SON DAKİKA
01:30 Hürmüz Boğazı'nda savaş çanları: ABD ordusu İran'a giden gemiyi füzeyle vurdu 00:52 Aziz Yıldırım müjdeyi verdi! Prensipte anlaştık 00:32 Rusya: Ukrayna nükleer santrali kamikaze İHA ile vurdu! 00:09 Otobanda can pazarı: 4 araç birbirine girdi, ölüler var 23:48 Çin'den korkutan uyarı: Küresel nükleer çatışma riski artıyor 23:17 Yok böyle bir final Şampiyonlar Ligini kazanan takımı penaltılar belirledi 22:16 TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'ndan zehir zemberek sözler: Türkiye yabancı çöplüğü değil! 22:00 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına yanıt 21:53 CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ Ankara'da: Özgür Özel'in yanındayız 21:53 Özgür Özel'den İsmet İnönü'nün kabri başında dikkat çeken açıklama 21:47 Köpeğe çarpmamak isterken şarampole uçtu 21:35 Bolu'da iki ayrı trafik kazası: 10 yaralı 21:30 Milyonlarca meme kanseri hastasını kemoterapiden kurtarabilir 21:27 Özgür Özel'den kurultay çağrısı 21:08 Bayram günü kahreden haber: 9 saat arayla cansız bedenleri bulundu 20:57 Özgür Özel’in Ankara'daki mitingine Samsun'dan katılan oldu mu? Samsun Milletvekili Murat Çan neden katılmadı? Jet açıklama geldi... 20:33 Samsun'un gururu dünya sahnesinde: OMÜ, NAFSA 2026 Fuarı'na damga vurdu! 20:21 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na FETÖ tepkisi! İftiraları şimdi kendisi sahipleniyor 20:08 Bayram dönüşü dehşet! Tartıştığı sürücüyü darbetti 19:51 Samsun'da satılık arsa! Asarcık Belediyesi'nden milyonluk satış...
'Bizim Yunus' Hümanist Miydi?

'Bizim Yunus' Hümanist Miydi?

Hazır

Giriş: 15.10.2025 10:00 Güncelleme: 15.10.2025 10:00
Hümanizm; mücerret bir insan sevgisini esas alan görüş, kısaca insaniyetçilik olarak tanımlanmaktadır. Bu akım feodalizme ve orta çağın Hıristiyanlık anlayışına karşı burjuva ideolojisinin bir öğesi o...

Hümanizm; mücerret bir insan sevgisini esas alan görüş, kısaca insaniyetçilik olarak tanımlanmaktadır. Bu akım feodalizme ve orta çağın Hıristiyanlık anlayışına karşı burjuva ideolojisinin bir öğesi olarak Rönesans döneminin seçik bir ideolojik hareketi olarak gelişme göstermiştir. Hümanizm, maddeci görüşlerle yakından ilişkili olmuş, bireyin özgürlüğünü ilan etmiş, insanın dünyevi ihtiyaçlarını karşılama ve bunlardan zevk alma düşüncesini savunmuştur.

Hümanistlerle Yunus Emre arasında insana bakışları, insanı yüceltmeleri ve insana saygıyı esas almaları gibi bazı hususlarda bir benzerlik varmış gibi gözükse de Hümanistler insana insan olduğu için, Yunus Emre ise ona Allah’ın bir eseri olduğu için değer verir. O bir şiirinde:

“Elif okuduk ötürü, pazar eyledik götürü,

Yaratılmışı severiz yaratandan ötürü.” 

diyerek bu sevginin kaynağını zaten belirtmektedir.

Yunus, hümanistler gibi mensup olduğu inanç dairesine tepki gösteren biri olarak değil, bilakis ilhamını kendi inancından alan bir geleneğin temsilcisi olarak öne çıkmıştır. O bir hükümdar değildir ama bir taht sahibidir. O’nun tahtı ve sevgisi gönüllerdedir. “Hiçbir yere sığmadım, ancak mümin kulumun gönlüne sığdım” şeklindeki ilahi mesaj ona bu konuda yol gösterici olmuştur:

“Gönül Çalab’ın tahtı        

Çalab gönüle baktı

İki cihan bedbahtı

Kim gönül yıkar ise”

Yunus’un felsefesinin temelinde, Hz. Muhammet’in “Zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız; nefret ettirmeyiniz, müjdeleyiniz” hadis-i şerifi yatmaktadır:

“Gelin tanış olalım

İşi kolay kılalım

Sevelim sevilelim

Bu dünya kimseye kalmaz” sözü bunun en güzel delilidir.

Aydınlar katında Mevlâna ne ise halk katında da Yunus Emre odur ve kavgayı hiç sevmeyen Yunus, Anadolu’nun o kavgalı günlerinden hep rahatsız olmuştur:

“Ben gelmedim kavga için

Benim işim sevgi için

Hakkın evi gönüllerdir

Gönüller yapmaya geldim”

Yunus tasavvuf ehlidir. Tasavvufta kesretten vahdete (çokluktan birliğe) gidiş vardır. Oysa Hümanizm felsefî bir doktrindir ve vahdeti değil kesreti esas alır. Yunus, insanı Allah için sever ve ona Allah için buğuz eder. Dünya ve ahiret mutluluğunu düşünür ve bunun için çalışır. Hümanizm’de ise yalnızca dünya hayatı ve dünyevî mutluluk mevcuttur. Yani Yunus’un şiirlerinde mistisizm esas iken, Hümanizm’de profan (din dışı) bir yaklaşım söz konusudur.

Tasavvufta nefsi dizginlemek için çile çekmek vardır, uzlet vardır, halvet vardır. Hümanizma bu tür şeyleri zaten reddetmektedir. Oysa bunlar Yunus’un hayat tarzıdır. Yoksa biz onun, Tabduk’un tekkesine otuz yıl hizmet ettiğini ve odunun bile eğrisini bu tekkeye layık görmediğini inkâr mı edeceğiz?

Yunus’un aşkı ilahî bir aşktır. Eğer onu maddi ve dünyevi bir aşka değişirseniz Yunus hümanist olur. Yunus’un beslendiği kaynak Türk-İslam tasavvufudur. Onu, çıkışı Türk ve İslam olmayan batı kaynaklı bir felsefî düşünceye mal etmek ona yapılacak en büyük haksızlık olur düşüncesindeyiz.  Yunus Emre’yi tanıtacağız ve yaşatacağız diyerek, onu bize ait olmayan bir kültürün içerisinde yozlaştırmamalıyız.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap