İklim uzmanından korkutan açıklama: Süper El Nino etkisi kapıda

İklim uzmanından korkutan açıklama: Süper El Nino etkisi kapıda

Hazır

Giriş: 24.05.2026 14:32 Güncelleme: 31.05.2026 10:16
Küresel ısınmayla birleşen Süper El Nino etkisiyle Türkiye'de aşırı sıcaklık rekorları, kuraklık, orman yangınları ve ani sel olayları kapıda.

Küresel iklim değişikliği ve dünya genelindeki atmosferik sirkülasyon değişimleri, Türkiye'yi önümüzdeki dönemde alışılmışın dışında hava koşullarıyla karşı karşıya bırakmaya hazırlanıyor.

İklim uzmanlarının paylaştığı son verilere göre, bu yaz mevsiminde Türkiye genelinde stabil hava şartları yerine; rekor seviyelere ulaşacak aşırı sıcakların, tarımsal üretimi tehdit eden kuraklığın ve aniden gelişen kısa süreli ekstrem meteorolojik hadiselerin öne çıktığı zorlu bir periyot yaşanacak.

PASİFİK'TEKİ DENİZ SICAKLIĞI ATMOSFERİ DEĞİŞTİRİYOR

İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, Büyük Okyanus'un (Pasifik) orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının mevsim normallerinin çok üzerinde yükselmesiyle tetiklenen doğal iklim olayını "El Nino" olarak tanımladı. Bu durumun atmosferdeki rüzgar sistemlerini ve küresel yağış düzenlerini kökten değiştirdiğini belirten Tağıl, El Nino'nun Türkiye'ye doğrudan bir sınırı bulunmadığını ancak küresel atmosferik sirkülasyonu manipüle ederek dolaylı yoldan çok sert sonuçlar doğurabileceğini bildirdi.

Geçmiş yıllarda yaşanan büyük anomalilere dikkat çeken Tağıl, 1997-1998, 2015-2016 ve 2023-2024 yıllarında görülen güçlü El Nino dönemlerinde dünya genelinde ve Türkiye'de kuraklık ile orman yangını frekanslarında ciddi artışlar kaydedildiğini anımsattı.

STABİL BİR YAZ DEĞİL YANGIN VE ANİ SEL DÖNEMİ

Önümüzdeki aylarda etkisini hissettirecek "Süper El Nino" evresinin sıra dışı ve yıkıcı hava olaylarını tetikleyeceğini dile getiren Prof. Dr. Şermin Tağıl, yaz mevsimine dair projeksiyonlarını şu sözlerle aktardı:

"Yaz mevsiminin stabil bir yaz olarak değil, zaman zaman sıcaklıklerin yüksek olduğu, kuraklığın şiddetli olduğu, yangın frekansının yüksek olduğu bir yaz olarak gerçekleşeceğini öngörüyoruz ama aynı zamanda da kısa süreli ekstrem hava olaylarıyla da bu dönemin zaman zaman parçalanacağını öngörebiliriz."

Özellikle yaz aylarının bitişiyle birlikte denizlerde biriken devasa ısı enerjisinin büyük risk barındırdığını vurgulayan Tağıl, "Özellikle yaz sonunda, yaz boyunca biriken deniz yüzeyi sıcaklıkları ile Akdeniz ve Karadeniz'de gözlemlediğimiz ortalamanın üzerindeki sıcaklıklar, sonbahar mevsiminde kuzeyden sokulacak soğuk hava kütleleriyle birleştiğinde, fırtınalar, kuvvetli sağanaklar ve yer yer Akdeniz'e özgü tropikal benzeri fırtına olan medicane olayları için uygun koşullar oluşturabilir. Bu durumun özellikle Doğu Akdeniz'de etkili olabileceği öngörülmektedir." ifadelerini kullandı.

2026 VE 2027 YILLARINDA YENİ REKORLAR GELEBİLİR

Süper El Nino adı verilen bu güçlü fazın etkilerinin sadece bu yılla sınırlı kalmayacağını, önümüzdeki yılı da içine alacak şekilde uzun bir döneme yayılacağını belirten Tağıl, sıcaklık grafiklerinin yükselmeye devam edeceğini söyledi. Gelecek yıllara dair tahminlerini paylaşan Tağıl, şöyle devam etti:

"2026-2027 döneminde sonbahar mevsiminin daha sıcak ve mevsim normallerinin üzerinde geçeceğini öngörüyoruz ancak ortalamaların üzerindeki bu sıcaklıklara ekstrem hava olaylarının da eşlik etmesi bekleniyor. Özellikle orman yangınları ve sel olaylarının daha sık yaşanabileceği bir dönem öngörüyoruz, hatta 2026 yazında ve 2027 boyunca yeni sıcaklık rekorlarının kırılması da olası görünüyor."

BÖLGESEL AFET RİSKLERİ VE STRATEJİK HAZIRLIK ÇAĞRISI

Meteorolojik modeller incelendiğinde Türkiye'nin farklı bölgelerinin farklı afet türleriyle sınanacağını ifade eden Prof. Dr. Tağıl; Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde hidrolojik ve tarımsal kuraklık riskinin maksimum seviyeye çıkacağını, Karadeniz Bölgesi'nde ise ani deniz buharlaşmalarına bağlı şiddetli sağanak yağış ile lokal sel felaketlerinin ön plana çıkacağını kaydetti.

Bu sürecin sadece günlük bir hava tahmini ya da meteorolojik bir gelişme olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizen Tağıl, durumun; enerji arz güvenliği, tarımsal üretim planlaması, içme ve kullanma suyu yönetimi gibi hayati alanları doğrudan etkileyeceğini belirtti. Uzmanlar, kuraklık ve yangın gibi afet risklerine karşı erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve su kaynaklarının korunması noktasında acil stratejik önlemlerin alınması gerektiği çağrısında bulunuyor.

 

Anadolu Ajansı

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap