Bir kar yağdı, nasıl böylesine sıkıntı çektik diye düşünüyor olabilirsiniz..
Bulvar altı ile bulvar üstü arasındaki 'kar yağışı sonrası' gözle görülen sefaletin nedenlerini 'anlamakta zorlanabilirsiniz de'.
Hatta kırsalda yaşanan 'kapalı köy yolları, elektrik kesintilerine, internet kopukluklarına' nasıl olur da bu çağda böyle sorunlar yaşıyoruz diye, şaşırabilirsiniz de.
Hatta dün önemli bir kurumun başında Genel Müdür olan bir arkadaşım aradı "Su saatim dondu" dedi, buna da şaşkınlıkla bakabilirsiniz.
Bunun nedeni çok açık ve net..
Çünkü;
Bu kentin hafızasından bihaber kişiler tarafından yönetiliyoruz.
Göreve gelir gelmez, siyaset ve yandaşları iş başına getirme, başka illerden taşıma telaşı nedeniyle, bu kentin sorunlarıyla ilgili hafızalara sahip kadrolar 'kapı dışarı edildi'..
Daha önce ki yıllarda;
Kar yağışı veya sıfıra yakın soğuklar olmadan önce;
SASKİ yöneticileri çıkar açıklama yapardı.
Su saatleri nasıl korunur, buzlanmaya karşı nasıl tedbir alınır, fotoğraflı paylaşırlardı.
Buzlanma olabilecek yerlerle ilgili, hem karayolları, hem de belediye yetkilileri 'çağrılar yapar' vatandaşı bilgilendirirlerdi.
Elektrik kesintileri yaşanabilecek yerlerle ilgili duyurular yapılır ve ekipler öncelikli olarak oralara yönlendirilirdi.
Ve, özellikle belediyeler, mahalle mahalle bilgi verir, hangi yol açık, hangi yoldan ulaşım sağlanabiliyor, hangi köy yolları için kar temizleme çalışması yapılıyor, bilgilendirirlerdi.
AFAD diye bir kuruluşumuz vardı, kriz yönetimine önemli katkı verir, kardan mahsur kalanları kurtarma çalışmalarına katılırlardı.
O zaman da sorunlar yok muydu?..
Vardı elbette.
Şu tuzlama olayı hep sorun olmuştur mesela.
Ne hikmetse zamanında yapılmama gibi bir sorunu vardır tuz işinin.
'Yine beyaz esaret yaşanırdı' ancak bu kadar olmazdı. Olsa da vatandaş bilirdi, nerede yol kapalı, nerede çalışma yapılıyor.
Şimdi durum farklı.
Bu kar yağışında 'bir bilgi eksikliği, enformasyon sıkıntı' hat safhada.
Bu dönem böyle bir çalışma olmadığı gibi, bu kentin tüm sorunları Samsun Valisi Zülkif Dağlı'nın omuzlarına kaldı adeta.
Her işle kendisinin uğraşması gerekiyor.
Yani işi çok zor.
Sorunlara ancak 'yaşandığı zaman müdahil olabiliyor'.
Koordine sıkıntısı 'nereden kaynaklanıyor bilmiyorum ama' özellikle Büyükşehir Belediyesi'nin kırsaldaki yetersizliği, bir çok köye ulaşılamaması, YEDAŞ'ı, internet firmalarını da zora sokuyor.
YEDAŞ bu konuda daha önceden tedbir almalıydı, aynı görüşteyim ama 'Büyükşehir Belediyesi'nin şurada yol yaptık, şu ilçenin grup yollarını tamamladık gibi açıklamaları, 'o yol kar altındaysa' anlamsızlaşır.
Geçtiğimiz akşam kardeş kuruluş Kanal 362'de hukukçu Arzu Sabuncu'nun konuğu TMMOB Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Üyesi İshak Memişoğlu, çok önemli bir konuya parmak bastı.
Söyledikleri, tespitleri yukarıda yazdıklarımı doğrular nitelikte.
Görüşlerine ve bu kente hizmet noktasında çok önemli bir teknik adam olduğuna inandığım bir isimdir İshak Memişoğlu.
Memişoğlu, "Şimdi belediyelerde görev yapanlar, 'kimseyi suçlamıyorum ama' kendinden önceki başkanın yaptıklarını yıkmakla meşguller" dedi.
Büyükşehir Belediyesi'ni kastetti.
Gerçekten öyle aslında.
O zaman hizmet diye sunulan icraatlar bugün 'Yıkım kapsamı altında'..
Çiftlik AVM kaldı mı?..
Trafiğe açıldı.
