SON DAKİKA
01:30 Hürmüz Boğazı'nda savaş çanları: ABD ordusu İran'a giden gemiyi füzeyle vurdu 00:52 Aziz Yıldırım müjdeyi verdi! Prensipte anlaştık 00:32 Rusya: Ukrayna nükleer santrali kamikaze İHA ile vurdu! 00:09 Otobanda can pazarı: 4 araç birbirine girdi, ölüler var 23:48 Çin'den korkutan uyarı: Küresel nükleer çatışma riski artıyor 23:17 Yok böyle bir final Şampiyonlar Ligini kazanan takımı penaltılar belirledi 22:16 TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'ndan zehir zemberek sözler: Türkiye yabancı çöplüğü değil! 22:00 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına yanıt 21:53 CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ Ankara'da: Özgür Özel'in yanındayız 21:53 Özgür Özel'den İsmet İnönü'nün kabri başında dikkat çeken açıklama 21:47 Köpeğe çarpmamak isterken şarampole uçtu 21:35 Bolu'da iki ayrı trafik kazası: 10 yaralı 21:30 Milyonlarca meme kanseri hastasını kemoterapiden kurtarabilir 21:27 Özgür Özel'den kurultay çağrısı 21:08 Bayram günü kahreden haber: 9 saat arayla cansız bedenleri bulundu 20:57 Özgür Özel’in Ankara'daki mitingine Samsun'dan katılan oldu mu? Samsun Milletvekili Murat Çan neden katılmadı? Jet açıklama geldi... 20:33 Samsun'un gururu dünya sahnesinde: OMÜ, NAFSA 2026 Fuarı'na damga vurdu! 20:21 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na FETÖ tepkisi! İftiraları şimdi kendisi sahipleniyor 20:08 Bayram dönüşü dehşet! Tartıştığı sürücüyü darbetti 19:51 Samsun'da satılık arsa! Asarcık Belediyesi'nden milyonluk satış...
Yine Temmuz ve Yine Yüreğim Ağzımda

Yine Temmuz ve Yine Yüreğim Ağzımda

Hazır

Giriş: 08.07.2025 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 19:13
Temmuz ve Ağustos aylarında yüreğim ağzımda gezerim. Çünkü Samsunluyum. Bu şehirde rahat ve huzur içinde yaşamamız için yapılması gerekenler nedense hep ihmal ediliyor. Her yıl Temmuz ve Ağus...

Temmuz ve Ağustos aylarında yüreğim ağzımda gezerim.

Çünkü Samsunluyum.

Bu şehirde rahat ve huzur içinde yaşamamız için yapılması gerekenler nedense hep ihmal ediliyor.

Her yıl Temmuz ve Ağustos ayları geldiğinde yağış miktarı da artar ve ''Sel denilen'' felaketle yüzleşiriz.

Yağışlara bağlı olarak aynı zamanda heyelan tehlikesiyle de yaşarız.

Geçen hafta yine iki ün süreyle yağış aldı şehrimiz.

Ve yine ben yüreğim ağzında bekledim sabahın olmasını.

Çok şükür korkulan olmadı bu defa.

Su taşkını oluşmadı ve sel meydana gelmedi yani.

Ve fakat.

Bu durum, Samsun'da bir daha sel gibi bir felaketin olmayacağı anlamına gelmiyor elbette.

Sel olmadı ama Atakum'da, istinat duvarlarının yıkılması, toprak kayması gibi bir felaketin habercisiydi sanki.

Sahilde kurulmuş güzel bir şehiriz.

Ve fakat.

Deniz kıyısındaki şehre yağan yağmur suyunu denizle buluşturamamak gibi bir durumu yaşıyoruz.

Akıl alacak gibi değil ama oluyor maalesef.

Bizim kuşağın Samsunluları, 35 yıl kadar önce sel suları, Ağabali caddesini doldururken, otomobilleri sürükleyip, ev ve iş yerlerini su bastığında oluşan görüntüyü hafızlarında tutuyordur hala.

Ben unutmam mesela.

Samsun belediyesi, o görüntü sonrası, kanalizasyon denen yapıyı hatırlamıştı.

Zamanın Belediye Başkanı Rahmetli Muzaffer Önder alt yapı çalışmaları başlatmıştı ama ''Paraları yeraltına gömdü'' gibi suçlamalara muhatap olmuştu.

Şaşırdınız değil mi?

Şaşırmayın, çünkü Samsun’da yaşadığınızı unutmayın.

Ağabali’de başlayan kanalizasyon çalışmalarıyla şehir halkı,  bir süreliğine sel korkusunu askıya almıştı ama Yusuf Ziya Yılmaz döneminde sahil yolu ve tramvay hattı inşa edilirken, şehrin yağmur sularını denizle buluşturacak kanalların önü kapanınca, o korkuyu yeniden yaşamak gibi bir durumla yeniden yüzleşmişti.

2012 yılında 3 Temmuz'u, 4 Temmuz'a bağlayan o gece yağan şiddetli yağmur sonucu oluşan sel felaketinde, aralarında babacığıyla bir kapıcı dairesinde boğulan Bedirhan'la birlikte 13 kişi can vermişti.

Daha sonraları da tekrarlayan su taşkınlarının oluşturduğu sel felaketinde can kayıplarımız oldu.

Beşeriz biliyorsunuz.

Beşeri zaaflarımızdan biri de çabuk unutmaktır.

13 yıl önceki o sel felaketinde denize sürüklenen araç içinde bir ailenin yok olduğu noktadaki bir benzin istasyonunun araç yıkama ünitesinde 70 gün kadar önce oluşan heyelanda otomobilini yıkayan bir baba ve iki kız evladı dağdan kopan kaya parçalarının altında can vermişlerdi.

Samsun coğrafi konumu bakımdan bol yağış alan bir bölgede çok şükür!

''Çok şükür diyorum'' zira Allah'ın Rahmet'i olarak bildiğimiz yağmur suyu öldürmez çünkü.

Su taşkını ve sonucunda oluşan sel suyu doğaya ve insanlara zarar verir.

Su taşkınının oluşmasını önlemek de, günümüzde bilimsel tekniklerle çok kolay artık.

Yeter ki, ''Yüzyılın yağışı miktarıydı'' gibi çağdışı gerekçeler uydurmak yerine bilimsel verilere uyularak şehirlerin altyapısı sağlamlaştırılsın.

Samsun'un bir sel ve heyelan gerçeği var yani.

Bunu unutmayalım ve ona göre hareket edelim.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap