Paylaş

Pandeminin Kültürel Etkileri

Ekleme: 08.07.2026 10:00

1 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve 2020 yılının başından itibaren çok hızlı biçimde yayılan Koronavirüs nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü bu durumu “pandemi/küresel salgın” olarak ilan etmişti. Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koranavirüs (Covid-19) salgınının 11 Mart 2020 tarihinde Türkiye'de de tespit edilmesi ile ülke olarak yeni bir sürece girildi. Girilen bu süreçle birlikte toplumun sosyal ve kültürel hayatında da birtakım değişiklikler meydana geldi. Dünya ge...

1 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve 2020 yılının başından itibaren çok hızlı biçimde yayılan Koronavirüs nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü bu durumu “pandemi/küresel salgın” olarak ilan etmişti. Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koranavirüs (Covid-19) salgınının 11 Mart 2020 tarihinde Türkiye'de de tespit edilmesi ile ülke olarak yeni bir sürece girildi. Girilen bu süreçle birlikte toplumun sosyal ve kültürel hayatında da birtakım değişiklikler meydana geldi.

Dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgın hastalığı, toplumsal hayatta değişime sebep olan etkenlerden biri olarak, kültürel anlamda farklılaşmalara neden olmuştur. Kişinin ve akabinde toplumun alışık olduğu ortamın dışında farklı bir ortamla karşılaşmasına sebep olan Covid-19 salgın hastalığı, insanlar üzerinde bir şaşkınlık ve toplumsal hayatta da kültürel şok diyebileceğimiz bir kültürel farklılaşma meydana getirmiştir. Salgın süreciyle birlikte girilen kültürel şokun gözlem, endişe, kabullenme ve geri dönüş aşamalarını insanların salgın boyunca kademeli olarak yaşadığı gözlemlenmiştir.

Bu süreçte yaşanan kültürel şok olarak kabul edebileceğimiz durum hâlinde, kültürümüze ait kimi uygulamalarda ciddi bir aksaklık veya dönüşümün yaşandığı görülmüştür. Salgın sürecinin de etkisiyle özellikle akraba ve komşular arası ilişkilerin neredeyse tamamen koptuğu, misafir ağırlamanın sona erdiği, tokalaşma ve el öpme geleneğinin bittiği gözlemlenmiştir. Ayrıca bebekler için doğdu ziyaretleri, çocuk kırklama, diş hediği, düğün ve cenaze törenleri, kadın günleri ve bayram kutlamaları gibi geleneklerin de kesintiye uğradığı bir süreç yaşanmıştır.

Salgın sürecinde ziyaretler (hasta, komşu ve akraba ziyaretleri), iftar davetleri, camilerde yapılan toplu ibadetler (özellikle Cuma namazları) yapılamamış, bu durum toplum üzerinde kültürel bir şok etkisi meydana getirmiştir. Toplumun alışık olmadığı bir yaşam düzlemiyle karşı karşıya gelmesi insanlar üzerinde şaşkınlık ve bocalama hâline sebep olmuştur. Yine bu süreçte özellikle de sokağa çıkma yasağının uygulandığı dönemlerde alışveriş, dost ve akrabalarla haberleşme, söz kesme, yaş günü kutlama, nişan yapma, taziyede bulunma gibi birçok etkinlik sanal ortama taşınarak uygulanmaya devam etmiştir. İnsanlar kendilerine yeni ve sağlıklı bir yaşam tarzı geliştirmeye çalışmışlar ve bunun akabinde evde ekmek yapma, ev yemeklerine daha çok yönelme, destekleyici tıp olarak da adlandırılan şifalı bitkilerle tedavi olma tercihlerine yönelmişlerdir.

Toplumun salgının sona ermesinin ardından geleneksel kültürümüzde meydana gelen değişiklerden bir anda vazgeçemediği gözlemlenmiştir. Örneğin akraba ve komşu ilişkilerinde hiçbir zaman eskiye dönülemediği, el öpme alışkanlığının iyiden iyiye azaldığı, kadın günlerinin bağlamının değiştiği ve askere uğurlama törenlerinde eskisi gibi coşkunlukların yaşanmadığı tespit edilmiştir. İnternet alışverişleri artık bir alışkanlık hâlini almış; özellikle hazır yemeklerin, çeşitli yaşamsal gıdaların, kıyafet ve eşyaların internet aracılığıyla temin edilmesi alışkanlığının insanlarda yerleştiği görülmüştür.

Yaşanılan salgın süreci sonucunda bu tür anormal durumlarda ve zamanlarda şehir dışındaki kırsal hayatın ve köy hayatının değeri bir kez daha ortaya çıkmıştır. İnsanlar, benimsedikleri şehir hayatının dışında bir alternatif olarak kırsalda yaşama fikrini de salgınla birlikte tekrar göz önünde bulundurmuşlardır. Toplumun salgının bitmesine rağmen salgın öncesindeki sosyo-kültürel yaşamına dönememesi, bir slogan hâline gelen“hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünü doğrular niteliktedir. “Kültür hiçbir zaman kaybolmaz şartlara göre evrilir” savı da düşünüldüğünde sosyal ve kültürel bir şokla karşılaşılsa dâhi o kültürün kaybolmayıp başka bir forma, başka bir alternatife evirildiği ve toplumun buradan bir çıkış yolu bularak yeni kültürel normallerle hayatına devam ettiği tespit edilmiştir. Bundan sonraki pandemilere istemesek de her açıdan hazırlıklı olmak ümidiyle hoşçakalın.

# Samsun’un en başarılı milletvekili sizce kim?

Oy kullanarak KVKK / Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş sayılırsınız. Kişisel verileriniz yalnızca mükerrer oy kullanımını önlemek amacıyla saklanmaktadır.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.