Samsun'un Yakakent İlçe Belediyesi'nin yurt dışına gönderdiği ve geri dönmeyen 63 kişinin listesi belli olmaya başladı.
Zaten iddialar vardı ancak, yavaş yavaş da işin rengi ortaya çıkıyor.
Olay rezalet değil.
Skandalın da ötesinde.
Resmen organize bir iş gibi gözüküyor.
Gri pasaportla göçmen kaçakçılığı yapılsın; ötesi berisi yok.
İçişleri Bakanlığı'nın da soruşturma izni verdiği olayda, detaylar ortaya çıktıkça, yapılanın ne kadar korkunç bir olay olduğu da gün ışığı gibi ortaya çıkmaya başladı.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, durumun ne olduğunu müfettiş raporlarından anlamış olmalı ki, tereddüt etmeden soruşturma iznini vermiş.
Çünkü Yakakent Belediyesi bir etkinlik yapıyor ve gidenler o ilçeden değil.
Nereden peki.
Güneydoğu Anadolu'dan.
Olaya bak sen.
İnanılır gibi değil gerçekten.
Hangi cesaret, hangi akıl, hangi mantık işi.
Olayın bir başka boyutu da kimlere hizmet edilmiş.
Nasıl organize bir iş bu.
Bakın detaylar da ilginç.
Yapılan ön incelemede 19-28 Mart 2020 tarihleri arasında Makedonya Ohri Şehri Uluslararası Bahar Folklor Festivali ve Çekya Prag Şehri Uluslararası Folklor Festivaline katılım.
Ekim 2020'de Polonya'nın Varşova kentinde düzenlenecek olan Uluslararası Demokrasi İnsan Hakları Kültürel Alışverişi ve Sağlık Eğitim konulu Kültürel ve Uluslararası Eğitim Programına katılım.
09-18 Kasım 2020 tarihleri arasında Almanya Stuttgart'ta Demokrasi, Kültürel Değişim ve İnsan Hakları Etkinliğine katılım.
Belediye tarafından hizmet damgalı pasaport talebi yapılıyor ve uçup gidiyor yolcular.
Belediye peyderpey yaptığı bu işte resmen, taşıyor bunları yurt dışına.
Mesela Mart'ta gidenler dönmüyor.
Aaaa götürdüklerimiz gelmedi, daha yapmayalım bu organizeyi ya da daha dikkatli olalım demiyorlar.
Tam aksine tam gaz devam ediyor 'uçurma işleri'.
Sonra Ekim'de bir daha düzenliyorlar. Yine birileri uçuyor yurt dışına.
Onlar da dönmüyor.
Artık alışkanlık haline gelmiş olmalı ki; Bu kez Kasım ayında bir ekip oluşturuluyor.
Yani ne çalışkan belediye değil mi?.
Başkan Hüseyin Kıyma ve yardımcısı işi gücü bırakmış yurt dışına adam taşımak için adeta gri pasaport çıkarma telaşına düşmüşler.
Giden gelmiyor, ama devam.
Belediye ada vapuru gibi çalışıyor.
Yurt dışına kaçacakları taşıyor adeta.
Ya biz iyi niyetliydik deseler, "Birincisi kaçtı, ikinci kafile, üçüncü kafile niye diye sormazlar mı adama?..
Ya da neden Yakakent Belediyesi Güneydoğululara organize düzenliyor, ilçende adam mı kalmadı demezler mi?.
68 kişi götür, 63 kişi geri dönmesin, müfettiş incelemesine kadar tek çıt yok kimseden.
3 organizasyonda 63 kaçak var.
Üstelik tam bunlar olurken, Yakakent Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma'nın 03.03.2020 tarihli ve 06 sayılı Belediye Meclis Kararı alması da ilginç.
Meclis nasıl izin vermiş bu işe.
Tabi ki burada kurnazlık yapmışlar.
Yurtdışı gezilerine katılacak kişileri belirleme yetkisine Başkan Kıyma sahip.
Yetkiyi veren meclis inceledi mi kim gidecek, hiç sanmıyorum.
Kaldır parmak, indir parmak işi yapıyor bizim meclisler.
Samsun Valiliği'ne yazılan yazıları Belediye Başkanı olarak imzalayan Başkan Kıyma.
Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Yiğit ise Belediye Başkanlığı adına yetkilendiriliyor, rutin işleri hallediyor.
Hizmet damgalı pasaport taleplerini imzalayarak İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüklerine veriyor.
Organize işler hazır yani.
Bakın ne diyor ön izleme raporunda;
"Belediye adına resmi görevi bulunmayan ve çoğunluğu Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ikamet eden şahısların yurt dışına çıkma amaçlarını anlaması ve müdahale etmesi gerektiği halde görevinin yerine getirilmesinde gerekli özeni göstermeyerek göçmen kaçakçılığına sebebiyet verdiği".
Bakın müfettişler net olarak söylüyor.
"Yurt dışına çıkış amaçlarını anlamaları ve müdahale etmeleri gerekirdi".
Sizce anlamamışlar mıdır?..
Ya da bilmiyorlar mıydı?.
Diyelim ki Mart'ta gidenler dönmedi.
İnsanın su katılmamış saflıkta olması lazım, ikinci kez götürdüklerinin de dönmeyeceğini tahmin etmek için.
Hadi ikincisinde de yanıldın.
Koca belediye teslim edilmiş bu başkan ve yardımcısına.
Bir de üstelik Başkan Kıyma, polislikten ayrılma.
Bile bile 3. kez organizasyon düzenleyip, yine yurt dışına kaçabilecek kişileri götürecek kadar saf mıydı bu muhteşem ikili.
Soruşturma yerinde, araştırma da gerekli ama veriler de somut.
Bir dakika bile o makamda oturmamaları gerekir.
Soruşturmanın selameti açısından bu kişiler devletin bir kurumunun başında olmaları ne kadar doğru.
Başkan Kıyma ve yardımcısının derhal görevden alınması gerektiğini daha önce de yazdım.
Ama o iki zatın görevden almayı beklemeden şu an itibariyle istifa etmeleri gerekir.
Adli ve idari soruşturmanın sağlıklı bir şekilde sonuçlanacağından bu kadar 'skandallar zinciri sonrası şüpheye gerek kalmaksızın' eminim ancak;
Bu kadar açık açık 'göçmen kaçakçılığı yolunu açan' kişilerin bir belediyenin birinci ve ikinci en üst düzey sorumlusu olması düşünülemez.
Bu işin ardı arkası da derhal araştırılmalı.
Neye karşılık bu kişiler 'yurt dışına götürüldü' o da çok önemli.
Daha önce de yazdım.
Bu işin altından çok pis kokular geliyor.
Ve yetkili kurumlar bunu ortaya çıkaracaktır, hiç şüphem yok.
Ama o zamana kadar,
Başkan Hüseyin Kıyma ve görevden aldığını söylediği eski yardımcısı Hüseyin Yiğit'e görevden el çektirilmelidir.
Aksi kamu vicdanını yaralar.
Bu arada, bu yazıyı yazarken SBB Meclisi Grup Başkanvekili Atilla Tekcan'ın da başkan ve yardımcısının 'istifa etmeleri yönünde' açıklaması geldi.
Aklın yolu bir.
Başkan Kıyma görevden alınmalı
Yakakent Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma'nın görevden alınması yönünde muhalefette harekete geçti. CHP'li Tekcan, "Derhal yardımcısıyla birlikte istifa etmeli" dedi.
.jpg)
Hüseyin Kıyma
.jpg)
Atilla Tekcan