Bundan 10 yıl önce bir tasarım hazırlarken en büyük derdimiz, o "mükemmel" dekupeyi yapmak veya doğru ışık oyununu yakalamak için saatlerimizi harcamaktı. Photoshop’un her kısa yolunu ezbere bilmek, bir zanaatkarlık nişanı gibiydi. Şimdi ise karşımızda tek bir satır yazıya (prompt) bakarak saniyeler içinde dünyaları yaratan bir teknoloji var.
Bir dijital tasarımcı olarak kendime sormadan edemiyorum: Biz hala "yapan" mıyız, yoksa sadece "sipariş veren" mi?
Teknoloji bizi öyle bir noktaya getirdi ki; artık fırça tutan ellerimiz değil, komut yazan zihnimiz ön planda. Eskiden bir tasarımın mutfağında ter dökülürdü, şimdi ise o mutfağın başında duran birer "şef" gibiyiz. Malzemeyi yapay zeka topluyor, önümüze koyuyor; biz ise sadece "tuzunu az ekle, rengini biraz daha aç" diyoruz.
Bu durum hız kazandırıyor, eyvallah. Ama bu hızın içinde bir şeyi kaybediyoruz: Hata yapmanın o eşsiz estetiğini.
Yapay zekanın ürettiği işlere bakın; hepsi çok parlak, hepsi çok simetrik, hepsi çok "doğru". Ama bir tasarımın ruhu, aslında tasarımcının o anki ruh halini yansıtan küçük bir kusurda, bilerek bırakılmış bir pürüzde saklıdır. Biz makineleri kusursuz olsunlar diye yarattık; şimdi o kusursuzluk bizi tek tipleştirmeye başladı. Her yer birbirine benzeyen, "fazla iyi" ama "az derin" görsellerle doldu.
Algoritmalar neyi seviyorsa ona göre başlık atıyor, yapay zeka neyi "tıklar" diyorsa ona göre görsel seçiyoruz. Ancak unutmamalıyız ki; teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, hala bir "canlı" değil. O, milyarlarca verinin sentezi; biz ise o verilerin içine "can" katacak olan hikaye anlatıcılarıyız.
Sonuç olarak; yapay zekadan korkmak ya da ona tamamen teslim olmak arasında bir seçim yapmak zorunda değiliz. Teknoloji, elimizdeki o en yeni ve en güçlü fırça. Ama o fırçayı hangi tuvale, ne amaçla vuracağımız hala bizim kararımız.
Usta olan teknoloji değil; teknolojiyi kendi ruhuyla harmanlayıp ortaya "insan kokan" bir iş koyabilen vizyondur. Gelecek, sadece komut yazanların değil, o komutların arkasına bir hikaye, bir dert ve bir kimlik koyabilenlerin olacak.