loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7449
  • Euro 6.3531
  • GR ALTIN 270.97
  • ÇEYREK 443.03

  • 27 Eylül 2019, Cuma 10:00
REMZİKOZAL

REMZİ KOZAL

Samsunlular birlik olmalı

Samsunluların birlik ve beraberliği üzerine yazdığımız yazılar, başta İstanbul olmak üzere, ziyadesi ile ses getirdi. Hemen hemen her kesimden destek mesajları aldım ve almaya devam ediyorum. Adeta bir susamışlığı, bir kıvılcımı beklercesine çığ gibi kopup gelen bir büyük istek ile karşı karşıyayız. Bu isteğin, bu birlik-beraberlik beklentisinin karşısında hiç kimse tepkisiz kalamaz, kalmamalı da…

Mevzu Samsun ve Samsunluluk olunca

Mevzu Samsun ve Samsunluluk olunca, bir ve bütün olmanın önündeki diğer mevzular teferruattan ibaret kalır ki; kale alınmaya değmez. Samsun’da yaşayanlar için, belki Samsun ve Samsunluluk çok fazla öne çıkmaz, günlük yaşantılarında vurgulamak gereğini de duymazlar. Ancak, Samsun dışında yaşayanlar için, iş böyle değildir. Samsun, her an insanların burnunda tüter. Samsun dışında doğsalar bile; annelerinden, babalarından, yaşlılardan Samsun hatıralarını dinledikçe birer Samsun aşığı olarak yetişmektedirler.

Yaklaşık 500 bin Samsun nüfusuna kayıtlı Samsunlunun yaşadığı İstanbul; Samsun’dan sonra en fazla hemşehrimizin yaşadığı şehirdir. İstanbul Samsunlularındaki, Samsun ve Samsunluluk duygusu çok daha fazla ve yoğundur.  İşte bu duygu, Samsunluların İstanbul’da çok sayıda dernek, federasyon ve konfederasyon kurmalarıyla kendisini dışa vurmuştur. Bugün İstanbul’da iki yüzü aşkın Samsun derneği, onu aşkın federasyon ve bir de çatıyı oluşturan konfederasyon bulunmaktadır. Aynı şekilde başta Ankara ve Bursa olmak üzere İzmir, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Antalya, Yalova  gibi birçok ilde de derneklerimiz kurulmuş ve faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Sadef ve Samkon ana damar

İstanbul, Samsunluların ilk dernekleşmeye başladığı yerdir. 1975 yılında kurulan ilk dernekle birlikte yol almaya başlayan çalışmalar 1990’lı yılların özellikle ikinci yarısından sonra birlik olma çalışmaları ile yoğunluk kazanmıştır.  İstanbul Samsunluları ve Dernekleri Birliği platformu çatısı altında benim genel  başkanlığımda Erdal Aslan’ın başkan vekilliği ve Sezgin Gümüş’ün genel sekreterliğinde mayalanan birlik; 2004 yılında benim genel başkanlığımda SADEF- Samsun Dernekler Federasyonu adıyla resmiyete kavuşmuştur.

Sadef, Samsun dışındaki Samsunluların birlik ve beraberliğinin adresi, yükselişin ana damarı ve ilk göz ağrısı olmuştur. Daha sonra kurulan federasyonlarda ve bir araya gelerek kurulan konfederasyonda çok değerli ve önemli adımlar atmışlardır.  Bir anlamda Samsunlular Sadef ana damarı üzerinden gelişmiş ve kök salmıştır. Bugün, diğer federasyonlar da, bulundukları yer ve konumlarda, en az Sadef kadar değerli ve önemli hizmetler yapmaktadır.

Yıldızlaşmış isimler birleştirir

Sadef benim genel başkanlığımda kurulmuş ve sırasıyla Erdal ASLAN, Nevzat DUYAR, Müslüm ÇAMUROĞLU, H.Kaya AŞÇI, Yıldıray BAŞ  genel başkanlıklarında hizmet etmiş ve etmektedir.  Yine yapıların büyümesi, gelişmesi ile birlikte konfederasyon kurulması istişare edilmiş ve H.Kaya AŞÇI genel başkanlığında SAMKON-Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu kurulmuştur. Bugün Samkon, Sezgin Gümüş genel başkanlığında çalışmalarına devam etmektedir.

