Toplumumuzda en önemli unsurlardan biri, insanı diğer canlılardan ayıran en önemli davranış biçimi edeptir. Edep, güzel terbiye, güzel ahlak, haya, nezaket, zariflik demektir. Edep hiçbir hırsızın çalamayacağı güzel bir mücevherdir.
Edep, aynı zamanda haddini bilmek demektir. Ailede, işte, toplumda herkesin bir haddi vardır. Bütün sorunlar haddi aşınca başlar.
Şekilcilik, taklitçilik, özenti gibi iğreti tutumlar kişilik zaafının, karakter sorunun kendini en kolay ve en yaygın biçimde gösterdiği alanlar. Modernlik de gelenek de şekilcilikten, taklitçilikten kendini kurtaramıyor. Şapka ve heykel ile modernlik, sarık ve cübbeyle gelenek inşa edilecek sanılıyor.
Günümüzde ne âdap kaldı ne edep. Hal böyle olunca bu kavramlar da ortadan kalktı. Birileri bunları hatırlatmaya kalkarsa çok geri kafalı(!) oluverir. Belki de bu yüzden kimse kimseye edepli olmayı hatırlatmıyor. Hele bir de çokbilmiş yaygaracıların; “Milletin edebi adabı senden mi soruluyor? Sen ne karışıyorsun? İsteyen istediğini yapar, söyler, giyer, sana ne!” azarlamaları yok mu? Bir de bu tiplere baktığınızda çokbilmiş, tahsilli, çağdaş görünümlü insanlardır. Bu yüzden seni ezmeye, hor görmeye, aşağılamaya çok müsait kişilerdir.
Yunus Emre, “Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep, dediler ilim geride, illa edep illa edep” sözüyle edebin önemini vurgulamıştır.
Mevlana, “Eğer adem oğlunun edebi yoksa adem değildir. İnsan ile hayvan arasındaki fark edeptir.’’
Hırsıza hırsız, yolsuza yolsuz, çulsuza çulsuz, zekâsını ölçmeden birine aptal, salak, geri zekâlı diyebilirsiniz ama edepsizin birine asla edepsiz diyemezsiniz. Çünkü bir kısım aydın, özgürlükçü ve beynelmilelciler sizi aforoz edip toplumsal bir linç girişimine tabi tutabilir. Buna mukabil sana kimse sahip çıkmaz.
Ahlak ve maneviyatta öncü insanlardan bile güçlü bir ses duyamazsınız ne yazık ki. Onlar da linçe uğramaktan çekinirler. Çünkü edepsiz olmak özgürlük ifadesiyken siz edepsize, “Edepsiz!” diyemezsiniz.
İnançlarımıza, gelenek ve göreneklerimize sahip çıkmak, milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, kardeşçe, özgür yasamak istiyorsak, öncelikle birbirimize karşı saygı, sevgi, hoşgörümüzü pekiştirmeliyiz. Bunun için edepli olmamız gerektiğini asla unutmamalıyız. Bunca ahlaksızlık, yolsuzluk, saygısızlık, başıbozukluk, karşısında söylenecek tek söz,
“Edep ya Hu!”
Ne yazık ki günümüzde edep, vitrinlerden, ekranlardan, sosyal mecralardan uzaklaştırıldı.
Yerine gösteriş, hoyratlık, kabalık, bencillik konuldu.
Herkesin birbirine rahatça hakaret ettiği, küçümsediği, hatta alenen iftira attığı bir çağda yaşıyoruz. Edepsizlik, özgürlük kisvesi altında meşrulaştırılıyor. Kimse kimseyi dinlemiyor, anlamaya çalışmıyor.
Eskiden edepsizlik ayıptı, şimdi ise "doğruyu söylüyor" diye alkışlanıyor. Ulusal TV kanallarının gündüz kuşağı yayınlarındaki o rezillikler nedir? Aile içi şiddet ve ahlaksızlıklar, yakın akrabalar arasındaki tüm rezil ilişkiler, tüm ayrıntılarıyla ve de günlerce neden yayınlanır?
Diziler mi? Fitne fücurda, ahlaksızlıkta kanallar birbiriyle yarışıyor.
EDEP YAHU!
İradeden çıkmış gençler, özgürlüğünde hapis gençler, kalabalıkta yapayalnız gençler, büyüğüne saygısız ve küçümseyen gençler, arkadaşlık kavramını bilmeyen gençler.
Hayatın içine çevre faktörü ve birçok etkende dahil olunca sonuç gözümüzün şahit olduğu, kulağımızın işittiği, kalbimizin paramparça olduğu edepsizlik listesi uzar gider.
Nede güzel söylemiş mübarek insan “EDEP YAHU!”
Sevgi ve Saygılarımla.
ALLAH (C.C) Yar ve yardımcımız olsun.