Vali Osman Kaymak, Samsun'a atandığında bu yaşadıklarını hayal bile edememiştir.
Çünkü, dışarıdan bakıp gördüğü Samsun ile şu an 'Samsunspor'un düştüğü duruma seyirci kalan Samsun arasındaki farkı, fark etmek ilk bakışta mümkün değil..
Vali Kaymak, Samsun'a gelirken ön fikri olmasına rağmen muhtemelen, internete girip "Nereye gidiyoruz, nasıl bir yer" diye içerik incelemesi yapmıştır..
Gördükleri 'umut verici'..
Dünyada deniz kıyısında ilki yapılan golf sahası var.. Daha çok zenginlerin tercih ettiği bir spor..
Okçuluk, yelkencilik gibi seçkin spor dalları var.
Lojistik Köy de kuruluyor. Üretim tam gaz..
Limanı var, havaalanı var, demiryolları var.
YEDAŞ'ın bile genel merkezi Samsun'da.
5 ilin elektriğini satıyor. Adeta para basıyor.
Sadece Amazon Köyü'ne 2 milyon lira harcaya bilen bir kent.
Dev Aslan heykelleri, görsellere harcanan para 'havada uçuşuyor'..
Karadeniz'in en büyük AVM'sine sahip..
Yetmedi iki tane daha var..
Medyada süper güçlü bir kent görünümü var.
Büyükşehir Belediye Başkanı her kanalda. Müthiş projeler olmasa gelir mi medya 'Parayla yaptırmıyor ya bunca tanıtımı'!..
Kaldı ki, Samsunum1 gemisiyle deniz turları atılıyor. Zevki sefa yaşanan bir kent Samsun.
İşadamları ile kahvaltılar, lüks otellerde toplantılar, tanıtım otobüsleriyle 'devleşen bir kent'in anlatımını yapıyor Büyük Başkanı.
Gelişmişliği anlatıyor, Samsun'un 50 yıl sonrasını planladıklarını söylüyor.
Bütün işler bitmiş olmalı ki; doğaya gelmiş sıra ve Kuş Cenneti ile uğraşıyor kentin aktörleri.
Kıl çadırlarda kahvaltılar, kentin önde gelenlerinin ve siyasilerin Kızılırmak Deltası gezileri 'manşetlerde'..
Gülsan Sanayi'ye dini tesis ve sosyal alan yapmak için bile Büyük Başkan, 200 milyon lira kamulaştırma bedelini gözüne kestirmiş, 'yola çıkmış, tebligatlar yolluyor'.
Siyasileri de 'müthiş'.
Biri Gençlik ve Spor Bakanı, diğeri AK Parti Genel Başkan Yardımcısı. Bazıları hariç hepsi güçlü isimler.
Kendinden önceki Vali İbrahim Şahin de 'Başbakan Yıldırım'ın eski yakın çalışma arkadaşı.
İyi bir kent olmasa Samsun'a gönderir miydi?..
Sahildeki dev otel, 'müthiş bir görüntü'. Nasıl sahile sıfır noktaya izin verdiler anlamakta zorlanmıştır belki ama 'adı yeter' güçlü kent, bu işi başarmıştır diye düşünmüş olmalı her halde.
Ekonomide Türkiye'nin ilk 500'ünde, ikinci 500'ü içinde firmaları var.
6 kıtaya ihracat yapan işletmeleri, Samsun dışında olsa da büyük ticaretler yapan işadamlarıyla Türkiye'nin gündeminde olan isimleri var.
Tabi ki Samsunspor var.
Bir marka. Türk futbolcuna önemli isimler yetiştirmiş bir futbol takımı.
Altın adam adı altında kampanyalara imza atmış.
Taraftarı vefakar.
Hangi ilde maçı varsa, akın akın gidecek kadar da cefakar..
Kendinden önceki Valiler gibi arada bir 'baklava alıp idmana götürsek, maçlara gitsek' yeterli olur...
Bize düşen, olimpiyat kenti, spor kenti Samsun'da tribünde yerimizi almak..
Taraftarla birlikte alkış tutmak..
Gel gelelim bugüne..
O, internetten, TV kanallarından, gazete sayfalarından görülen Samsun'dan eser yok.
Vali beyin talihsizliği göreve başladığından kısa süre sonra Bakan Kılıç, görevden alındı.
Hem olimpiyatların açılışından hemen sonra.
Samsunspor'da kötü sinyaller gelmeye başladı.
Para suyunu çekti, yönetim sallanma görüntüleri verdi..
Kongre öncesi, 'Büyük Başkan' az bir kıpırdama hareketleri gösterdi.
Samsun Milletvekili Ahmet Demircan Sağlık Bakanı oldu, 'hiç o potaya girmedi'..
Diğer siyasiler neredeyse Samsun'un yolunu unuttu.
Genel Başkan Yardımcısı'nın medyada haberlerine bile rastlamaz olduk.
Adeta sırra kadem bastılar.
Arada bir garip açıklamalar yapanlar ve Samsun ihracatının uçtuğunu anlatanlar da 'Samsunspor'un durumunu görmeden' uçuyoruz, şu kadar yüzde bilmem kaç ihracat arttı diye demeçler vermeye başladı.
Kongre oldu. Yönetim ibra edildikten sonra istifalarını verdi.
Vali Kaymak, 'ne oluyoruz' demeye fırsat bile bulamadan, kulübü elinde buldu.
'Yok bekleyin, az sonra' söylemleri de kurtarmadı.
Ne Samsunum1 gemisinde gezenler, ne dev otelde kahvaltılara katılan iş adamları, ne de Sevgi Gölü'nde Samsun'un gelecek 50 yılını anlatan Büyük Başkanı dinleyen 'Samsun'un enlerinden' tık yok.
Milyonluk rantçıların cirit attığı Samsun, internetten görüldüğü gibi değilmiş meğer..
Balon gibi söndü, Samsun'un ayrıcalıklar dünyası.
Samsunspor göçtü gitti. Kaosun içine sokanlar, "uzaktan seyretti"..
Transfer alacaklarını alamayan futbolcular serbest kaldı.
Kayyum kapıya dayandı ama kimse kılını bile kıpırdatmadı.
Herkes kenara çekildi, Vali Osman Kaymak, 'hiç hak etmediği' bir şekilde Samsunspor'un elinde erimesine çaresiz bırakıldı.
Elbette şok, üzerine şok.
Elbette büyük bir hayal kırıklığı..
Elbette Kurtuluş Kenti Samsun'un internetten görülen süslü dünyasının, 'hayalden ibaret' olup, aslında 'için için tükenen, tüketilen' bir kent olduğunu görmek zor..
Ama bu 'ben yaptım oldu' zihniyetlerinin üründür aslında.
Başlangıç noktası orasıdır..
Sporun, kentin tek markasının siyasete karıştırıldığı gündür.
Belediye Başkanı seçilip, O kulübün koltuğuna oturup, sonra da 'Ben yapamadım, geri al' demenin 'başlattığı süreçtir' bugünlerde yaşanan..
Şimdi futbolcular parasını alamadığı ve serbest kaldığı halde 'Gitmiyorsa, direniyorsa, idmana çıkıyorsa' gösterdikleri vefa karşısında 'alınlarından öpülmelidir'..
Gerisi boştur..
Hatta koca bir balondur..
Samsun'un sahipsizlik gerçeği ise işte budur..

İŞTE VEFA ÖRNEĞİ..
Samsunspor çaresizlik içinde ama futbolcular gitmedi ve idmana çıktı.