Ana damar üzerinden misyonu taşıyan; Remzi KOZAL, Erdal ASLAN, Nevzat DUYAR, Müslüm ÇAMUROĞLU, H.Kaya AŞÇI, Yıldıray BAŞ, Sezgin GÜMÜŞ,……. Devamla sonsuza kadar gidecektir, inşallah… Bu isimler sıradan isimler değildir. Çok önemli ve meşakkatli bir görevi yerine getirmiş ve getirmektedirler. Her biri birer yıldızdır ve asla ve asla hiç kimsenin ima yoluyla dahi olsa kendilerine kırıcı bir söz söyleme hakkı da yoktur, haddi de değildir.  Geçmiş geleceğimizdir.

Öncelikle İstanbul’da Samsunlular ve Samsunluluk adına bir sıkıntı, söylenecek bir son söz varsa; işte bu duayen, aksakallı, üstat, akil insanlar bir şekilde bu işe bir çözüm bulacaklardır/bulmalıdırlar/bulurlar. Eğer İstanbul’daki Samsunluların birliği ve beraberliği konusunda bir sıkıntı varsa ki; olduğu yönünde bir kanaat var. Her türlü kişisel ego ve beklentilerden arınarak bir araya gelip bu işi çözmek bu akil insanların boynunun borcudur ve bunu da yapacaklarına bütün samimiyetimle inanıyorum. Bu ilk adımda; Samsun ve Samsunluluk adına böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmaya hazırım. İstanbul’daki Samsunlular birlik olur, bütünleşirse; bu birlik Samsunluların olduğu her yerde de olumlu karşılık bulur ve Samsunluların hayrına,  yükselişine zemin oluşturur.  


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Hayrettin Özbay Hayrettin Özbay 27.09.2019 19:43

Sayın Remzi kozal 1992 yılından önce istanbulda kaç dernek vardı?1992 yılından önce saydığın o isimler nerede idi.İstanbulda Samsunluların var olma mücadesi 1992 yılında Beykozda Samsun aşığı 30 arkadaşın bir araya gelip kurduğu Beykoz Samsunlular derneği değilmi İstanbulda Samsun ataşini yakan devamında Esenlerde Ayazağında beşyüz evlerde Ümraniyed3 Kartalda Pendikte Kağıthanede dernekler kurulup Samsun dernekler birliği olarak bir araya gelmedikmi? Bu birlikteliği bir araya getirmek için Mecidiyeköy kültür merkezinde degalarca yapılan toplantılarda saydığın bu isimler aramiza katılmadımı bu saydığın isimlerden hangisi İstanbulda hangi derneği kurmuş ? Samsunlular birliğinin ilk kurucu başkanı toparlayıcı olsun diye 80 yaşında şerefettin beyi yapmadıkmı 2.ci dönemde Ümit gürcan beyi seçmedikmi hiç bir makam ve mevki peşinde koşmayan sadece Samsun sevdası adına cefalar çeken yukarıda isimleri yazılı dernek başkanları Mehmet Cantürk.Rıdvan Akan.Cemil keleş Niyazi yavuz.Mustafa güler.Burhan sağlam.Şefik özdemir.Tuzladaki dernek başkanları Mehmet Öz ve burada isimlerini yazamadığım bu başkanların yönetim kurulunda öz veriyle görev yapan isimsiz kahramanlarının hakkını nasıl inkar ederek böyle bir yazı yazmanızı esefle karşılıyorum

süleyman kartal süleyman kartal 28.09.2019 14:23

Hayrettin ozbayin dedikleri doğru haklı. Acizane o dönemlerde bende konuya dahildim. Burda başarıyı paylasamama durumu yok. Sahiplenmek istenen başarı varsa tartışılır. Acı olan siyasette meslek odalarında derneklerde sendikalarda vs. Yerlerde merkezi göğe çıkarıp tepeden kendine yer açma kolaylıkları. Bu sözüm asla remzi kozala değil. Mesela bi günde Bu kadar büyük cami yakın yüzlerce öğrenciye burs vermesi yetmez binlerce olmalı bu sayı diye tartışalım. Birlik olmayalım diye dolaşan kimseye rastlamadım. Bu gönüllülük işleri samimiyetle yol alır. Kurumsallasmakla kalıcı olur. Bunu başaracak insan gücüne sahibiz. Milletolarakta kendimize hayranligimizi aanlatma yerine mesleklerimizi üretimimiz i nasıl geliştirebilirizi de konusalim yıllardır bu camiadan kopmamış arkadaşlarımdan selamlar saygılar.

yukarı çık