ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesi süresiz olarak uzattığını duyurmasının ardından Tahran cephesinden tansiyonu yükselten açıklamalar geldi. ABD ve İsrail ile yaşanan çatışmaların ardından sağlanan kırılgan barış ortamı, İran’ın masaya dönmek için sunduğu sert şart ve "yeni saldırı hazırlığı" suçlamalarıyla sarsıldı. Tahran yönetimi, mevcut durumu bir ateşkes değil, askeri bir kuşatma olarak tanımlıyor.
"ATEŞKES DEĞİL ZAMAN KAZANMA STRATEJİSİ"
İran yönetimi, Trump’ın ateşkesi uzatma kararını barışçıl bir adım olarak değil, bölgedeki askeri varlığı tahkim etmek için bir strateji olarak görüyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın danışmanı Mehdi Muhammedi, bu süreci "İran’a yönelik yeni bir saldırı için zaman kazanma" girişimi olarak nitelendirdi. Muhammedi, özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki baskının devam etmesinin fiili bir bombardımandan farksız olduğunu belirterek, askeri karşılık verilmesi gerektiği yönünde sert bir mesaj verdi.
ARAKÇİ: "ABLUKA SAVAŞ ANLAMINA GELİR"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, limanlara ve ticaret yollarına yönelik devam eden ablukanın uluslararası hukukta savaş ilanı sayıldığını hatırlattı. Bu durumun mevcut ateşkesi ihlal ettiğini savunan Arakçi, ABD’nin sahada kaybettiğini ve "kaybeden tarafın" şartları belirleme hakkı olmadığını dile getirdi. İran’ın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi ise diplomasi trafiğinin yeniden başlaması için Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın tamamen kaldırılmasını tek şart olarak masaya koydu.
DEVRİM MUHAFIZLARI'NDAN PETROL TEHDİDİ
Diplomatik restleşme sürerken askeri kanattan da "elimiz tetikte" uyarısı geldi. İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, olası bir saldırı durumunda önceden belirlenmiş hedeflerin çok daha sert bir şekilde vurulacağı vurgulandı. Ayrıca Körfez ülkelerine de doğrudan mesaj gönderilerek, ABD üslerinin İran’a yönelik operasyonlarda kullanılması halinde bu ülkelerin petrol üretim tesislerinin doğrudan hedef alınacağı açıkça ifade edildi.
AJANSLAR