CHP teşkilat kongreleri sürüyor.
İlçeler tamamlandıktan sonra da il başkanlığı kongresi var.
Baktım gördüm ki; CHP'nin İl Başkanlığı’na oldukça aday var.
İlkadım İlçesi için ise 'Bizim arkadaşlar kılıçların çekileceği ilçe' diye yazmış haberde.
Doğru bir tespit.
En çok delegenin olduğu bir ilçe.
İl başkanını bile belirleyecek kadar 'büyük bir oy oranına sahip'.
Tekkeköy'ün bilinen siyasetçisi, babası Feyzullah Çıkış'tan bayrağı devralan Tansu Çıkış'ın partiden istifa ile ilgili yazdığı 'Ahbap çavuş ilişkileriyle işler yürüyor' sözünü görünce, hak verdim.
Duyduğum ve gördüğüm kadarıyla 'her partide olduğu gibi' CHP'de de delege seçimleri bu yapıyla yürüyor.
Senin adamın, benim adamım, onu yazalım, onu yazmayalım'.
Sonuç ne peki..
Yıllardır iktidara gelemeyen 'ana muhalefet duvarları arasından çıkamayan' bir parti var ortada.
Yani 'ahbap çavuş ilişkisiyle bu kadar oluyor'.
Tıpkı şimdilerde, AK Parti'de olduğu gibi.
AK Parti'nin kuruluş yıllarında öyle miydi?..
Partili partisiz, ANAP'tan, DYP'den , MHP'den çok farklı irili ufaklı partiden 'bir kümeleşme oluşturmuştu'.
Fabrika ayarlarının ilk oluşturulduğu dönemde, sessiz çoğunluk, tepkilerini AK Parti siyaseti üzerinden sandıkta göstermişti.
O dönemin yani 2002 yıllarının iktidar ortakları ANAP, DSP ve MHP'yi sandığa gömmüştü. DYP'de aynı şekilde hüsranla çıktı seçimden.
3 Kasım'daki o seçimden, o dönem sadece bir yıl önce 1 Ağustos 2001 tarihinde kurulmuş olan AK Parti tek başına iktidar olarak çıkmıştı.
Ahbap çavuş ilişkisine 'seçmen tarihi bir ders vermişti'.
Şimdilerde aynı durumu AK Parti'de görüyorum ve koltuk sevdalıları 'güç zehirlenmesi' yaşıyor.
Yereldeki yöneticiler 'kulaklarını tıkamış', hep sandıktan zafer çıkacakmış gibi', ben yaptım oldu zihniyetiyle 'yola devam ediyor'.
Atakum'daki ve İlkadım'daki 'mağlubiyetleri bile göremeyecek' durumdalar adeta.
AK Parti'nin böylesine 'dolu dizgin' inişe geçtiği ve mevcut yerel yönetici ve başta Büyükşehir olmak üzere bazı belediye başkanlarıyla toparlamaları imkansız görülürken; Peki CHP'nin hedefi ne?.
Açık söylüyorum, Atakum Belediyesi'nde gösterdiği düşük performans ve anlaşılması güç yönetim hatalarıyla 'bir hedefi olduğuna inanmıyorum'.
Muhabir arkadaşlarımız yazmış ya; İlkadım'da kılıçlar çekilmiş, gözler orada' diye;
'Çekilse ne olur, kılıçlar sallansa ne çıkar'.
CHP İl Başkanlığı'na sürpriz adaylar var, diye yazmışlar ya;
5 aday çıksa ne olur, 10 olsa ne yazar?..
Kim ne için çıktı önemli olan o.
Ne yapmaya çıktı.
Daha önce ne yaptı.
CHP içindeki başarısı nedir, ne gibi şahsi katkı vermiştir?.
Arkasındaki oy oranı nedir?..
Bakın ahbap çavuş ilişkisiyle 'delege sayısından, üye sayısından söz etmiyorum' ve kelimeleri çok dikkatli seçiyorum.
Oy oranı, seçmen kitlesi nedir diye soruyorum.
2020'nin ikinci yarısında beklenen erken seçime katkısı ne olabilir.
Eldeki tek belediye olan Atakum Belediyesi'ndeki 'garip ve akıl almaz işlere' müdahil olabilecek mi?..
Yoksa parti içi çekişmenin fitilini mi ateşleyecek.
Aynı soruyu AK Parti için de sorabilirim.
Çünkü 'Tanıdığım bir çok AK Parti'li, hatta yönetimlerde görev yapmış isimler, şöyle diyor';
Hele bir kongreler tamamlansın.
Davutoğlu ve Babacan, çalışmalarını tam olarak saha da yer alsınlar. Ondan sonra tufan, yolumuza bakacağız. Tamam mı devam mı?..
Yani diyeceğim şu.
Hangi parti olursa olsun.
Eğer ahbap çavuş ilişkileri, 'partinin her noktasına sirayet ederse, sonuç kaçınılmaz olur.
'Diriliş, tükenişe döner'..
O nedenle şahsi fikrim olarak; CHP'de şu an için hangi aday ne için sahaya çıkıyor anlamış değilim.
Bir beklenti göremiyorum, kimsede.
Herkes birileri için 'iyi tanırım, iyi adamdır' diyor.
İyi tanımak kriterse, CHP'nin işi zor. Demek ki, Samsun'da çok iddiası yok. Mevcudu korumanın peşindeler.
Ancak, hiç bir aday için partiyi sırtlar götürür, diyeni de duymadım.
Buradan da ortaya şu çıkıyor.
Tanıdık bildik, olsun kim olursa olsun.
Koltuğa 'başkan değil', adama koltuk verme sevdasına devamsa;
Aday sayısı daha da artabilir..
Mahsuru yok.
İlk olası bir erken seçimde de, 'meclisteki iki koltuğu korumadan öteye gitmez'.
CHP Genel Merkezi'nin bakışı ne, kestirmek zor ama "Mevcut Samsun vekillerinin' de ayrı ayrı adaylar üzerinde yoğunlaşması, kaosun ve hedefsizliğin başlangıcı sanırım.
Koltuğu değil, sandığı düşünen partililer, 'bu gidişe son verebilir' ama 'hatır siyaseti izin verirse'..
Tıpkı Atakum'da CHP İlçe Başkanlığını kazanan Turgay Özçelik gibi.
Özçelik, güçler savaşından 'her şeye rağmen, tüm ahbap çavuş ilişkilerine ve yerel yöneticilerin ayak oyunlarına rağmen, sağduyulu partililer tarafından 'sandıktan zaferle çıktı'.
İlkadım, diğer ilçeler ve İl Başkanlığı seçimlerinde de CHP bunu yapabilmeli.
İşte o zaman Samsun'da 'güçlü ve hedefi olan bir CHP'den söz edebiliriz..
Adaylar netleşsin, 'hedef var mı yok mu' tekrar yorumlayacağız.
Bu arada küçük bir not; AK Parti'de de şu an benzer bir durum söz konusu. Hatta MHP'de de.
Sanki, 3 Kasım 2002'nin benzeri bir dönemin arifesi gibi.
2020'de tüm bu soruların yanıtlarını alacağız diye umut ediyorum.
Erken seçim kapıda.
Partilerdeki bu hareketliliğinde, bu yazdığım yazının da nedeni bu.
Hadi hayırlısı..

İŞTE MUHTEMEL CHP İL BAŞKAN ADAYLARI