Haber, henüz gerçekleşmiş (ya da ilk kez ortaya çıkartılan) bir olayın olabildiğince nesnel ve gerçeğe uygun bir biçimde aktarılmasıdır.
Her yeni (ya da ilk kez ortaya çıkan) olay habere dönüşebilir mi?
Her şeyden önce haber, gerçek olmalıdır. Başka bir deyişle, ilk kez duyduğumuz dedikodular ve söylentiler, doğruluğu ispatlanana kadar habere dönüştürülemez.
Doğru olan her yeni (ya da ilk kez ortaya çıkan) olay haber olabilir mi? Hayır. Yeni bir olayın haber olabilmesi için içinde bazı haber değerlerini barındırması gerekir. Çok sayıda insanı ilgilendirmeyen ve ilginç olmayan olaylar haber olamaz.
Değerli okuyucularım,
Yıllardır ülkemizde hep algı operasyonlarının var olduğunu ve bunu somut örneklerle ortaya koymaya çalıştığımız gerçekler var. Bu yüzden yazımın başlangıcında ‘Haber’in ne olduğunu ne anlama geldiğini nasıl olması gerektiğini çok kısa ifadelerle anlatmaya çalıştım.
“Haber ve Habercilik” başkadır “Yorumculuk” başkadır. Yorumlamayı kimler yapar öncelikle haberi dinleyen okuyan insanlar kendilerine göre yorumlarlar haberi ve köşe yazarları yorumlarlar ki en önemli ve gerçekçi yorumlar köşe yazarlarımızın mesleğidir.
Tarafsız ve objektif bir şekilde gerçeklerle bilgi ve belgelere dayandırılan yorumlar her zaman okuyucu tarafından benimsenmiştir.
Özel televizyonlar yayın hayatına başladığı yıllardan itibaren haber saatlerini kaçırmamaya dikkat ederim ve izlerim. Yayınlanan hiçbir haber bülteninin tamamını dinlemem sadece ilk 2 bilemediniz 3 haberi dinler başka kanallara geçerim.
Hangi kanal olursa olsun haber spikerleri haberi sunmanın dışında birde yorumlar katıyorlar yayınladıkları haberlere, yahu bırakın siz haberciliğinizi yapın ve haberi sunun yorumu sizi izleyen dinleyen insanlara bırakın.
Gariptir ama onların yorumlarını dinlerken, izlerken yapmış oldukları hareketlere yapmış oldukları yorumlara gülüp geçiyorum.
Siz bu necip milletin aklı ile dalgamı geçiyorsunuz? 80 milyon vatandaşımızın aklı beyni düşüncesi fikri yok mu da siz kendi düşüncelerinizi aktarmaya çalışarak algılar oluşturuyorsunuz.
Belki yaptıklarınızın farkında değilsiniz ama sizin o aslı astarı olmayan yorumlarınız yüzünden insanlarımız birbirine düşüyor günlük yaşantılarında kırılmalar gerçekleşiyor. Eğriye eğri doğruya doğru diyeceksiniz.
Bazen karşılaşıyoruz ve duyuyoruz işte şuna o kadar oy çıktı buna bu kadar oy çıktı işte bunlar şöyle böyle deniliyor ve ayrıştırma başlıyor.
Ve bu ayrışmalar o kadar ileri gidiyor ki bazen evladı babadan, arkadaşı arkadaştan, dostu dostundan ayırıyor.
Bırakın haberciliğinizi yapın fikirleriniz yorumlarınız kendinize kalsın insanlarımız dinlediği izlediği habere göre kendi yorumunu kendi yapar kendi yolunu kendi çizer algılarla uğraşmayın.
Her habercinin, her gazetecinin kendi fikri zikri ideolojisi düşünce yapısı mutlaka vardır. Zaman zamanda bunları okuyucuya hissettirirler ancak bu kesinlikle ve kesinlikle haber unsurlarına yansımamalıdır.
Ne? Nerede? Ne zaman? Nasıl? Neden? Kim? Bir haberin olmazsa olmaz kurallarıdır bunlar. İster magazin haberi, isterse siyasi bir polemik haberi olsun, her haberde bu 6 unsurun bulunması zorunludur.
Kimi zaman bu unsurlardan biri ötekinden daha önemli olabilir; ancak bu, önemsiz olan unsurun haberde belirtilmemesini gerektirmez.
Olaylar, durumlar ve açıklamaların ne olduğu, kim tarafından yapıldığı, ne zaman olduğu, nasıl meydana geldiği gibi ayrıntılar haberde yer almıyorsa, bu haber eksik bir haberdir.
Dolayısıyla okur ya da izleyici gerektiği kadar açık ve öz olarak aydınlatılmamış olur.
5N+1K unsurlarının eksik olması, okuyucu ya da izleyicinin kafasında soru işaretleri doğurur ve gazeteciye olan güveni sarsar. Eksik haber, yeterince araştırılmamış haberdir ve dolayısıyla doğruluğundan şüphe edilir.
Bazı gazetecilerin haber kaynaklarıyla kurdukları ilişkileri yazıya döküp maddi çıkar sağladıklarına rastlanır. İlişki kurdukları haber kaynaklarından yakınları için iş isteyen, bedava mal veya hizmet kabul eden gazeteciler de çıkar.
Bu tür hatalı pratikler, gazetecilik mesleğinin saygınlığına gölge düşürmekte, gazeteci kimliğinin sorgulanmasına yol açmaktadır.
Çünkü haber kaynağından şahsi menfaat sağlayan gazeteci, bir dahaki sefer aynı haber kaynağı hakkında olumsuz bir haber yayınlayamaz.
Bazen gelir yanınıza çok sevdiğiniz bir dostunuz arkadaşınız veya sorunu problemi olan bir vatandaşımız. Bir beyaz kâğıda yazmıştır bir şeyler illa bunu bir haber yapın derler.
Hiç tereddütsüz olur yapalım dersiniz ama altına adını soyadını kimlik numaranı ve imzanı atıver deriz. El cevap ya dur beni karıştırma adımı veremem sen hele bir haber yapıver şunu derler.
Olur, ben haber yaparım ama önce bir araştıralım değerlendirelim haber olma özelliği taşıyorsa gerekeni yaparız dediğimiz anda suratlar tavırlar değişiyor hemen. Farazilerle mesnetsiz tarafları dinlemeden anlamadan hiçbir haber yapılamaz.
Biz, haberciler/gazeteciler olarak, gazeteciliğin temel ilkelerinden ödün vermemeli, her zaman gerçeğin peşinde, kamuya karşı sorumluluğumuzun bilincinde olarak mesleğimizi yapmak durumundayız.
Her ne kadar tarafsızlık ilkesiyle işlense de habercilik olgusunun temelini oluşturan basın özgürlüğü sınırsız değildir. Habercilikte bir takım sınırlayıcı unsurlar tüm dünya haberciliğinde var olan gerçeklerdir.