İnsan olmanın bir gereği olarak hata ve günahlar kaçınılmaz olsa da, İslam inancında bu hatalardan dönmenin en yüce yolu "Tövbe-i Nasuh" olarak adlandırılan samimi yöneliştir.
NASUH TÖVBE NEDİR?
Kur’an-ı Kerim’de geçen "Nasuh" kelimesi; samimi, içten ve yürekten gelen anlamlarını taşır. Tövbe-i Nasuh, kulun işlediği günahtan dolayı duyduğu derin pişmanlığı sadece diliyle değil, kalbiyle de onaylaması ve bir daha o hataya dönmemek üzere kesin bir irade ortaya koymasıdır. Bu, tövbenin kabulü için en zorunlu şarttır; aksi takdirde söylenen sözler bir alışkanlıktan öteye geçemez.
KABULÜN TEMEL ŞARTLARI
Bir tövbenin manevi bir karşılık bulabilmesi için iki kritik unsurun bir arada bulunması gerekir:
-
Yürekten Pişmanlık ve Niyet: Yapılan yanlıştan dolayı kalben huzursuz olmak ve bu yanlışı bir daha tekrarlamamak üzere samimi bir söz vermektir.
-
Süreklilik ve Çaba: Kişinin aynı hataya düşmemek için elinden gelen gayreti göstermesi, iradesini diri tutmasıdır.
HATADA ISRAR ETMEMEK VE KORUNMAK
Hata yapmak insanidir, ancak hatada ısrar etmek manevi bir yıkımdır. Samimi bir tövbe eden kişi, kendisini yeniden günaha sürükleyebilecek ortamlardan, kişilerden ve durumlardan bilinçli bir şekilde uzak durmalıdır. Tövbe, sadece geçmişi temizlemek değil, aynı zamanda geleceği de güven altına alma çabasıdır.
MANEVİ BİR CİLA
Demirin paslandığı gibi kalplerin de paslandığı gerçeğinden hareketle; Tövbe-i Nasuh, kararan gönülleri aydınlatan, ruhu ağır yüklerden kurtaran manevi bir ciladır. Özellikle rahmetin bol olduğu bu günlerde, samimi bir kalp ile yapılan tövbe, mümin için yeni bir başlangıcın anahtarıdır.
Haber Merkezi