İstanbul'da yedikleri yemek nedeniyle zehirlendikleri düşünülen ve anne ile iki çocuğunun hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Böcek ailesi faciasıyla ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.
Ailenin Fatih'te konakladığı otelde iki kişi daha zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. Yaşanan bu olayların ardından soruşturma derinleştirildi; Böcek ailesi ve son iki vaka ile bağlantılı olduğu düşünülen aralarında ilaçlama şirketi sahibi ve ilaçlama yapan kişinin de bulunduğu üç kişi gözaltına alındı.
Olay yeri inceleme ekipleri, zehirlenme vakalarının kaynağını netleştirmek üzere otelde detaylı incelemelerine devam etmektedir. Samsun başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi'ndeki tüm vatandaşlar, bu tür toplu zehirlenme vakalarının kaynağına yönelik araştırmaları yakından takip etmektedir.
OTELDE İKİ TURİST DAHA HASTANELİK OLDU
Almanya'dan turistik amaçla İstanbul'a gelen Böcek ailesinin zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılmasının ardından, aileden anne Çiğdem Böcek ve iki çocuğu yaşamını yitirmişti. Ailenin konakladığı Fatih’teki otelde, dün gün boyunca aynı yerlerde bulundukları ve aynı yemekleri yedikleri, ancak otelde sadece damacanadaki suyu tükettikleri belirlenen Mustafa Taamart ve arkadaşı Ayoub Hamraoui ile Reda Fakhri'den iki kişi daha zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılmıştır.
Mustafa Taamart odasında aniden fenalaşarak hastaneye götürülmüş, Reda Fakhri ise mide bulantısı şikâyetiyle gözetim altına alınmıştır. Oda arkadaşları Ayoub Hamraoui'nin ise herhangi bir rahatsızlık belirtisi göstermediği bildirilmiştir.
İKİ KRİTİK İFADE ORTAYA ÇIKTI: MİDYE VE KOKOREÇ DETAYI
Soruşturmayı yürüten Cinayet Büro Amirliği ekiplerine, entübe edilmeden önce ifade veren baba ve hayatını kaybetmeden önce konuşan anne Çiğdem Böcek'in beyanları ortaya çıkmıştır. Baba Böcek, polise verdiği ifadede, 11 Kasım günü saat 12.00 civarında otelden çıktıktan sonra gezmek için Ortaköy'e gittiklerini belirtmiştir. İfadede, caminin yanında bulunan 40-45 yaşlarında, esmer, sakallı, zayıf yapılı bir seyyar satıcıdan midye aldıklarını ve orada yediklerini söylemiştir.
Ardından, kumpircilerin olduğu cadde üzerinde adını hatırlamadığı bir restoranda kokoreç ve çorba yediğini, eşi ve çocuklarının da farklı yemekler aldığını aktarmıştır. Akşam odaya döndükten sonra çocuklarında mide bulantısı ve kusma şikâyetlerinin başladığını belirtmiştir.
Hayatını kaybeden anne Çiğdem Böcek ise entübe edilmeden hemen önce verdiği ifadede, Ortaköy Camii’nin yanında 55-60 yaşlarında, orta boylu, kır saçlı, zayıf yapılı bir seyyar satıcıdan midye aldıklarını ve hep birlikte yediklerini doğrulamıştır. Annenin ifadesinde, gittikleri işletmede kendisinin tavuk tantuni, eşinin ve oğlunun kokoreç, kızının ise sucuk ekmek yediğini söylemesi, zehirlenme kaynağının araştırılmasında birden fazla gıda ve satıcının potansiyel olarak incelendiğini göstermektedir.
OTELDE İLAÇLAMA DETAYI VE YETKİLİ AÇIKLAMASI
Soruşturmada otel kaynaklı zehirlenme şüphesini artıran önemli bir bilgi de ortaya çıkmıştır. Otel yetkilileri, yeme-içme hizmeti vermediklerini belirtirken, otelde birkaç gün önce ilaçlama yapıldığı öğrenilmiştir. Bu bilgi, gözaltına alınanlar arasında ilaçlama şirketi sahibi ve yapan kişinin bulunmasını açıklamaktadır.
Otel yetkilisi Orhan Oğlak ise, “Biz otelimizden eminiz. Bizim kapalı Hamidiye Su dışında herhangi bir ikramımız veya satışımız yok. Rutin olarak bütün otellerimiz ilaçlanıyor.” açıklamasını yapmıştır. Şu an itibarıyla hastaneye kaldırılan son iki turistin sağlık durumlarının iyi olduğu bildirilmiştir. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, hem dışarıdan tüketilen gıdaları hem de oteldeki ilaçlama ve hijyen koşullarını titizlikle incelemeye devam etmektedir.
Demirören Haber Ajansı