Paylaş

Dostluk Mu, Çıkar Ortaklığı Mı?

Ekleme: 10.07.2026 10:00

Ankara'nın ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi, yalnızca diplomatik bir organizasyon değil; Türkiye'nin jeopolitik ağırlığını ve devlet aklını bütün dünyaya gösterdiği önemli bir sınavdır. Tarih boyunca doğu ile batının kesişme noktası olan bu topraklar, bugün de küresel güç mücadelesinin merkezinde yer almaktadır. Böyle bir coğrafyada güçlü olmak bir tercih değil, bir mecburiyettir. Türkiye, NATO'nun en büyük ordularından birine sahip olmasına rağmen yıllardır müttefiklerinden beklediği samimiyet...

Ankara'nın ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi, yalnızca diplomatik bir organizasyon değil; Türkiye'nin jeopolitik ağırlığını ve devlet aklını bütün dünyaya gösterdiği önemli bir sınavdır. Tarih boyunca doğu ile batının kesişme noktası olan bu topraklar, bugün de küresel güç mücadelesinin merkezinde yer almaktadır. Böyle bir coğrafyada güçlü olmak bir tercih değil, bir mecburiyettir.

Türkiye, NATO'nun en büyük ordularından birine sahip olmasına rağmen yıllardır müttefiklerinden beklediği samimiyeti tam anlamıyla görememektedir. Terör örgütlerine verilen dolaylı veya doğrudan destek, savunma sanayiine uygulanan ambargolar ve kritik silah sistemlerinde çıkarılan engeller, "ittifak ruhu" söylemiyle bağdaşmamaktadır.

Türkiye'nin önceliği nettir: Terörle mücadelede çifte standart sona ermeli, ülkemizin güvenlik kaygıları tartışma konusu değil, ittifakın ortak sorumluluğu olarak görülmelidir. PKK, FETÖ ve Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit eden tüm yapılara karşı aynı kararlılık gösterilmeden gerçek bir müttefiklikten söz etmek güçtür.

Diğer yandan Türkiye, hiçbir küresel gücün ileri karakolu değildir. Ne Washington'un ne de başka bir başkentin çıkarları, Ankara'nın milli menfaatlerinin önüne geçebilir. Türk dış politikasının temel pusulası; bağımsızlık, milli egemenlik ve güçlü devlet anlayışı olmalıdır.Savunma sanayiinde son yıllarda atılan adımlar da bunun en somut göstergesidir. Yerli ve milli üretim, Türkiye'nin sadece ekonomik değil, siyasi bağımsızlığının da teminatıdır. Dışa bağımlılık azaldıkça Türkiye'nin uluslararası pazarlık gücü artmaktadır.

Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Doğu Akdeniz'e kadar uzanan geniş coğrafyada Türkiye'nin güvenliği, yalnızca sınırlarımızı değil, bölgesel istikrarı da doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle Türkiye'nin tezleri görmezden gelinemez.

Bugün NATO'nun da Türkiye'ye ihtiyacı vardır. Çünkü Türkiye olmadan Karadeniz'in güvenliği eksik kalır, Orta Doğu politikaları başarıya ulaşamaz ve Avrupa'nın güney kanadı zayıflar. Bu gerçek, artık inkâr edilemeyecek kadar açıktır.

Ankara'daki zirve, Türkiye'nin masadaki ağırlığını göstermesi bakımından önemlidir. Ancak asıl başarı, toplantı salonlarında verilen fotoğraflarla değil; zirve sonrasında milli çıkarlarımız doğrultusunda elde edilecek somut kazanımlarla ölçülecektir.

Türkiye, güçlü olduğu sürece sözü dinlenen bir devlettir. Gücün kaynağı ise milli birlik, yerli üretim, bağımsız dış politika ve millet iradesidir. NATO ile ilişkiler de bu ilkeler çerçevesinde yürütülmeli; Türkiye hiçbir zaman kendi egemenliğinden taviz vermeden, eşit ve saygın bir ortak olarak yoluna devam etmelidir.

