Paylaş

YASAL DİYENLERE ETİK Mİ DİYE SORARIM..

Ekleme: 22.04.2016 02:59 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Ne yolu vardı ne de izi.. Okulların o bölgeye yavaş yavaş taşınması nedeniyle 'bir rant oluşacağı' belliydi de, kazançlı çıkacaklarda ilk akla gelen orada arazi sahibi olanlar köylüler olurdu her...

Ne yolu vardı ne de izi.. 

Okulların o bölgeye yavaş yavaş taşınması nedeniyle 'bir rant oluşacağı' belliydi de, kazançlı çıkacaklarda ilk akla gelen orada arazi sahibi olanlar köylüler olurdu herhalde.. 

Köylünün, hayvan otlattığı arazinin bu kadar değerleneceğini bilmesi aslında 'çok mümkün görülmüyordu'..

Öyle de oldu.. 

Heyelanlı bölgesi de vardı, çok katlı binalar olmayacağıyla ilgili belediye görüşü de.. 

Dönemin Atakum Belediye Başkanı Adem Bektaş, 'o bölge için tripleks villalar düşündüğünü her platformda açıklıyordu'..

Zaten onun döneminde çok kat izni de verilmedi.. 

Tıpkı benim de oturduğum Pelitköy'ün üst kısımlarının 'tripleks izni olması nedeniyle' değerlenmediği gibi.. 

Hal böyle olunca, köylünün çok umut vermeyen yerlerini elden çıkarması kolay oldu.. 

Kimine 'göre bir paket sigara parasına bir metrekare yer satmışlardı'.. 

Sonra zaten imar geçtiğinde 'kimi kendini heyelanlı bölgede buldu, kimi de dere kenarında.. Dava açtılar ama sonuç alamadılar.. 

Oysa o sırada Gülfer Özgün isimli bir öğretmen yer alıyordu o araziden.. 

Yatırımcıydı ve köylüye göre de 'işi çok bilmiyordu, parasını heba ediyordu'..

Herkesin bildiği bir isim olarak ortaya çıktı. Bizim tarlayı da alsa elimize üç beş kuruş geçse diyenler bile varmış o dönem.. 

Ama işin aslı öyle değildi.. 

Eşi Akın Özgün, 'Bir yer var alalım, ileride değerleneceğine inanıyorum' demişti..

Başkan Yılmaz'ın, Büyükşehir'in üst düzey yöneticilerinin de yakından tanıdığı İŞGEM koordinatörüydü ve bilinen bir isimdi.. 

O tarlanın alınma hikayesi 'zaten davalık ve çok yazıldı, çizildi'..

Oradan imar geçeceğini bilen Büyükşehir'in Şara, Öncel ve Arlı gibi üst yöneticileri ile bazı belediye başkanları da 'o alım işinde bir şekilde müdahildiler'..

Sonradan mahkeme kayıtlarına giren ifadelerine göre Kredi çektik aldık, Gülfer'in adına tapuya tescil ettirdik diyorlardı.. 

İşin ilginci Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz da, tarlayken alınan yerin kredi ile arkadaşları tarafından alındığını sonra imar geçtiğini bildiğini mahkemede tanık sıfatıyla anlattı.. 

İnanılır gibi değildi aslında.. 

Arkadaşlarının 'O arazide imar uygulaması olacağını bilmesine rağmen'  belediyenin üst düzey yöneticilerinin oradan yer almasına 'nasıl olduysa ses çıkarmamıştı'..

Etik bir durum da değil aslında neresinden bakarsanız bakın..

Bu da yetmezmiş gibi, Büyükşehir'in ikinci adamının oğlu da orada yapılacak Gökdelen Kule'nin şirketinin 'baş müdürü' olmasını da Başkan Yılmaz'a göre 'etik bulunmuş'..

Yani o 21 dönümlük arazinin büyük bir kısmı, tarla iken alınırken Başkan Yılmaz biliyor, imar geçirileceğinden haberdar, Gülfer Şentürk'ün üzerine tapuya tescil edildiğinin tanığı ama 'köylünün vatandaşının çıkarlarını düşünmek yerine', arkadaşlarının tanığı olmayı tercih etmiş.. 

Sonra 'Yılmaz'ın arkadaşları bir gün' notere gitmiş..

Önceden tasarlamamışlardır mutlaka ama tesadüf o ya, 5. Noterde Kenan Şara ve Mustafa Yılmaz karşılaşmışlar..

'Ne için geldiniz diye birbirlerine sormuşlardır' mutlaka..

Akın Özgün de orada eşi Gülfer Özgün de..

Bir de ne görsünler, hepsi de aynı kişiden yani Gülfer Özgün'den vekalet almak için gelmemiş mi?..

Bu kadar tesadüf olur yani..

1531, 1532, 1533 yevmiye noları ile sıraya girip, vekaletnameleri almışlar..

Bu ilginç tesadüf iki gün sonra daha da ilginçleşmiş..

Yeşilkent Belediyesi eski Başkanı Mustafa Yılmaz'ın oğlu da ben de ortak olmak istiyorum demiş olacak ki, Akın Özgün'den vekalet aldığı yerleri satın almış.. 

Ama sonra ne yapmış, oradan imar geçmiş, yerler değerlenmiş, altın gibi kıymetli olmuş, Gökdelen Kule inşaatı başlamış o da 100 bin lirayı aşkın paraya aldığı yeri, yeniden akın Özgün'e daha düşük ücretle geri satmış.. 

Anlayacağınız 'daha önce gölgeler şeklinde olan' üst yönetim, bir anda arazideki 'hisselerini alırken', Gökdelen Kule7deki aile fotoğrafı, sonradan şirketin de kurulmasıyla tamamlanmış.. 

Büyükşehir'in ikinci ismi niye yok diye düşünmeyin.. 

Var elbette..

Ama o kulenin yapım işini üstlenen oğlu ile 'SOYADINI ÇAKTI' kule fotoğraf kütüğüne..

Yani sonuçta, ilginç bir ilişkiler zinciri var, o Büyükkolpınar'daki Gökdelen Kule'de..

Samsun bunları tartışmalı.. 

Yargı zaten bir yandan işini yapıyor ve kim haklı kim haksız ortaya koyacak.. 

Ama bu kadar tesadüf, öngörü 'yasal olabilir' gibi gözüküyor belki ama ETİK olmadığına şahsım adına kalıbımı basarım..

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.