5 Ağustos tarihi itibarıyla sahil kesimlerinde fındık hasadı başlayacak. Hasat süreci, 20 Ağustos itibarıyla yüksek kesimlerde de devam edecek.
Fındığın daldan alınması için hazırlıklar başlıyor ama üreticinin gözü de kulağı da elbette açıklanacak fiyatta.
Zira yıl içinde ürünün piyasada az bulunduğu dönemlerde 300 lirayı gören fındık fiyatı, pazara ürün indikçe 140 liraya kadar gerilemişti.
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), geçen yıl yani 2025-2026 sezonunda kabuklu fındık alım fiyatlarını kilogram başına Giresun kalite için 200 lira, levant kalite için ise 195 lira olarak belirlemişti.
TMO'nun bu yıl ne kadar fiyat açıklayacağını bilmiyorum elbette.
Buna karşın ziraat odaları, bu yıl bir kilogram fındığın maliyetinin 250 liraya ulaştığını iddia ediyor.
Bu durumda, bir yıl önce 195-200 lira olarak açıklanan fiyatın, bu yıl 300 liranın üzerinde olması gerekir ki üretici biraz olsun nefes alabilsin.
Ve fakat...
Geçen yılın fiyatları yaklaşık 4 dolar seviyesindeydi.
TMO'nun bu yıl fiyatı 5 dolar civarında açıklaması beklenebilir. Ancak bugünkü kurla yaklaşık 237 liraya karşılık gelen 5 dolar üzerinden bir fiyat açıklansa bile, bu rakam 250 lira olduğu belirtilen maliyetin altında kalmış olacak.
Peki, maliyetin altında bir fiyat açıklanırsa ne olur?
Fındık dalda kalır mı?
Böyle bir ihtimal elbette var.
Fındık tarımı zor bir tarımdır.
Emek ister.
Çok da harcama gerektirir.
Fındık para eder diye düşünülür ama çok da para yer.
"Zor tarımdır." dedik ya...
Üç aşamalı bir üretim ve hasat süreci gerektirir.
Bahçeleri temizlemek için yılda iki kez ot biçmek gerekir.
Fışkınları da temizlemek gerekir ki bol ve kaliteli ürün alınabilsin.
En sonunda da fındığı daldan toplamak, yani hasadı yapmak gerekir.
Bütün bunlar ciddi harcama gerektiren işlemlerdir.
Yevmiyeler için bugün 1.500 lira telaffuz ediliyor. Ancak üreticiler, bunun 2 bin liranın altına düşmeyeceğini düşünüyor; daha doğrusu bundan endişe ediyor.
Fındık için "stratejik ürün" deniliyor.
Doğrudur da...
Dünya üzerinde üretilen fındığın hâlâ yaklaşık yüzde 70'i ülkemiz topraklarında yetişiyor.
20 yıl kadar öncesine kadar fındık, daha çok Trabzon'un Akçaabat ilçesinden başlayarak Ünye'ye kadar olan bölgenin yüksek kesimlerinde yetiştirilirdi.
Terme'de bile fındık çok az yerde üretilirdi.
Terme'nin ana ürünü çeltikti.
Bugün ise Aşağıçinik Ovası da dâhil olmak üzere Orta Karadeniz'de; Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon'un neredeyse her yeri fındık bahçesine dönüştü.
Samsun'un ana ürünü ise tütündü.
Benim de doğup büyüdüğüm Aşağıçinik köyünün Maden Oymağı'nda dünyanın en kaliteli tütünlerinden biri yetişirdi.
Tütün tarımını yanlış tarım politikalarıyla kendi ellerimizle bitirdik.
Fındığı bari kurtaralım.
Zira fındık tarımından geçimini sağlayan aile kayıtlı üye sayısının 400-450 bin dolayında olduğu biliniyor. Bir aileyi ortala 4 kişiden hesaplayacak olursak, yaklaşık 1,5 milyon kişinin doğrudan geçimini fındık tarımından sağladığını söylemek mümkün yani.
Demem o ki...
Bu tehlikeyi hiç yaşamamak için..."
Fındık dalda kalmasın...