Paylaş

Masum değiliz hiç birimiz

Atakum’da sebep olunan rezaleti ve o rezaletin sonucunda yaşanan dramı hep beraber izledik. Maaş dramından söz ediyorum. Murat Çan’dan başlayarak AK Partili siyasetçilere kadar bir dizi uğraşın sonucu olarak o sorun şimdilik çözülmüş gibi görünüyor. Maaş dramının oluşma nedeni temelde belediyenin batağa sürüklenmesidir elbette ama sorunun uzun süredir çözülememesi de bize bir yönetim zaafını işaret ediyor. Serhat Türkel yönetiminin sorunu çözme konusunda becerikli olmadığı anlaşılıyor ama beledi...

Atakum’da sebep olunan rezaleti ve o rezaletin sonucunda yaşanan dramı hep beraber izledik.

Maaş dramından söz ediyorum.

Murat Çan’dan başlayarak AK Partili siyasetçilere kadar bir dizi uğraşın sonucu olarak o sorun şimdilik çözülmüş gibi görünüyor.

Maaş dramının oluşma nedeni temelde belediyenin batağa sürüklenmesidir elbette ama sorunun uzun süredir çözülememesi de bize bir yönetim zaafını işaret ediyor.

Serhat Türkel yönetiminin sorunu çözme konusunda becerikli olmadığı anlaşılıyor ama belediyenin içine düşürüldüğü durum konusunda da tek suçlu Serhat Türkel değildir elbette.

Hatırlarsanız Metin Burma, kendisinden önceki yönetimin belediyeye bıraktığı borç yükünü bir afişle teşhir etmişti.

Atakum Belediyesinin batağa sürüklenme durumu, yeni oluşmuş bir sorun değil yani onu anlatmaya çalışıyorum.

Cemil Deveci, önceki gün geldiği gazetede yaptığı açıklamada, “Çivi bile çakmadan belediyeyi batırdılar.” diyerek halefi Serhat Türkel yönetimini suçlamış.

Deveci, göreve geldiğinde ise selefini, yani kendisinden önceki Başkan İshak Taşçı’yı suçlamıştı.

İshak Taşçı, Metin Burma’yı; Metin Burma da Adem Bektaş’ı suçlamıştı.

Şikâyet hep aynı:

“BELEDİYEYİ BATIRMIŞLAR.”

Selefini suçlayan her belediye başkanının kendince haklı sebepleri olabilir.

Haklıdırlar belki.

Ve fakat...

Sorun hep aynı.

Sıkıntıyı da yöre halkı çekiyor.

Bir kamu kurumu olarak belediyeler, Sayıştay denetimindeki kuruluşlarımızdandır.

Belediye başkanları siyasetçi olsalar da mazbatalarını aldıkları günden itibaren kamu görevlisi sayılıyorlar.

Onlar da denetime tabi yani. Ancak belediyelerdeki mali problemlerin kaynağı da hep aynı:

Belediye şirketleri.

Problem oradan çıkıyor yani.

Ki 5 Nisan kararları sonrası, belediye başkanları kendi yakın çalışma arkadaşlarını oluştursunlar diye zamanın hükümeti tarafından alınan bir kararla kurulmuştu belediye şirketleri.

Ve fakat...

Kadro ihdası için çıkarılan bu yasa, zamanla belediyelerin bütün işlerinin yürütüldüğü mekanizmaya dönüşmüş.

İhaleler bile belediye şirketleri üzerinden yapılıyor şimdi.

Hesapları da genellikle belediye meclislerinin denetiminden uzak tutuluyor.

Buna rağmen Atakum Belediyesinde olduğu gibi belediyelerin neredeyse tamamında hala parasal sıkıntılar yaşanıyor.

Hayret edilecek bir durum.

Herkes birbirini suçluyor.

Olan da vatandaşa oluyor ama vatandaş da en az siyasetçi kadar suçludur aslında.

Hiçbir siyasetçi gökten zembille inmiyor çünkü.

Biz seçiyoruz yani...

O Sezen Aksu şarkısındaki gibi, masum değiliz hiç birimiz, eller günahkâr, diller günahkar.

Bilmem anlatabildim mi?

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.