SON DAKİKA
01:30 Hürmüz Boğazı'nda savaş çanları: ABD ordusu İran'a giden gemiyi füzeyle vurdu 00:52 Aziz Yıldırım müjdeyi verdi! Prensipte anlaştık 00:32 Rusya: Ukrayna nükleer santrali kamikaze İHA ile vurdu! 00:09 Otobanda can pazarı: 4 araç birbirine girdi, ölüler var 23:48 Çin'den korkutan uyarı: Küresel nükleer çatışma riski artıyor 23:17 Yok böyle bir final Şampiyonlar Ligini kazanan takımı penaltılar belirledi 22:16 TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'ndan zehir zemberek sözler: Türkiye yabancı çöplüğü değil! 22:00 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına yanıt 21:53 CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ Ankara'da: Özgür Özel'in yanındayız 21:53 Özgür Özel'den İsmet İnönü'nün kabri başında dikkat çeken açıklama 21:47 Köpeğe çarpmamak isterken şarampole uçtu 21:35 Bolu'da iki ayrı trafik kazası: 10 yaralı 21:30 Milyonlarca meme kanseri hastasını kemoterapiden kurtarabilir 21:27 Özgür Özel'den kurultay çağrısı 21:08 Bayram günü kahreden haber: 9 saat arayla cansız bedenleri bulundu 20:57 Özgür Özel’in Ankara'daki mitingine Samsun'dan katılan oldu mu? Samsun Milletvekili Murat Çan neden katılmadı? Jet açıklama geldi... 20:33 Samsun'un gururu dünya sahnesinde: OMÜ, NAFSA 2026 Fuarı'na damga vurdu! 20:21 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na FETÖ tepkisi! İftiraları şimdi kendisi sahipleniyor 20:08 Bayram dönüşü dehşet! Tartıştığı sürücüyü darbetti 19:51 Samsun'da satılık arsa! Asarcık Belediyesi'nden milyonluk satış...
Hoşgörünün Yunusçası

Hoşgörünün Yunusçası

Hazır

Giriş: 08.10.2025 10:00 Güncelleme: 08.10.2025 10:00
Toplumların mutlu ve huzurlu olabilmeleri için ihtiyaç duydukları en önemli hususlardan biri de hoşgörüdür. Madem sosyal hayatın içerisinde yaşamaya mecburuz, madem toplumun bütün bireyleri aynı şekil...

Toplumların mutlu ve huzurlu olabilmeleri için ihtiyaç duydukları en önemli hususlardan biri de hoşgörüdür. Madem sosyal hayatın içerisinde yaşamaya mecburuz, madem toplumun bütün bireyleri aynı şekilde düşünmüyor, hem madem demokrasi var ve demokrasiler de hoşgörüyü öngörüyor; öyleyse hoşgörülü olmak, birbirimizi dinlemek, birbirimizi anlamak ve birbirimize tahammül etmek zorundayız. Zaten birbirini anlayabilmiş, sevebilmiş ve sorunlarını karşılıklı anlayış içerisinde çözebilmiş insanlar mutlu insanlardır ve bu insanlar mutlu toplumları oluşturur. Toplumlar mutlu ve huzurlu olunca üretim artar; üretim de zenginlik ve refah getirir. 

Milletimiz geçmişte pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da Batı’ya örnek olmuştur. Batılı hoşgörüyü hayal ederken vakarlı Anadolu insanı hoşgörüyü yaşamıştır. Büyük fetihlerden sonra bile Hıristiyanların kilisesine, Musevilerin sinagoguna dokunulmamış; Hırvat, Sırp, Yunan, Bulgar ve Ermeniler üzerinde soykırım ve asimile hareketlerine girişilmemiştir. Bu milletlere mensup insanların kültür, dil ve inançlarını özgürce yaşamaları sağlanmış, böylece dünyaya insanlık dersi verilmiştir.

Bir kişiyi değerlendirirken, o kişinin bir hareketini sorgularken yaşadığı döneme ve dönemin şartlarına çok iyi bakmak gerekir. Yunus Emre’nin yaşadığı dönem (13. yüzyıl) Anadolu’nun buhranlar ve iç çekişmeler içerisinde olduğu bir dönemdir. Aynı dönemde Anadolu’da mezhep kavgaları ve beylikler arası mücadeleler baş göstermekteydi. Yine bu dönemde Moğol istilası Anadolu’yu kasıp kavuruyordu. İşte Yunus böyle bir zamanda insanlara ümit aşılamış, onları barışa, hoşgörülü olmaya ve uzlaşmaya davet etmiş: böylece tarihi bir görevi de yerine getirmiştir.

Yunus bir hükümdar değildir, ama bir taht sahibidir. O’nun taht ve sevgisi gönüllerdedir. Ömrü boyunca gönül yıkmamaya gayret göstermiş ve insanların gönlüne girmeye çalışmıştır. O’na göre asıl olan gönüldür ve Allah da gönüllerdedir:

Gönül Çalab’ın tahtı

Çalab gönüle baktı

İki cihan bedbahtı

Kim gönül yıkar ise.

Yunus her zaman tutarlı olabilecek sözleriyle tüm insanlara sevgiyi, hoşgörüyü tavsiye eder. Bütün insanların (özellikle Anadolu insanının) bir ve kardeş olduğunu; çünkü yaratanın bir olduğunu vurgular: 

Elif okuduk ötürü

Pazar eyledik götürü

Yaratılmışı hoş görürüz

Yaratandan ötürü.

……………………..

Adımız miskindir bizim

Düşmanımız kindir bizim

Biz kimseye kin tutmayız

Kamu âlem birdir bize.

Aydınlar katında Mevlâna, halk katında Yunus, yüzyıllarca sevgi ve hoşgörüyü besleyen iki kaynak olmuştur. Kavgayı hiç sevmeyen Yunus, Anadolu’nun o kavgalı günlerinden hep rahatsız olmuş ve kendisinin kavga değil gönül adamı olduğunu belirtmiştir:

Ben gelmedim kavga için

Benim işim sevgi için

Hakkın evi gönüllerdir

Gönüller yapmaya geldim.

Şunu da belirtmek isterim ki, Allah her vesile ile kulunu affediyor ve yüce dinimiz affetmeyi tavsiye ediyor. Biz de elbette buna uygun hareket etmeliyiz. Birbirimizi sevmeye, anlamaya, hoş görmeye, helalleşmeye ve affetmeye o kadar ihtiyacımız var ki. Eğer Türkiye’nin 21. yüzyılda önder ve lider bir ülke olmasını arzuluyorsak önceliğimiz Yunus’un misyonunu dikkate almak olmalıdır.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap