Orta Doğu’da 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarla fitili ateşlenen savaş, İsrail'in Lübnan'a yönelik başlattığı kara harekatıyla yeni ve kritik bir boyuta taşındı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), operasyonun "sınırlı" olacağını savunurken, bölgedeki askeri hareketlilik tam aksini işaret ediyor.
IDF: "SINIRLI VE HEDEF ODAKLI"
İsrail Savunma Kuvvetleri'nden yapılan resmi açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah noktalarına yönelik kara operasyonlarının başlatıldığı teyit edildi. Harekatın "kısıtlı ve hedefli" olacağı iddia edilse de, askeri kaynaklar tampon bölge oluşturma stratejisinin masada olduğunu belirtiyor.
450 BİN YEDEK ASKER TEYAKKUZDA
İsrail devlet televizyonu KAN'ın geçtiği habere göre, operasyonun genişletilmesi ihtimaline karşı 450 bin yedek askerin göreve çağrılması planlanıyor. İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan üst düzey bir askeri yetkili ise, operasyon için belirli bir zaman dilimi belirlemediklerini ve ihtiyaç duyulduğu sürece bölgede kalacaklarını vurguladı.
HİZBULLAH'IN SALDIRILARI BARDAĞI TAŞIRDI
Kara harekatı kararı, Hizbullah'ın 15 Mart'ta Lübnan sınır hattında gerçekleştirdiği yoğun saldırıların ardından geldi. Hizbullah; Palmachim Hava Üssü, hava savunma sistemleri ve Merkava tanklarını hedef aldığını duyurmuştu. İsrail yönetimi, bu saldırılara karşılık olarak operasyon takvimini öne çekti ve Mayıs ayındaki **"Şavuot Bayramı"**na kadar harekatın sürebileceği mesajını verdi.
BÖLGE ATEŞ ÇEMBERİNDE
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan bu süreç, Lübnan cephesinin de açılmasıyla birlikte tüm Orta Doğu’yu etkisi altına alan büyük bir savaşa dönüştü. İsrail ordusunun yorgunluk yaşamasına rağmen daha agresif bir tutum sergileyeceği ve sınır hattında kontrolü tamamen ele geçirmeyi hedeflediği kaydediliyor.
Anadolu Ajansı