İngilizlerin Mondros Ateşkesi’nin 7’nci maddesi kapsamında Samsun’a çıktıklarında yaptıkları ilk işlerden biri Pontus çetelerine silah dağıtmak oldu.
Bu çetelerden en önemlisi Bafra-Ballıca-Engiz çevresinde faaliyet gösteren Nebiyan çeteleriydi.
Kuva-i Milliye’nin tam olarak oluşmadığı dönemde bu çeteler halka her türlü zulmü reva gördü. Türk köylerine saldıran çeteler, tarlaları, samanlıkları, seranları ve evleri yakıp talan ettiler.
Malları yağmalayıp çocuk, genç ve yaşlıları öldürüp kadınlara tecavüz ettiler.
Karadeniz’de Etnik-i Eterya Cemiyeti faaliyette olup Patrikhane’den özellikle Trabzon Metropoliti Hirisantos Efendi’den aldıkları talimat doğrultusunda organize olmaktaydılar.
Yunan donanması da Karadeniz’de Türk gemilerini batırıyor ve Türk sahillerini bombalıyordu.
Bu çeteler Kelek Köyü’nde İstavri ve Aleko, Taflan Köyü’nde Lefter, Küpçüdağı Köyü’nde Piç Vasil, Osmanbeyli Köyü’nde Piço, Kuruökçe Köyü’nde Andon, Balık Köyü’nde Endik, Karapınarlı Köyü’nde Piç İlya, Kirazlı Köyü’nde Kara Sava, Yayla Köyü’nde Kel Sava, Eğribel Köyü’nde Anastas, Aynıdere Köyü’nde Deli Yani, Elmalıca Köyü’nde Eleni Çavuş, Baraltı Köyü’nde Baraltı, Beylik Köyü’nde Sarı İstil, Kapıkaya Köyü’nde Yuvan, Alaçam Köyü’nde Simon, Bakırpınar Köyü’nde İstavri ve Zünbül Köyü’nde Totoroğlu çeteleri faaliyet göstermekteydi.
Bu çetelerin silahlı gücü 2 bin kişiye ulaşmaktaydı. Bu çeteler Ermeni çeteleriyle de iş birliği içinde olup zaman zaman birlikte hareket etmekteydiler.
Çetelerin saldırısına uğrayan ilk köy Çağsura Köyü oldu. Samanlıklar ve evler ateşe verilip hayvanlar götürüldü. Tüm malları talan edildi. Köy halkından kimse sağ bırakılmadı.
Ardından Kuşça ve Boyalı köylerine saldırdılar. Oruç Köyü’nde kadınların ırzlarına geçtiler ve köylüleri diri diri yaktılar. İnke, Garip, Kuyumcu ve Alaçam köyleri de aynı kaderi yaşadı.
Almazsa, Çul, Çarin, Terzili, Engiz, İngazi’de de yağma yapıldı. Dağköy’lü Fatma Çavuş, Nebiyan’da Pontusçu çetelere karşı verdiği mücadeleyle destanlaştı. Samsun merkezde elli kişi öldürüldü.
Çarşamba ve Terme’de de üç yüzün üzerinde ev yağmalandı ve birçok kişi öldürüldü. Amasya çevresinde yüzden fazla ev talan edilip yakıldı ve çok sayıda kişi öldürüldü.
Lâdik Küpecik Köyü’nde 70 Türk işkencelerle öldürüp kadınların ırzlarına geçildi. Bunula kalmayıp kadınlar dağa kaldırıldı.
Ardından elleri bağlanarak üzerlerine gaz dökülüp yakıldı. Vezirköprü’nün Ortaklar ve Eşen köyleri de benzer tecavüz ve katliamlara maruz kaldı. Gümüşhacıköy, Gümüşmadeni, Havza, Tokat, Erbaa’da da benzer olaylar yaşandı.
Tüm bunların sonucunda Türklerin malları yağmalanıp samanlıkları, ahırları, seranları ve evleri ateşe verildiği gibi kadınlara tecavüz edildi. Toplamda 3160 Türk katledildi.
Zulüm, talan, işkence, tecavüz ve katliamlara karşı 12 Şubat 1919’da önde gelen İttihatçılar tarafından Barutçuzade Ahmet Bey başkanlığında Trabzon
Mühafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti kuruldu.
Karadeniz Bölgesi’nin çeşitli il ve ilçelerinde şubeler açan cemiyetin amacı Trabzon ve çevresinin Yunanlılara verilmesine karşı çıkmak ve Pontus Devleti’nin kurulmasını önlemekti.
Cemiyet, Erzurum Kongresi’nden sonra Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin şubesi oldu. Giresun çevresinde Pontusçu çetecilere karşı mücadele eden Topal Osman, Heyet-i Temsiliye tarafından desteklenerek başarılı bir mücadele verdi.
Böylece kısa sürede sindirilen Pontusçu çetelerin halka yaptığı zulümlerin önüne geçildiği gibi Batı Anadolu’da Yunan ordusuna destek vererek Türk ordusunu arkadan vurması da engellendi. Ankara’da özel merasimle karşılanan Topal Osman, milis yarbaylığa terfi ettirilerek İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.