Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım açıklamalarda bulunuyor
Paylaş

Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım açıklamalarda bulunuyor

Ekleme: 13.08.2026 14:00 Güncelleme: 13.08.2026 15:36

Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, HT Spor canlı yayınında açıklamalarda bulunuyor.

Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, HT Spor ekranlarında yayınlanan “Bakış Açısı” programında Samsunspor gündemine ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

Başkan Yıldırım'ın açıklamalarından notlar:

Samsunspor geçen sene Avrupa'da inanılmaz bir başarı yaşadı. Türkiye'de bazı yargıları maalesef Anadolu kulüpleri olarak yıkamıyorsunuz.

Yeni yapılanmada bilinen isimlere gitmedik. Sonuçta biraz sıkıntı çekiyoruz. Samsunspor'un transferinin bitmediğini söyleyebilirim.

Sekongo ile mart ayında anlaşmıştık. Oyuncu mart ayında menajerini değiştirdi. Menajeri 1 milyon Euro ile kapıyı açtı ve transferi durdurduk. Transfer iki ay sürdü. Kulüp olarak anlaşmışsın, oyuncuyla da martta anlaşmışsın; haziranda başka, uçuk bir rakam... Tabii onu normal seviyelere çekmemiz vakit aldı. En son Hollanda kampında oğlumla pazarlığı yaptık ve Sekongo transferini bitirdik.

4 milyon Euro bonservis bedeliyle pazarlığa başladığımız bir oyuncuyu 2,2 milyon Euro'ya bitirdik.

İgor transferi çok hızlı oldu. Takımının istediği ücrete yakındık ve hızlıca kampa yetiştirmeye çalıştık. Stoperleri kampa yetiştireceğiz dedik ama taraftar bizi tenkit ediyor. Haklılar ama transfer öyle kolay değil. Beşiktaş ve Fenerbahçe forvetlerini daha yeni getirdi, Galatasaray henüz transferini yapamadı. Bu takımların adları var, hepsi Avrupa'da oynuyor. Ücret konusu, harcama limitleri, hocanın istekleri ve taraftarın beklentisi realitesini bir araya getirince gerçekten taraftarın istediğini yapmak çok zor.

Bizim şimdi 15 tane yabancı oyuncumuz var. Bir tane oyuncuyu göndermeniz lazım ki bu 14 oyuncu ligde oynayabilsin.

Beni sevenler de nefret edenler de takip ediyor. Mühim olan güzel bir seviyede olması. Benim kimseye karşı kötü bir niyetim yok. Benim tek bir hedefim var: Samsunspor'u gerçekten farklı bir kulüp yapmak istiyorum.

Benim seçilmeme, başkanlıkta devam edememe gibi bir durumum yok. Sahipli bir kulüp olduğumuz için 8 yıldır yönetiyorum. İnşallah Allah uzun ömür verirse bir 15-20 sene daha yönetirim.

Mesela bu sene inanılmaz bir lig olacak. Ben her seferinde söylüyordum, Fenerbahçeliler ve Beşiktaşlılar bana kızıyordu. “Galatasaray'ın kadrosu kâğıt üzerinde daha önde.” deyince... Bu sene bunu deme şansım sıfır. İlk defa söylüyorum bunu. Ben öncelikle Beşiktaş'ı tebrik ediyorum, iyi bir kadro kuruyorlar. Hocaları da tutarsa lige zevk gelecek. Beşiktaş gerçekten şampiyonluğa oynamayı hak ediyor. Ama son 2-3 sezon doğru yapamadılar. Sebebini ben bilemem, onlar kendileri baksın.

Trabzonspor geçen sene bir yapılanmaya girdi. Bu sene onun üzerine koydular ve Salah gibi bir oyuncuyu getirdiler. Büyük bir para verdiler fakat Trabzon şehrini iyi tanıttılar. 100 milyon dolar harca, sen yine bu kadar gündeme oturamazsın. Dünyada konuşuldu bu transfer...

Çilek transfer bu sene gelmeyecek. 30 yaşında bir adamı ben almak istemiyorum. O oyuncunun son kullanıcısı ben olmak istemiyorum. Fenerbahçe 33 yaşında oyuncu aldı fakat onlar bu oyuncuyu satabilir. Samsunspor bunu yapamaz, öyle bir marka değerimiz yok. Gerçekler bazen acı oluyor.

Ben Samsun'da yalnız bırakıldım. Bakın, söyleyeyim. Ben zaten siyasilerden para falan istemiyorum. Samsunspor'un marka değerine sahip çıkılmasını istiyorum. Trabzonspor, Salah transferini yaptı, tartışıldı. Para nereden geldi, gitti; teşekkür mektupları yazıldı. Herkes gördü kimlere nasıl teşekkür edildi, bizi ilgilendirmez. Eğer futbolda adalet istiyorsak, büyük kulüpleri çıkartırsak diğer 14'üne de bir şeyler yapılması lazım. Can çekişiyor kulüpler. Ben bunu kendi maddi imkânlarımla getiriyorum ama bir yere kadar. Benim harcama limitim ortada ve doldu gibi. Benim oyuncu satıp onun yerine oyuncu alabilmem lazım. Hem yabancı kuralı hem de limitten dolayı.

