Yeni Parti Lideri Özgür Özel, önceki akşam Halk TV'deydi.
Özel, Yeni Parti Genel Başkanı olarak televizyondaki ilk canlı yayın röportajına, "Yasakları yasaklayacağız." diyerek başladı.
Bizim kuşaktakiler ve dahi önceki kuşaktakiler, özellikle darbe dönemlerinde yolları kesmiş askerlerden "Yassah hemşerim." şeklindeki uyarıyı sıklıkla dinlemiştir.
Bir dönem neredeyse her yer ve her şey yasaktı.
Kılık kıyafet zorunluluğu gibi mesela.
Metin Akpınar ve rahmetli Zeki Alasya, 40 yıl kadar önce Devekuşu Kabare'de Kandemir Konduk'un yazdığı "Yasaklar" adlı oyunu sahnelediklerinde hepimiz kahkahaya boğulmuştuk. Ama bir o kadar da, "Bu kadar yasak neden?" diye düşünmüştük.
AK Parti kurulurken "3Y Vaadini" açıklamıştı.
3Y; "Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklar"la mücadeleyi ifade ediyordu.
Okullara başörtüsüyle girilmesine dair yasaklar kalktı mesela.
Üniversite kapılarında başörtüsü için "Yasak" kelimesini işitmez olduk ama başka yasaklar geldi.
Anayasamızın 34. maddesindeki, "Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir." şeklindeki hükümle bu hak güvence altına alınmasına rağmen, 2911 sayılı Kanun uyarınca toplantı, gösteri ve yürüyüş düzenleyeceklerin 48 saat önceden valiliklere veya kaymakamlıklara bildirimde bulunma zorunluluğu nedeniyle uygulamada önemli ölçüde kısıtlamalar ortaya çıktı.
Oysa yasa, izin almak için çıkarılmamıştı. "Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapacağız; bu nedenle saldırılara karşı bizi koruyun." demek için çıkarılmıştı. Ancak uygulamada çoğu zaman "güvenlik" gerekçesiyle yasaklama aracı haline geldi.
"Yolsuzluk tarihe karıştı mı peki?" diye sorarsanız, ona da "Evet." diyemem.
Yoksulluk ise ülkemizde yaklaşık 17 milyon kişinin açlık sınırının altında bir gelirle yaşamak zorunda kalması nedeniyle, AK Parti'nin 3Y ile mücadelede tam anlamıyla başarılı olduğunu söylemeyi zorlaştırıyor.
Özgür Özel'in Yeni Parti Lideri olarak katıldığı ilk TV programına "Yasakları yasaklayacağız." sözleriyle başlamasını bu nedenle önemsiyorum.
Yeni Parti, Özgür Özel'in CHP Genel Başkanlığı görevinden bir mahkeme kararına dayanılarak polis zoruyla uzaklaştırılmasının ardından kuruldu, biliyorsunuz.
Yeni Parti adı da sokakta arkasında yürüyenlerin, "Yeni Parti kur, arkandayız." sloganlarından doğmuş oldu.
Yeni Parti, iktidarın politikalarından memnun olmayan muhalif seçmenler için yeni bir yol açabilecek mi, bunu zaman gösterecek elbette.
Ve fakat...
Özgür Özel'in sokakta yürürken ya da bir bankın üzerinde konuşurken etrafında oluşan kalabalıkları gördüğümüzde bunun olabileceğine dair ilk işaretleri aldığımız söylenebilir. Ancak siyaset uzun mesafe koşusudur.
Yorulmadan ve hata yapmadan ipi göğüslemek gerekir.
Özel'in, "Ben yatılı okulda büyüdüm, dayaktan yılmam." diyerek bu uzun soluklu siyasi koşuda hedefe ulaşacağına dair inancını paylaşması, peşinden yürüyenlere umut aşılaması bakımından önemlidir.
Çünkü siyaset, sorunlara çözüm üretmenin en temel aracıdır.
Yeni Parti'nin CHP ile ilişkisi bundan sonra nasıl olacak sorusuna cevap aramanın artık çok da anlamı olmayacaktır. Nitekim Özel de bununla fazla ilgilenmeyeceğini söyledi.
Özgür Özel, TV programında CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar konusunda arkadaşlarına sahip çıkmaya devam edeceklerini söylemeyi ihmal etmedi. Ancak önümüzdeki süreçte ülkenin temel sorunlarıyla da ilgileneceklerini ifade etti.
"Yasakları yasaklayacağız." demesi ne kadar önemliyse, esnafın kredi borçlarındaki faizlerin silinmesini dile getirmesi de o kadar önemliydi.
Ancak Özel, o TV programında asgari ücretin artırılmasından emekli maaşları ve emekli ikramiyelerinin yükseltilmesine kadar uzanan vaatlerini sıralamayı da ihmal etmedi.
AK Parti, 3Y söylemiyle iktidara yürümüştü.
Peki, Özel'in Yeni Parti'si de "yasakları yasaklayacağız" vaadiyle ilk seçimde ipi en önde göğüsleyebilecek mi?
Bu sorunun cevabını millet olarak önümüze konulacak sandıkta öğreneceğiz elbette