Şimdi söz sırası Halk'ta elbette.
Soracağız..
Samsun'un söz sahipleri, bu kent için iddiada bulunanlar, bu il için tasarruf gösterme hakları olanlar;
Bu kentin siyasileri.
Bu kentin yöneticileri.
Bu kentin kanaat önderleri.
Bu kentin attığı zaman mangalda kül bırakmayanları.
DHMİ yetkilisi.
Havaalanı sorumlusu.
AK Parti'nin il başkanı, yerel yöneticileri.
Muhalefet partilerinin temsilcileri.
Hatta turizmci olduklarını iddia edenler
Neredesiniz?..
Samsun Çarşamba Havaalanı pisti 2012'den bu yana 'DHMİ' tarafından riskli alanlardan görülürken siz ne yapıyordunuz.
Hiç mi dikkate alınmadınız.
Hiç mi, bu kentin 2017 yılında 'üç ay boyunca hava ulaşımına kapatılacağıyla ilgili bilgilendirilmediniz?.
Bilgilendirmeyenler kimler.
Mesela Havaalanı yetkilisi.
Ya da DHMİ yerel yetkilisi.
Ne iş yapar.
Bu sorunları kime iletir.
Bir kurumun müdürü, hatta en alt düzeyde bir yönetici için kılı kırk yaran, torpillerin havada uçuştuğu, referansların kulaktan kulağa iletildi bu kentte 'kimse fısıldamadı mı size pistte sıkıntı var diye'..
Şimdi size fısıldamamalarına mı tepki gösterelim, yoksa Samsun'u önemsemediklerine mi?.
Yoksa işlerinin ne olduğunu bilmemelerine mi?..
Sizler başka şeylere de tepki gösterebilirsiniz elbette. 'Bizleri siyasetçi, yönetici olarak' önemsemediniz mi, neden bize iletmediniz diye de sorabilirsiniz.
Bu umursamazlığın, bu ilgisizliğin, DHMİ Genel Müdürü'nün 2012'den bu yana izliyorduk itirafının, bir bedeli bir hesap sorması olmalıdır elbette.
Samsun'un havaalanının kapatılmasına dört yıldır göz yumanların, geliyorum diyen tadilata rağmen sessiz kalanların, kimseyi uyarmayanlara bir fatura çıkacaktır, kuşkusuz.
Ama asıl fatura bu kentin ''beceriksizliğinin faturası kime, kimlere kesilecektir' o önemli.
O faturayı 'koltukta oturanlar değil', koltuktakilere kesecektir Samsunlu.
Kendisine, çıkarlarına, bu kentin geleceğine sahip çıkanlar için tercih yapacaktır.
Şu görülmüştür ki, Samsun yönetim zafiyeti ve Başkent'te sahipsizlik süreci yaşamaktadır.
Bu kentin tek markası olan Samsunspor'undan tutun da, Karadeniz'in Başkenti konumundaki bir ilin havaalanının kapatılması kabul edilemez..
Kaldı ki, bunu Samsun Valisi İbrahim Şahin bile fark etmiştir, gerekli tek itirazı da o yapmıştır.
Oysa o bürokrat. Sandığa gitmiyor, seçmene ihtiyacı yok.
Ama bir gerçeği görmüştür.
Bu kentin havaalanının 3 ay kapatılması bir intihardır.
Kapalı olduğu sürede yaşanabilecek her türlü olumsuzluğun faturası 'bu kent için söz sahibi olanlara kesilecektir'.
Şimdi düşünüyorum da, ilin siyasileri 'ne iş yapar diye sorasım' geliyor..
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’a..
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan’a.
AK Parti Samsun Milletvekilleri; Fuat Köktaş, Ahmet Demircan, Orhan Kırcalı vce Hasan Basri Kurt’a..
Sizler nasıl fark etmediniz., Sizlerin neden haberi olmadı bu pistin 2012’den buyana çökme yaşadığı..
Bir kent böylesine geriler mi?. Böylesine sahipsiz olur mu?. Samsunlu Ankara’daki DHMİ Genel Müdürü’nden mi öğrenecek 2012’den bugüne pistinin ‘çökme yaşadığını’.
Bir kent çökerken, bu kent gerilerken, bu kentte kaos yaşanırken, sizler neredesiniz?.
Saathane Meydanı 'öyle kaldı, ne yapıldığı belli değil, kaç kez projesi revize edildi'. Ne oluyor diye kaç kez sordunuz, kaç kez bu konuyu kamuoyu ile paylaştınız..
Ordu Samsun Karayolu'nda viyadük çalışması yapacağız diye trafiği kaosa dönüştürmüşler. Görmüyor musunuz?..
Samsun Ankara yolu daha başlangıçta, tek şeride düşüyor, trafik tam bir keşmekeş. Oradan geçmiyor musunuz?..
Hani hızlı tren filan diyorlar ya, ben o hikayeyi rahmetli DYP Milletvekili Mehmet Çebi'den de dinlemiştim. Yıl 1994.
Aradan geçmiş 22 yıl halen aynı sözler.
Şimdilerde işitme engelliler için yapılacak olimpiyatı 'bal diye sürüyorlar' ağzımıza.
Havaalanı kapatılacak diye açıklama yapıldığı gün yüzde 95 tesisler tamamlandı diye açıklama yapıyor Gençlik ve Spor Bakanlığı..
Havamız gitti ama 'olimpiyat var dercesine'.
O tamamlanan tesisler neredeymiş, nasılmış bugünlerde biz de bir gözlemleyeceğiz, bakacağız elbette.
Karnımız tok böyle 'açıktan söylenen sözlere'.
Sonra rezaleti bu kent yaşıyor.
Hatta spor tesisleri 'Türkiye'nin en kirli santraller bölgesine nasıl yapıldı' onu da irdelemek lazım.
Şimdi diyecekler ki, bu kent üzerinde söz sahibi olanların ön görüsü var mı?..
Olsaydı 2012'den bugüne izlemeye alınmış olan Samsun Havaalanı pistindeki çöküntüyü görmüş, çözüm aramış olmaları gerekirdi..
Yani neredesiniz..
Bu kent sahipsiz dersek;
Çok şey mi söylemiş oluruz acaba..
Bu konuda bir öngörünüz var mı?..
Paylaş
Samsun'un söz sahipleri neredesiniz?...
Ekleme: 17.11.2016 19:45
Güncelleme: 30.05.2026 21:55