Taraftar bunları görmüyor, “Oyuncu al.” diyor. Ben oyuncu göndermeden oyuncu alamam. Aldığım an oyuncu gitmeyecek, problem yaratacak ve ben FIFA'lık olacağım ya da bedava bir yere gidecek. Taraftar istiyor diye ben böyle bir çılgınlık yapamam. Biz hesap kitap yapan insanlarız. Benim yüzlerce şirketim var, dünyada 30 bin adam yönetiyorum. Parayı ve hesabını çok iyi biliyorum.

Sosyal medyada insanlar konuşuyor. Sinan Engin diyor ki: “Ben Yüksel Başkan gibi milyarder olsam 1 milyarı harcarım.” Hadi bir sene şampiyon olduk, taraftar öbür sene de isteyecek. Bu sürdürülemez bir durum.

Bakın, söylüyorum: Samsunspor her sezon ilk 5'e oynayacak ve Türkiye Kupası'nı hedefleyecek. Bu aşikâr artık, söylemek istemiyorum. Samsunspor artık bir proje, bir plan takımı.

İyi oyuncularım gitmek istedi, taraftar bilmiyor. “Ben olsam Holse'yi tutardım.” diyor. Ben Holse'nin maaşını 450 bin Euro'dan 1,1 milyon Euro'ya çıkarttım. Adam kabul etmedi. “Eşimden dolayı gitmek istiyorum.” dedi, gitti. Biz de o zaman, “İyi bir para kazanacak şekilde gönderelim.” dedik ve gönderdik.

Drongelen bize geldi, “Bana iyi teklif var, Panathinaikos'a gitmek istiyorum.” dedi. Bize kapıyı 2,5 milyon Euro'dan açtılar. Biz süreci o kadar iyi yönettik ki Trabzonspor da istedi, onlarla da pazarlık yaptık ama sonunda Drongelen'i 6,5 milyon Euro'ya Panathinaikos'a sattık.

Ali Badra'ya Suudilerden 6+1, 7+1 milyon Euro teklifler geldi, vermedim. Hocayla konuşuyoruz; Drongelen gitmeseydi bu çocuk oynayamazdı. Drongelen'den para kazandık, önünü açtık. Bu çocuğu yetiştireceğiz ve en az 10 milyon Euro'ya satacağız. Bazı kulüpler, Diabate'yi izlediklerini bize bildiriyor.

Guarino'ya çok güveniyorum. Onun çatır çatır pazarlıklarını yaptım ve tüm parasını peşin verdim. İnandığım bir transfer, 5 yıllık sözleşme yaptık. Benim stoperlerim genç yaştalar. Bunların önü çok açık ve bu bizim projemiz.

Ben geleceği inşa ediyorum. Gelecek sene yabancı kuralı 8+6 olacak ve biz ona göre takımımızı kurduk. Yani önümüzdeki senenin yapılanmasını da yaptık.

İki oyuncumuzu Dunkerque'ye gönderdik. Onlar orada yetişecek.

Carlo Holse'nin yerine 21 yaşındaki Danimarkalı bir oyuncuyla görüşüyorduk. Oyuncu bize olumsuz geri dönüş yaptı. Türkiye'de yapıp yapamayacağından emin değil, Premier League'e gitmek istiyor. Bugün babasını arayacağım. Holse ile de olumlu bir referans olarak görüştürdük.

Hedefimizde 21 yaşında Amerikalı bir oyuncu da vardı. Kulübü başta 10 milyon Euro istedi. 5 milyon Euro'ya indiler fakat biz 3 milyon Euro'ya bitirmeye çalışacağız.

Para kazanamıyoruz, sponsorumuz yok. “Çilek transfer al.” diyorsun, en az 10 milyondan başlıyor. Biz kendi çapımızda çilek aldık: Afonso Sousa. Çocuğa da nazar değdi ama bu sene yeni transfer gibi olacak.

Musaba olayında konu çok farklı bir boyuta gitti. O çocuk Fenerbahçe'ye 5 milyona gitti, şimdi 10 milyona satmak istiyor. Öyle bir oyuncuyu almak için fazla para vereceksin. Ben zaten oyuncudan para kazandım, devre arasında da o parayla 3 transfer yaptım. Biz kendimizi kârda görüyoruz. Şimdi bu oyuncuyu geri getireceksin; yaptığı hareketler, gidiş şekli, terbiyesizliği... Bana yalan söyledi. Dedi ki: “Ben Fenerbahçe ile konuşmuyorum.” Kasım ayında Fenerbahçe ile anlaşmıştı. Biz o defteri kapattık. Bir kültür, örf ve âdet olması lazım. Süper Kupa maçında yaptığı asist sonrası bir dans edişi vardı. Ben üzüldüm, Samsunspor taraftarı yıkıldı. Biz oyuncuya teşekkür etmiştik. 6 ay önce gelip Samsunspor tarihinin en pahalı satışlarından biri olmuştu. Çok da seviyordum, transferi öncesi ailesiyle oturup yemek yedim. Böyle sevip saydığım bir oyuncu böyle bir şey yapınca bizi üzdü, taraftarımızı üzdü. Taraftar tepki koydu, teşekkür mesajımızı maçtan sonra hemen kaldırdık.