Ankara bir kez daha dünya siyasetinin merkezlerinden biri oldu. NATO liderleri Türkiye'de toplandı, kameralar Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne çevrildi, diplomatik mesajlar peş peşe verildi. Kimi bu tabloyu büyük bir başarı olarak gördü, kimi ise sıradan bir diplomatik toplantı olarak değerlendirdi. Oysa asıl soru çok daha önemlidir: Türkiye bu zirveden ne kazandı?

Dünya siyasetinin en eski gerçeği şudur: Devletlerin ebedî dostları yoktur, ebedî çıkarları vardır. Tarih boyunca Anadolu yalnızca bir vatan değil, küresel güçlerin mücadele alanı olmuştur. Bizans'tan Haçlı Seferleri'ne, Osmanlı'nın yükselişinden paylaşım planlarına kadar bu coğrafya hiçbir zaman rahat bırakılmadı. Çünkü Anadolu'ya hâkim olan, Karadeniz'i, Boğazları, Doğu Akdeniz'i, Kafkasya'yı ve Orta Doğu'yu etkileyebilecek bir güce sahip olur.

Osmanlı Devleti zayıflamaya başladığında Avrupa'nın büyük devletleri "Şark Meselesi" adı altında bu coğrafyayı paylaşmanın hesaplarını yaptı. Berlin Kongresi'nde Osmanlı'nın geleceği konuşuldu. Ardından Birinci Dünya Savaşı sırasında gizli anlaşmalarla bölge yeniden şekillendirilmeye çalışıldı. Sevr Antlaşması ise Türk milletine dayatılan en ağır siyasi projelerden biri oldu. Ancak millet iradesi bunu kabul etmedi ve Kurtuluş Savaşı ile bağımsızlığını yeniden kazandı.

Bir ittifak, üyelerinin güvenliğini eşit ölçüde savunabildiği sürece güçlüdür. Eğer bazı ülkelerin güvenlik kaygıları öncelikli görülürken diğerlerininki ikinci plana itiliyorsa, burada güven sorunu doğar.

Türkiye'nin bulunduğu coğrafya sıradan değildir. Güneyinde istikrarsızlık, kuzeyinde savaş, doğusunda kronik krizler, batısında ise enerji ve göç tartışmaları yaşanmaktadır. Böyle bir bölgede Türkiye'nin güçlü olması sadece kendisi için değil, Avrupa'nın güvenliği için de önem taşımaktadır.

Ancak güçlü olmak yalnızca büyük bir orduya sahip olmak değildir. Güç; ekonomik bağımsızlık, teknolojik üretim, milli birlik, güçlü kurumlar ve tutarlı dış politikayla anlam kazanır.Yerli savunma sanayiindeki ilerlemeler bu nedenle stratejik değere sahiptir.

Dış politika, günlük siyasi polemiklerin ötesinde devlet aklı gerektirir. Hangi hükümet görevde olursa olsun, Türkiye'nin temel hedefi değişmemelidir: Egemenliğini koruyan, kendi kararlarını bağımsız biçimde alabilen, uluslararası ilişkilerde eşitlik temelinde hareket eden güçlü bir devlet olmak.

Zirveler değil, o zirvelerden sonra alınan kararlar geleceği belirler.

Bu millet, tarih boyunca başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmayı reddetmiş, kendi kaderini kendi iradesiyle belirlemiştir. Bugün de aynı ilke geçerlidir. Türkiye'nin pusulası ne doğudur ne batıdır. Asıl mesele, her zirvede alkış almak değil; her dönemde Türkiye'nin itibarını, güvenliğini ve bağımsızlığını güçlendirecek adımları atmaktır. Tarih, bunu başaran devletleri yazar.

Sevgi ve Saygılarımla

Günümüzün hayrı ve Bereketi Üzerinize Olsun.

ALLAH (C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN…

# Samsun’un en başarılı milletvekili sizce kim?

Oy kullanarak KVKK / Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş sayılırsınız. Kişisel verileriniz yalnızca mükerrer oy kullanımını önlemek amacıyla saklanmaktadır.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.