PKK'nın Silah Bırakacağı Barış Amaçlı "Terörsüz Türkiye" Sürecindeki Soru İşaretleri

PKK'nın Silah Bırakacağı Barış Amaçlı "Terörsüz Türkiye" Sürecindeki Soru İşaretleri

Hazır

Giriş: 13.05.2025 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 22:51
Milliyetçi bir partinin lideri, bir an da yüz bine yakın mehmetçiğimizi, polisimizi, öğretmenimizi ve kadın-çocuk demeden vatandaşlarımızı kalleşçe öldürmüş bebek katili Abdullah Öcalan’ı “Kurucu Lide...

Milliyetçi bir partinin lideri, bir an da yüz bine yakın mehmetçiğimizi, polisimizi, öğretmenimizi ve kadın-çocuk demeden vatandaşlarımızı kalleşçe öldürmüş bebek katili Abdullah Öcalan’ı “Kurucu Lider” ilan ediyor.

Yetmiyor, PKK’na silahlarını bıraktırarak TBMM’ne gelip konuşmasını ve “Umut Hakkı” başvurusunda bulunmasını öneriyor. Bu çağrı ile başlayan süreç, çok kişi gibi benim kafamda da soru işaretleri yaratıyor.

İktidar yetkililerinin, PKK terör örgütünün bitirildiğini sıkça vurguladığı bir dönemde ortaya çıkan bu çağrı, çok inandırıcı olamaz.

Bu konudaki endişem ve kuşkularım şöyle;     

ABD ve İsrail, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile darmadağın edilen Suriye’de ABD’nin güdümünde ve YPG kontrolünde Kürt devletini kurdular.

Sıra BOP’un Türkiye ayağına gelmişti.

İşte tam da bu süreçte, yıllardır Öcalan’a bebek katili diyen Devlet Bahçeli, yüz bine yakın mehmetçiğimizi, polisimizi, öğretmenimizi ve vatandaşımızı kalleşçe öldürmüş olan Abdullah Öcalan’ı “Kurucu Lider” ilan ediyor.

Bu projenin asıl amacı, ABD’nin desteği ile “BARIŞ ve SİLAH BIRAKMA” şemsiyesi altında BOP’un 2. Ayağını gerçekleştirmektir.

Sonra sıra, BOP’un 3. Ayağı olan “Hadi bölgede bir referandum yapalım” önerisi gündeme gelebilecektir.

Böylece, Türkiye’yi eyaletlere bölüp parçaladıktan sonra Batı ile ABD’nin hiç bitmeyen hayali olan Türkiye-Suriye-Irak üçgeninde ABD güdümünde büyük bir Kürt Devletinin kuruluşuna sürüklenmeyeceğini kim garanti edebilir?

BOP ile üstü kapalı yürütülen bu uygulamanın asıl amacının, Lozan Antlaşmasını imzalamayan tek ülke olan ABD’nin asıl amacının, Mustafa Kemal’in yırtıp attığı Sevr’i yeniden uygulamaya koymak olduğunun aksini kim iddia edebilir?

İşte bu nedenle;

  1. “Silah bırakma ve terörsüz Türkiye” sözleri ile cezaevlerindeki 4.500 PKK militanı serbest bırakılacak mıdır?
  2. Yıllardır cezaevinde olan Öcalan, PKK’na ne kadar hakimdir?
  3. PKK’ nın halen fiili lideri durumunda olan ve dış ülkelerde yaşayan Murat Karayılan’ın ve arkadaşlarının bu projeye karşı çıktığı söylentileri doğru mudur?
  4. Eski İçişleri Bakanının, “PKK Ortadoğu’daki uyuşturucu trafiğini sağlayarak büyük paralar kazandığı” şeklindeki sözleri unutulacak mı? 
  5. 11.05.2025 pazar günü açıklanacağı ilan edilen kongre kararlarının açıklanamamış olması da kuşkuları artırmıyor mu?
  6. Bahçeli’nin geçmişteki bazı çıkışlarının, ülkemizin bugün yaşadığı sorunların nedeni olduğunu bile bile, bu projenin Devlet Bahçeli tarafından ortaya atılmış olmasını nasıl doğal kabul edebiliriz?
  • Örneğin, 2002 de yaşanan ekonomik krizi sonrası halkımıza dayatılan acı reçeteler sonucu işlerin tam düzeldiği sırada, Bahçeli’nin Ecevit Koalisyonunu dağıtacak erken seçim çağrısı ile AKP ‘nin tek başına iktidara gelmesi sağlanmadı mı?
  • 07 Haziran 2015 seçimlerinde AKP’nin çoğunluğu kaybetmesi üzerine, muhalefetin Başbakan olması önerisini reddedip seçimin yenilenmesini sağlayarak AKP’nin yeniden iktidarını sürdürmesinin önünü açan da Bahçeli değil miydi?
  • Yıllarca Recep Tayyip Erdoğan’ı CB yaptırmayacağını söyleyip, çok ağır eleştirdikten sonra Cumhur İttifakının içinde yer alarak, “Başkanlık Sistemi” ile tek adam rejiminin kurulmasını sağlayan da aynı Bahçeli değil miydi?
  1. Bu barış sürecinin Kürt tarafındaki önemli ismi Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk görevden alınarak yerine kayyum atanmadı mı? Şimdi aynı Ahmet Türk bu süreçte nasıl yer alıyor?
  2. Tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer Kürt kökenli değil mi?
  3. Son yerel seçimlerde Kürtlere ve DEM’e en çok destek veren ve çok sayıda Kürt aydınını İstanbul ilçelerinde Başkan ve meclis üyesi yapan cezaevine mahkûm edilmiş Ekrem İmamoğlu ve CHP değil miydi?

Bugün barış bayraktarlığı yapan DEM, neden bu tutuklamalara karşı bir tavır ortaya koymadı?

Benim düşüncem, CB Recep Tayyip Erdoğan’ın koltuğunu korumak için her şeyi kabul edeceğini gören DEM’in, bu desteği sağlayarak Kürtlerin kendi amaçlarını gerçekleştirmeyi hedeflemiş olmalarıdır.

Oyun öyle güzel planlanmış ki, “SİZ BARIŞA KARŞI MISINIZ?” Suçlamasından çekinen herkes, hatta CHP dahi karşı çıkamıyor.

Türkiye’nin, bu proje ile Türklerin çok canının yanacağı müthiş bir komployla karşı karşıya kalabileceğini, düşünüyorum.

Açıkçası, bu ülkenin sevdalısı olan bir vatandaş olarak kendi adıma çok endişeliyim.

Ülkemizde her yönü ile barışın sağlanmasından yana birisiyim.

Ne var ki, çok sayıda belediye başkanı, akademisyen, gazeteci, öğrenci, hatta seçilmiş milletvekilinin inandırıcılığı olmayan suçlamalarla cezaevlerine mahkûm edildiği bir ortamda, TBMM’ inde tartışılmamış bir barış projesini gerçekçi göremiyorum.

Eğer DEM, Cumhurbaşkanının yeniden seçilmesinin önünü açacak bir düzenlemeye payanda olursa, bu Millî Mücadele ile kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’nin milli bekasına vurulan bir darbe olacaktır.

Hangi isimle olursa olsun bu barış projesi, bir an önce TBMM’ne getirilerek orada karara bağlanmalıdır. Bunun dışındaki her türlü plan duvara çarpacaktır.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap