Çalışma hayatından memnun olan kaç kişi vardır ya da gerçekten ömür boyu aynı işi yapıp, aynı işten emekli olmak isteyen? Gün geçtikçe, iş hayatına ve kurumsal kariyer inşasına olan bakış açısı kökten bir değişime uğramakta, bununla beraber işin yapılış şekli ve iş hayatından beklenenler değişmektedir. Klasik ve artık biraz da geleneksel olarak adlandırılan ofis yaşamı, insanların yeni tarz yaşam düzenine düşünsel ve alışkanlıklar açısından büyük bir engel teşkil etmektedir. Özgür bir düşünce tarzında mesele ele alındığında freelance çalışma şekli ve freelance işler temel özgürlük ve özgünlük haklarının kurgulanabileceği, beraberinde de iş dünyasını neredeyse tamamen değiştirebilecek bir güce sahiptir. Bu güç, özgürlük ile beraber sınırların ortadan kalkmasını ve otoritenin baskıcı ve sınırlandırıcı etkisini en aza indirecek bir güçtür. Bu kadar radikal bir etkiye sahip olması ile freelancer nedir? sorusu doğal olarak merak uyandırmaktadır. Özgür bir çalışma planı olan freelance, temelde kişilerin kendi yetenek, yeterlilik ve becerilerini X birimlik iş ya da proje bazında pazarlığa sunarak, anlaşma mukabilinde çalışması ve X birim/zaman karşılığında para kazanmasıdır. İşin nerede, nasıl ya da hangi araçlar kullanılarak yapıldığı önem arz etmeksizin yalnızca işin tamamlanması ve kalitesine odaklanan bu tarz çalışma, radikal ve gelenekleri yıkıcı bir özelliğe sahiptir.
Her yeni adım ya da gelişme gibi freelance ve evden çalışmanın avantajları ve dezavantajlarından bahsedilebilmektedir. Elbette ki freelance çalışmanın bazı dezavantajları vardır. Ortalama bir aylık ya da haftalık gelirin olmaması, işin süreksiz oluşu, sosyal güvencenin olmaması, işin yapılırken meydana gelebilecek masrafların karşılanmaması, ücretlendirmenin beklenenden düşük olması, sosyal faaliyetlerin azalması ya da işkolik olma durumu gibi hususlar, freelance çalışmanın dezavantajları arasında sayılabilmektedir. Ancak sorulması gereken asıl soru çalışırken, üretirken ve verimli bir şekilde katma değer sağlarken bunu özgür ve özgün biçimde yapmanın bedeli olabilir mi? Bir işi yaparken kıyafet, mesai, ofis ya da yol derdi gibi sıkıntılar olmadan özgürce, motive olmuş biçimde iş yapabilmek, birçok kişi tarafından modern yaşamın özgürlüğü olarak tanımlanabilmektedir.
Freelance çalışmak, insanlara ofis hayatını ya da mesaili kurumsal işlerini bırakmaları gerektiğini ifade eden bir mesaj içermez. Ancak satır aralarını iyi okumak gereklidir. Kurumsal, otoriter ve kurallar ile örülü ofis yaşamının dışında zorlu ama özgür, hareketli, yaratıcı ve inovatif bir yaşam biçimi, bir iş dünyası vardır. Bu şekilde çalıştığınız yeri, çalışacağınız zamanı, kullanacağınız cihazları seçebilme özgürlüğü kadar istediğiniz kıyafeti de giyme özgürlüğü bulunmaktadır. Kamusal ve özel alanlarının ayrılığı gibi freelance çalışma hayatı, geleneksel çalışma biçiminden birçok yönü ile ayrılmaktadır. Kendi fiyatınızı kendinizin belirliyor oluşunuz, şehir dışına çıkmak için yıllık izin ya da mazeret izni kullanmayı beklemeden tatile gidebilme durumunuz, hastalık durumlarında ya da çalışmak istemediğinizde “bugün çalışmak istemiyorum” deme özgürlüğünüzün olması, kendinizi sürekli olarak geliştirebilme imkanınızın olması freelance işlerin bütün bir yaşam tarzını değişime zorlayacağının işaretidir. Ofis çalışanlarına kıyasla günlük planının mesai sonrasına kalmaması, şehir dışına çıkmak için yalnızca hafta sonlarını beklemek, kahve içmek için zaman yaratmak gibi sorunların freelance çalışma yaşamında olmamaası, bu tarz bir iş hayatını cazip kılmaktadır. Aynı zamanda ofis ve kurumsal yaşamda çalışan insanları da işlerinden ayrılmak zorunda kalmadan freelance sektöre giriş yapabilmeleri, bu tarz bir iş tarzının tamamen özgürlükçü, iş odaklı, kişinin özgünlük ve yaratıcılık potansiyelini ortaya çıkartan modern bir bakış açısı olduğunun kanıtıdır.