'da ilçelerden gelen minibüsler için terminal yapan Büyükşehir Belediyesi bula bula yer için Kültür Park'ı seçti. 

Şehrin göbeği.

Bir de kent yönetim merkezi koyacaklar oraya.

Vizyona bakın siz. 

Atakum'da Yalı Kafe'yi yıkan zihniyet aynı yere beton bina dikecek.

Millet Kıraathanesi.

Samsun'un değerleri kimsenin umurunda değil. 

Kale duvarlarının üzerine koca bina yapılmış, hatta AK Parti'nin İl Başkanlığı da o binada, ama Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'ndan çıt çıkmamış yapılırken.

Nasıl izin vermişler, nasıl tarihin yok edilmesine 'otoparka dönüştürülmesine' sessiz kalmışlar inanılır gibi değil. 

Bakın şimdi yeni bir uygulaması vardı Büyükşehir Belediyesi'nin .

Kavak Bekdemir Mahallesi'ne kurulan taş ocağı işletmeye başlamıştı.

Yanındaki taş ocağı tesisi de AK Parti İlçe Başkanınındı.. 

Büyükşehir Belediyesi 'ucundan girdi taş ocağı işletmesine', yöre halkının tepkisine rağmen bir de vatandaşın tapulu arazilerini kamulaştırmaya başladı. 

Amaç taş ocağını genişletecek. 

Peki sonuç ne oldu?.

Yöre halkı mahkemeye verdi, Büyükşehir Belediyesi'ni.

Dava açtı. 

Samsun 2. İdare Mahkemesi de 'Bu kamulaştırma hukuka uygun değildir' diyerek yürütmeyi durdurdu. 

Büyükşehir hemen itiraz etti. Bölge İdare Mahkemesi itirazı ret etti. 

Ancak o sırada bir şey daha çıktı ortaya. 

Meğer Büyükşehir Belediyesi, proje genişlemesi yaptığı arazi de sit alanı çıktı.

Bölge öyle bir yer ki; Bizim Büyükşehir Belediyesi adeta Samsun'un tarihini talan edecekti. 

O proje alanındaki yerde kale duvarı, mağara, seramik ve tuğla parçaları ile haç oymalı taşlar olduğu, antik tarihi bir bölge olduğu yıllardır biliniyordu. 

Belki Başkan Mustafa Demir Samsunlu olmadığından bilmeyebilir ama yöre halkı biliyor.

Belediyenin hafızası da bilmelidir elbette. 

Peki ne yaptı yöre halkı. 

CİMER'e başvuru yaptı. 

Durumdan sanıyorum bugüne kadar haberdar olmayan Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ekibi de hemen harekete geçti. 

Aaaa burada tarihi bir alan ve kalıntılar varmış diyerek, 'adeta buldumcuk oldular'.

Bir baktılar ki  kale duvarı var.

Mağara, seramik ve tuğla parçaları ile haç oymalı taşlar var. 

Hemen resmi yazışmalar falan filan bölgeyi birinci ve üçüncü derece SİT alanı olarak tescil etti. 

Ve vatandaşın bildiğini bilmeyen kurul, yazdığı resmi yazıda bölgede taş ocağı ve benzeri tesislerin kurulamayacağını kaydetti.

Günaydın mı desek acaba. 

İyi ki vatandaş var, köylüler var değil mi?.

Yoksa tarihi bir alan 'taş ocağı olacaktı', mıcıra dönüştürülüp belki de köy yollarında asfaltın altına malzeme olacaktı. 

Dünya tarihinde literatüre girmemize az kalmıştı.

Resmen ucundan döndük. 

Şimdi bizim sade vatandaşımız 'herkese örnek gösterilecek bir mücadele ile yargı kararı ile durumu şu an için kurtardı ama';

Şehrin yetkililerine sesleniyor:

Samsun Valiliği, Samsun milletvekillerini, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Meclis üyeleri, Kavak Belediye Meclis üyeleri, "Burada bir tarih yatıyor, siz taş ocağı yapılmasına sessiz kalıyorsunuz' diyerek. 

İyi ki duyarlı vatandaş var. İyi ki yargı var.

Yoksa Samsun'un değerlerinden eser kalmayacak. 

Tarihe 'taş gözüyle bakanların' elinde koca kentin değerlerini 'mıcır yapacaklar'..

Kafaya bak sen.. 

Başkan Demir

Başkan Mustafa Demir'in tepkilere rağmen devam ettirdiği taş ocağına yargı dur dedi. Proje alanı ise birinci ve üçüncü derece sit alanı çıktı.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.