Paylaş

Çok yönlü BOP (2.bölüm)

Değerli okuyucuların Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile ilgili yazımıza devam ediyorum. Son günlerde Ulusal Medyada Ortadoğu ile ilgili çıkan haberleri çok sıkı b ir şekilde takip ediyorum. Lütfen gelişmelere dikkat edin. IRAK SAVAŞI: KIRILMA NOKTASI Türkiye'nin Ortadoğu politikasındaki en önemli kırılma noktalarından biri 2003 Irak Savaşı'dır. ABD, Saddam Hüseyin rejimini devirmek amacıyla Irak'ı işgal etti. Türkiye ise ABD'nin kuzeyden Irak'a girmesine izin verecek tezkereyi TBMM'den geçiremedi....

Değerli okuyucuların Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile ilgili yazımıza devam ediyorum. Son günlerde Ulusal Medyada Ortadoğu ile ilgili çıkan haberleri çok sıkı b ir şekilde takip ediyorum. Lütfen gelişmelere dikkat edin.

IRAK SAVAŞI: KIRILMA NOKTASI

Türkiye'nin Ortadoğu politikasındaki en önemli kırılma noktalarından biri 2003 Irak Savaşı'dır. ABD, Saddam Hüseyin rejimini devirmek amacıyla Irak'ı işgal etti.

Türkiye ise ABD'nin kuzeyden Irak'a girmesine izin verecek tezkereyi TBMM'den geçiremedi. Bu olay, Türkiye'nin ABD'nin Ortadoğu planlarına tamamen bağımlı hareket etmediğini gösteren önemli gelişmelerden biridir.

Ankara açısından Irak Savaşı'nın sonuçları son derece ağır oldu.

Irak'ın siyasi yapısı değişti. Merkezi otorite zayıfladı. Mezhep temelli siyaset güçlendi. Kuzey Irak'taki Kürt yönetiminin etkinliği arttı. PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki varlığı Türkiye açısından daha büyük bir güvenlik sorununa dönüştü. Türkiye'nin yıllardır taşıdığı "Irak'ın toprak bütünlüğü" hassasiyeti daha da güçlendi. Burada Türkiye'nin temel korkusu açıktı:

Irak'ın parçalanması, Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir jeopolitik düzen ortaya çıkarabilirdi. Bu nedenle Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü savunmayı kendi ulusal güvenliğinin temel unsurlarından biri olarak gördü.

SURİYE: BOP TARTIŞMASININ EN KRİTİK DOSYASI

Suriye ise konuyu daha da karmaşık hale getirdi.2011'de başlayan Suriye iç savaşı, kısa sürede bölgesel ve küresel güçlerin mücadele alanına dönüştü.

ABD, Rusya, İran, Türkiye, İsrail ve çeşitli bölgesel aktörler Suriye denkleminde farklı amaçlarla hareket etti. Türkiye başlangıçta Esad yönetiminin kısa sürede değişeceği beklentisiyle Suriye muhalefetine destek verdi. Fakat savaş uzadıkça Ankara'nın öncelikleri değişti.

Özellikle ABD'nin Suriye'nin kuzeydoğusunda YPG/SDF ile kurduğu ilişki Türkiye ile Washington arasında ciddi bir stratejik krize dönüştü.

Türkiye açısından mesele son derece nettir:

Sınırının hemen ötesinde PKK ile bağlantılı gördüğü silahlı bir yapılanmanın güçlenmesine izin vermek istememektedir. ABD ise IŞİD'le mücadelede SDF'yi önemli bir ortak olarak değerlendirdi. İşte Türkiye-ABD ilişkilerindeki en büyük çatışmalardan biri burada ortaya çıktı. Washington’a verdiği mesaj kabaca şuydu:

"Terörle mücadele ederken Türkiye'nin güvenlik kaygılarını yok sayamazsınız."