Hayvanat Bahçesi var mı artık, yok..
Anakent İş Merkezi ne oluyor. Yıkılıyor.
Cumhuriyet Meydanı güzelleştirilmişti; ne oldu.
Yıkılacak..
Site Cami'nin çevresi de öyle.
Golf sahasını o kadar eleştirmiştik; ne oldu.
Kaldırılacak.
400 dönüm arazi, o kadar yatırım hepsi çöp olacak.
Yapılan marina ne olacak.
Kapatılacak, önüne yeniden marina yapılacak.
Dereköy Bölgesi'nde denizi doldurdular, balıkçı barınağı yaptılar. Olmadı dalgakıranlar yaptılar.
Ne oldu peki.
Karayı aldı götürüyor deniz.
Oynamayın doğal halde bırakın dedikte, ne oldu.
Hep 'ben yaptım oldu' zihniyeti..
Şimdi nasılsa o dönemde de öyleydi.
Yani Mustafa Demir dönemi neyse, Yusuf Ziya Yılmaz dönemi de aynıydı.
Hatta Memişoğlu öyle bir söz söyledi ki; hepimizin anıları geldi eminim gözlerimizin önüne.
Eski Başkan şimdi ki AK Partili Milletvekili Yılmaz, "Büyük Oteli yıktığıma pişmanım demiş'..
İyi de o zaman bu kentin hafızaları, bizler yıkmayın demiştik.
Kentin kaderiyle niye o kadar radikal şekilde oynadınız.
Şimdi pişmanlık neye yarar ki..
Diyeceğim şudur;
Bu kent için bir şeyler yapmaya karar veren herkes, bu kentin insanlarına karşı sorumludur.
Sonuçta bu kentin 'geçmişten kalan miraslarına kepçe vuruyorsunuz'..
Kentin genleriyle istediğiniz gibi oynama hakkınız olamaz/olmamalı..
Senden sonra gelen yıkıyorsa, senden sonra gelen beğenmiyorsa, senden sonra yarar değil zarar veriyorsa, sonradan pişman olacaksan;
Neden 'sormadan danışmadan, kentin olurunu almadan' iş yapıyorsun ki..
Samsun kimsenin kendi işletmesi değil ki.
Bu kadar kolay tasarruf hakkını nasıl uygulayabiliyorsunuz?..
Hiç mi yarınların, tarihin sizden hesap soracağını akıl edemiyorsunuz?..
Bakın deniz, Polis Okulu'nun hemen arkasındaki sahilde doğal gereğini yapıyor, ağaçları karayı alıyor içeriye.
O nedenle 'bu kentin çoklu gerçeklerine', geçmişine saygı duyun.
Değişim yapma hevesine bu kenti 'kurban etmeyin'..
Geçmişten bize kalan kent miraslarımızı kafanıza göre 'plansız, projesiz, filin zücaciye dükkanına girmesi gibi yıkıp dökmeyin, kırmayın, yıkmayın'.
3 gün kar yağdı, il genelinde sefalet yaşanırken, bu kentin geleceğiyle ilgili bu kadar kolay karar vermeyin.
Öncelikle güncel sorunlarımıza yoğunlaşın.
Alt yapıya sağlamlaştırın.
Terme'yi, Çarşamba'yı sel almasın, Salıpazarı barajını tamamlatın..
15 dakikalık sağanak yağışa kent teslim olmasın.
2 günlük kar yağışına 'hayat felç olmasın'..
Hiç bir şey yapamıyorsanız;
Bugün 'Büyük Oteli yıktığıma, Dereköy Balıkçı Barınağı'nı yaptığıma pişmanım diyen eski Başkan Yılmaz'ı örnek alın.
O nedenle; Samsun Valisi Zülkif Dağlı'nın görevi bu kentte bir hayli zordur.
Kendisi de 'Samsun'da böyle bir kar yağışı beklemiyordu tahminim'.
Ama kar yağdı gördü ki; Samsun'un bazı kurumları bu konuda hazırlıksız.
Nereyi tutsa elinde kalacak nitelikte.
Yani yükü ağır.
Çünkü kent hafızası olmayanlar iş başında.
Ve ilginçtir, tıpkı geçmişte olduğu gibi uyarıları da dinlemiyorlar, önlem almıyorlar.
İş başa düşüyor, ancak harekete geçiyorlar.
Kim ne derse desin..
Bu bir sorun.
Hem de önemli bir sorun.
Plansızlığın 'son safhası'..
Dua edelim de, kar kalksın hayat normale dönsün..
Samsun'da 'kar sefa değil cefadır'..
Kentin yükü omuzlarında

Samsun Valisi Doç.Dr. Zülkif Dağlı
Kriz masasını kurdu

Biri yaptı diğeri yıkıyor

Mustafa Demir

Yusuf Ziya Yılmaz