On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerîf’i layıkıyla ihya edip uğurlamanın manevi huzuru, yerini ilahi bir mükafat olan Ramazan Bayramı’na bırakıyor. İslam aleminde bayram; sadece nefsani bir eğlence değil, bir ay boyunca tutulan manevi nöbetin, sabrın ve halisane kulluğun tebriki olarak kabul ediliyor.
HAKİKİ BAYRAMIN YEDİ TEMEL ESASI
Gerçek bir bayram saadeti yaşayabilmek için İslam alimleri ve arifler, bu mübarek günlerin şu yedi temel mana üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurguluyor:
-
İlahi Şehadetname: Ramazan’dan günahlardan arınmış ve af belgesini almış olarak çıkabilmek.
-
Kulluğun Tebriki: Bir ay boyunca Cenâb-ı Hakk’a sunulan ibadetlerin manevi kutlamasını yaşamak.
-
Marifet Mektebinin Son Dersi: Ramazan okulunda öğrenilen sabır, şükür ve takva disiplinini bayramla taçlandırmak.
-
Cemiyet Planda Kardeşlik: Eş, dost, akraba, hasta ve kimsesizleri ziyaret ederek gönül almak; müminlerin dertleriyle dertlenmek.
-
İlahi Ziyafet: Mahzun ve yanık yüreklere huzur veren manevi bir ikram sofrasında buluşmak.
-
İctimai İbadet: Bayramı israf ve şımarıkça harcamalarla değil; infak, fedakarlık ve hizmetle bir toplumsal ibadete dönüştürmek.
-
Kaynaşma Ve Barış: Kırgınlıkları ve dargınlıkları bir kenara bırakarak din kardeşliği bağlarını güçlendirmek.
MAZLUMLARIN ACISINI HİSSETMEK
Bayramın manevi iklimi, sadece kendi soframızda değil, yeryüzündeki tüm mazlum din kardeşlerimizin ıstıraplarını derinden duymayı gerektiriyor. Gönülleri birer rahmet dergahı haline getirerek, hem maddi yardımlarla hem de dualarla ihtiyaç sahiplerinin yaralarını sarmak, bayramın gerçek ruhunu yansıtıyor.
EBEDİ SAADET TEMENNİSİ
Müslümanlar için en büyük dua; Ramazan’da kazanılan manevi değerleri kaybetmeden gelecek yıla ulaşabilmek ve tüm hayatı bir Ramazan ruhaniyeti içinde yaşamaktır. Asrımızın muzdarip İslam aleminin hakiki bir bayram sevincine gark olması, bu mübarek günlerin en samimi niyazı olarak öne çıkıyor.
Haber Merkezi