Teknoloji alanındaki baş döndürücü gelişmeler, günümüzde iletişimi devasa bir güce dönüştürdü. İnternet, sanal çağ ve dijital çağ olarak adlandırılan bu yeni dönemde, sosyal medya kullanımı bireysel ve kültürel değişimin en önemli aracı haline geldi. Cezaevi Vaizi Korkmaz Çakır, bu dijital deryada Müslümanların ahlaki duruşlarını nasıl korumaları gerektiğine dair önemli açıklamalarda bulundu.
DİJİTAL DÜNYADA DEVRASA ETKİLEŞİM
Günümüzde Youtube’dan Instagram’a, WhatsApp’tan X’e kadar pek çok platformda bulunmayan insan neredeyse kalmadı. Özellikle ülkemizdeki 18 yaş üstü nüfusun %86’sının internet ve sosyal mecralarda iletişim halinde olduğunu belirten Çakır, Z kuşağının bu teknolojinin içine doğduğunu vurguladı. Dijital imkanların hayatı kolaylaştırdığını ancak bu mecraların bir "ahlakı" olması gerektiğini hatırlattı.
SANALDA DA "DOSDOĞRU" OLMAK
İslam dininin, sunulan nimetlerin ahlaki ve vicdani değerlere uygun kullanılmasını emrettiğini ifade eden Korkmaz Çakır, şu uyarılarda bulundu:
-
Haram Her Yerde Haramdır: Gerçek hayatta kötü, çirkin, kaba ve yasak olan her şey; sanal alemde de aynı şekilde kötüdür ve yasaktır.
-
Mahremiyet Vurgusu: Bireysel ve ailevi mahremiyete dijital ortamlarda da azami dikkat gösterilmelidir.
-
Yalandan Kaçınmak: Şaka bile olsa, insanları eğlendirmek için dahi olsa yalan söylemek İslam tarafından asla tasvip edilmez.
ASILSIZ BİLGİ YAYANLARA "MURCİFUN" ELEŞTİRİSİ
Kur'an-ı Kerim'de asılsız ve yalan bilgiler yayarak toplumu sarsanlar için "Murcifun" kavramının kullanıldığını hatırlatan Çakır, bu tür davranışların zihni ve gönülleri bulandırdığını ifade etti. Hud Suresi’ndeki "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ayetini referans göstererek; kalbimizi, dilimizi ve hatta klavye başındaki parmaklarımızı doğruluğun merkezi kılmamız gerektiğini belirtti.
Haber Merkezi