Ekonomik krizin adeta piyasaları 'inim inim' inlettiği, kemirdiği bir yılı geride bıraktık.
Olumlu yönleriyle baktığımız yönler de var ama 'kime sorsan' sıkıntılı geçen bir yıldı.
Özellikle 31 Mart yerel seçimleri sonrası, vatandaşlar, elektrik, doğalgaz, akaryakıt ve tüketim maddelerinin hemen her kaleminde yaşadığı zamlar nedeniyle sarsıldı.
İşyerlerinin 'iflaslarına, konkordatolarına' şahit olduk.
İşsizler kapanan işyerleriyle birlikte arttı.
Ekonomik intiharların tavan yaptığı bir yıl yaşadık diyebiliriz.
Samsun bu sıkıntıları daha derinden hissetti.
En basit örneği Haber Gazetesi ve AKS TV kapılarını kapattı, yayın hayatına son verdi', onlarca meslektaşımız işsiz kaldı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı suya, ulaşıma zamlar Türkiye ortalamasının üstündeydi.
Bu kent en pahalı suyu içen bir yerleşim yeri haline geldi.
Öğrenciler Türkiye'de en pahalı ulaşımı kullanan bir ilde eğitim hayatlarını sürdürmek zorunda kaldı.
31 Mart'tan sonra Büyükşehir Başkanlığı koltuğuna oturan Mustafa Demir, zamlarıyla yaygın gazetelerin sayfalarında yer aldı.
Belediye işçisine, kendisinden önceki AK Partili Başkan Zihni Şahin'in verdiği yüzde 17'lik zammı vermeyen AK Partili bir başkan olarak ta tarihe geçti.
Yatırımdan nasibini alamayan, hatta gün geçtikçe gerileyen Samsun, Çarşamba Şeker Fabrikası'nın yeniden açılacak olmasıyla 'biraz umutlandı'.
Belediyeler iflasın eşiğinde olduğu için 'Samsun hemen her noktada rutin belediyecilik dışındaki hizmetlerden yoksun kaldı'.
Para yok, borç içindeyiz sözleriyle Mart ayından sonra neredeyse koca bir yıl heba oldu.
Olumlu ne var diye bakıyorum; gerçekten aklıma bir şey gelmiyor.
Samsun uçacaktı, yatırımlar akacaktı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Seçimi kazandık, bir 5 milyar lira da sizden' denilecekti filan hepsi 'hikaye oldu'.
Geçtiğimiz yılın Ocak ayından itibaren başlayan 'vaatler rüzgarı' yılın sonunda hüsrana dönüştü.
Deyim yerindeysek '0' çektik.
Ama kucağımızda 'Çarşamba'daki santralı bulduk'.
Eski Tersane alanının yeniden sanayi yatırımına dönüştürülmesi 'yılan hikayesine dön mesin' diye umut ediyoruz şimdi.
Yani geldiğimiz noktada, bu satırları yazarken, 2019'un son saatlerindeyim.
2020''den de çok umutluyum.
Her şeye rağmen iyi şeyler olsun diye 'umut ediyorum'.
Zihniyetler değişmeden nasıl olacak kestiremesem de; Samsun'da beklenti oluşturanların da 'bizimle aynı duygular içinde' olmasını bekliyorum.
Mesela Samsunspor'un şampiyon olmasını istiyorum.
Ya da Samsun'a yeni yatırımcıların gelmesi için GIDA OSB gibi birileri tarafından haksızca parsellenmiş yerlerin, yeni yatırımcılara açılmasını umuyorum.
Samsun'a yapılacak yeni yatırımlar sayesinde 'işsizlerin iş sahibi olmasını' temenni ediyorum.
Samsun'u yönetenlerin 'cek cak' ları bırakıp bu kentin reel kazanımları için harekete geçmesini bekliyorum.
Uçacak denilen Samsun'un, bırakın havalanmayı 'kanatları oynasa' yeter diyorum.
Çok şey mi istiyorum.
Asla değil.
Çünkü olabilecekleri, maksimum yapılabileceklerini tahmin edebiliyorum.
Hayal kurmaya gerek yok.
2020, 2019'u aratmasa ve, iki tık daha iyileştirme olsa yeter..
O nedenle bırakın '100 projeyi'..
Kenti rahatlatın, işsizliği azaltın yeter de artar bile.
Yüzde 3'lük iyileşme, dibe vurmuş Samsun için 'çok şeydir'..
Bugün ilk gününü yaşadığımız 2020 yılının tüm Samsunlulara ve okuyucularımıza, sağlık, başarı, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum.
Bir de gazetemiz için temennim olsun.
Yeni yılda 'bölgenin lider gazetesi olan HHALK'ın, yazılı basının yanı sıra, kardeş kuruluş olan Kanal 362 ile birlikte Samsun'a daha güçlü, çözüm üreten ve ses getiren bir yayın hayatı olacağının müjdesini şimdiden vermek isterim.
Her biri daha iyi bir Samsun için çaba harcayan değerli yazılı ve görsel kadromuza da 'başarı ve sağlıklı bir yeni yayın yılı diliyorum'.
Nice mutlu yıllara..

SAMSUN'UN GÜÇLÜ BASINI
YENİ YILDA 'DAHA GÜÇLÜ'