Silas ile anlaşmıştık. “Takımım beni oynatmıyor, yarım dönem kiralık gideyim, sonra sezonu bitirip geleyim.” dedi. Avrupa kupasında ayağını kırdı. Biz oyuncuyla tedavi sürecinde ilgilendik. Bu sürecin uzayacağını öğrenince, “Ben Mainz'da kalayım, paramı alayım.” dedi. Aralık ayında menajeriyle konuşacağız. Oyuncu kesinlikle Samsun'a bayıldı, iyi de ilişki kurduk. Silas gelirse ona kapımız sonuna kadar açık. Ama sakatlık durumu tabii önemli...

Biz Real Madrid değiliz ki... Her istediğimiz oyuncu koşa koşa bize gelsin. Samsun'da yaşayanlar kendilerini dünya takımı olarak görüyor. Samsunspor'u bilen yok. Oyuncuların gelmemesinin sebebi olarak birçok etken var.

Biz sadece bir futbol takımı olarak değil, şehrin marka değerini de artırıyoruz. Ben Samsun Valisinin ve Belediye Başkanının yapamadığını yapıp şehri tanıtıyorum, Samsunspor'un reklamını yapıyorum. Her transfer yaptığımız oyuncuya Samsun'u ve kulübü tanıtan bir videomuz var. En az 400-500 oyuncuya Samsun'un videosu gidiyor. Menajerler ve oyuncular bakıyor ve “Biz Samsun'u böyle bilmiyorduk.” diyorlar. Biz Samsun'un reklamını yapıyoruz ama istediğimiz desteği göremiyoruz.

En son belediyeyle aramızda bir tartışma oldu. Bizim 40 senedir bulunduğumuz yerden bizi çıkartıp park yapacaklarmış. Yahu, koskoca Samsun'da o kadar park var ki... Aksine bana bulunduğum yerin tamamını ver, “Buralarda futbol tesisleri yap, daha da büyüt başkanım. Sen Samsun'un gururusun, Avrupa'yı ayağımıza getirdin. Seninle Avrupa'ya gitmek istiyoruz.” de. Böyle bir destek görmemiz lazım.

Trabzonspor kalkıyor; “Orayı aldım, şurayı verdim.” diyor. Cumhurbaşkanına teşekkür, bakanlara teşekkür, belediyelere teşekkür... E, biz de hepsini yapmak istiyoruz ama olmuyor, üzülüyoruz. Samsun'un da bakanları, milletvekilleri, yönetenleri var. Yani Samsunspor, Yüksel Yıldırım'ın değil, Samsun şehrinin. Ben yarın ölüp gideceğim. Allah uzun ömür versin ama... Bu takım Samsun'dan bir yere gitmez.

Ben kendi paramla Samsunspor'un 40 yıllık tesislerini baştan aşağıya yenilemek istiyorum. Belediyeden, Bakanlıktan para istemiyorum ama ne yeri veriyorlar ne de izin veriyorlar. Park yapacaklar. Millet arabasını yolun ortasına park ediyor, “Yol dar, genişleteceğiz.” diyorlar ve sahayı daraltacağız, sen çık git diyorlar. Beni dağın başında bir yere gönderiyorlar ve oradan maça gelmek 1,5 saat sürüyor. Deplasmana gidecek gibi otobüse binecek çocuklar, 1,5 saat maça gelecekler. Bir saat de antrenman derken çocuklar yorulacak. Yüksel Yıldırım asla buna izin vermeyecek. Ben bulunduğum yerden çıkmam. Ben burayı büyütmek istiyorum, “Yolun da önünü açayım.” diyorum. Gelenler tesislerimize bayılıyor. Şahane bir tesisimiz var, daha güzelini yapacağım diyorum. Sadece destek istiyorum, para da değil.

Sayın Cumhurbaşkanımızdan da randevu aldım, “Konuşalım.” dedi. Mehmet Muş'a da gideceğim. Trabzonlu olmasına rağmen Samsunspor'u inanılmaz destekliyor. Samsun vekilleri arasında bize en çok sahip çıkan kişi. Gurur duyuyorum onunla, iyi ki Samsun'un vekili olmuş. Akademiyi yıktıracaklardı; yeni, sıfırdan kurduğum Türkiye'nin en güzel akademisini... Mehmet Muş engel oldu.

 

Kaynak: Haber Merkezi

Etiketler: samsunspor

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.