Bu nedenle Türkiye'nin Suriye'deki askeri operasyonları yalnızca Suriye iç savaşı açısından değil, BOP tartışmaları açısından da okunmuştur. Türkiye'nin Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı operasyonları, Ankara'nın güney sınırında kendi güvenlik kuşağını oluşturma arayışının parçaları oldu. Bu durum Türkiye'nin Ortadoğu'da pasif bir aktör olmadığını gösterdi.

TÜRKİYE'NİN ASIL KORKUSU: SINIRLARIN DEĞİŞMESİ

Türkiye açısından Ortadoğu'daki en büyük stratejik tehlikelerden biri sınırların ve devlet yapılarının değişmesidir. Çünkü Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasından sonra bölgedeki sınırların nasıl çizildiğini tarihsel hafızasında taşımaktadır.

Bugün Irak ve Suriye'deki gelişmeler Ankara açısından sadece komşu ülkelerde meydana gelen olaylar değildir. Bunlar Türkiye'nin milli güvenliğini doğrudan etkileyen gelişmelerdir. Özellikle Irak ve Suriye'nin kuzeyinde ortaya çıkan siyasi ve askeri yapılanmalar Türkiye’nin toprak bütünlüğü konusundaki hassasiyetini artırmıştır.

Türkiye'nin temel endişesi şudur: Bir ülkede merkezi otorite çöker. Ardından etnik veya mezhepsel silahlı yapılar güçlenir. Sonra bu yapılar dış destek kazanır. Daha sonra siyasi özerklik talepleri gündeme gelir. Son aşamada ise bağımsızlık tartışmaları başlayabilir. Ankara'nın yıllardır korktuğu zincir budur.

PEKİ TÜRKİYE BOP'A KARŞI MI?

Türkiye bazı sonuçlarına ve uygulamalarına karşıdır; ancak ABD ile bütün alanlarda karşı karşıya değildir. Bu ayrım çok önemlidir.

Türkiye NATO üyesidir. ABD ile savunma alanında uzun yıllara dayanan ilişkileri vardır.

İncirlik gibi stratejik tesisler uzun yıllar boyunca Türk-Amerikan ilişkilerinin önemli unsurlarından olmuştur.

Dolayısıyla Türkiye'nin ABD karşıtı bir devlet olduğunu söylemek gerçekçi değildir. Fakat aynı şekilde Türkiye'nin ABD'nin Ortadoğu'daki bütün politikalarını desteklediğini söylemek de mümkün değildir.

Türkiye'nin Washington'la ciddi anlaşmazlık yaşadığı başlıklara baktığımızda tablo açıktır:

Suriye'deki YPG/SDF politikası, Irak'ın geleceği, Doğu Akdeniz, F-35 ve savunma sanayii meseleleri, S-400 krizi, İran'a yönelik yaptırımlar, İsrail politikası, Gazze savaşı, Filistin meselesi.

Bu başlıkların her biri Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinin ne kadar karmaşık olduğunu göstermektedir.

BOP'UN EN BÜYÜK SORUNU: DEVLETLERİN ZAYIFLATILMASI

Ortadoğu'daki son 20-25 yıllık gelişmelere baktığımızda dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor. Irak'ın merkezi yapısı zayıfladı. Suriye büyük bir savaş yaşadı. Libya fiilen parçalı bir siyasi yapı içerisinde kaldı. Yemen uzun süreli savaşın içine sürüklendi. Lübnan ağır ekonomik ve siyasi krizlerle mücadele etti.

Bölgedeki devletlerin bir kısmında merkezi otorite zayıflarken silahlı örgütlerin gücü arttı. Bu durum bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdi. Türkiye açısından çıkarılacak ders çok açıktır:

Devletlerin zayıfladığı Ortadoğu'da ortaya çıkan boşluğu demokrasi değil, çoğu zaman silahlı örgütler ve dış güçler dolduruyor.

Bu nedenle Türkiye'nin devletlerin toprak bütünlüğünü savunması yalnızca diplomatik bir tercih değil, kendi güvenliği açısından da zorunluluktur.

Sevgi ve Saygılarımla

Günümüzün hayrı ve Bereketi Üzerinize Olsun.

ALLAH (C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN…

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.