Siyasi partilerin genel merkezleri demokrasiden özgürlükten hürriyetten bahsederler ve seçmenlerine bu saydıklarımın her zaman en iyisini en gelişmişini sunmak için yarış içerisine girerler.
Ama gelin görkünki önce üyelerinin sonra delegelerinin ve en sonda seçmenin hür ve özgür iradelerine ipotek koymaya kalkarlar. Bu ve buna benzer ipotek koyma uygulamaları maalesef yıllardır ülkemizde uygulanmakta, seçmenler ise kendi hür iradeleri ile Milletvekili, Belediye Başkanı, Meclis Üyesi, İl ve İlçe Başkanlarını ve yönetim kurulu üyelerini seçtiklerini düşünürler.
Değerli okuyucularım,
Ülkemizde Samsunumuzda ve İlçelerimizde neler gördük neler..
Milletvekilliği adaylarını ve sıralamalarını belirlemek için üyelerin, Sivil toplum kuruluşlarının delegelerinin, İl, İlçe yönetim kurullarının önlerine sandıkları kurarlar adayları belirlemek için. Oylar kullanılır katılımcılar hür iradeleri ile tercihlerini gerçekleştirilir ve sonuçlar Genel Merkezlere Gönderilir. Buraya kadar hiçbir sıkıntı görülmemektedir hatta organizasyonlar tam bir şölen havasında gerçekleştirilir.
Gün gelir Milletvekilliği adayları sıralamaları açıklanır. Bir bakarsınız o sıralamaya hani kendi hür ve özgür iradeleri ile oy kullanan katılımcıların öngördüğü sıralamada birinci, ikinci, üçüncü sıralamadaki adayların hiç biri o sıralamada olmadığı gibi bazen listede bile olmadığı görülür. Ortaya katılımcıların hür ve özgür iradelerinin dışında Genel Merkezlerin iradeleri ortaya çıkar. Katılımcıların ismini bile anmadığı Milletvekili adayları ilk üçe, dörde beşe girmiş kalanı öylesine doldurulmuş.
Mademki genel merkezlerin istedikleri aday yapılacaktı neden Üyelerin, STK’ların, Delegelerin önlerine sandıkları koyuyorsunuz?
Seçim zamanı gelir ve seçmenler siyasi görüşleri veya sevdiklerinden doları bağlılık duygusu hissettikleri partiye oy verirler. Hiç tanımadıkları bilmedikleri insanları meclise gönderirler.
Şimdi bu hür ve özgür iradenin Meclise yansıması mıdır? Yoksa bir dayatma mıdır?
Belediye Başkanlarını belirlemede İl, İlçe delegelerinin üyelerinin önlerine sandıklar konulur, birebir, telefonla ve sosyal medya aracılığı ile anketler düzenlenir Başkan adayını belirlemek için Tüm sandıklardan ve anketlerden bir isim çıkar ortaya herkes o ismin açıklanmasını bekler. Ama bekleyiş boşuna ve nafiledir Ankara tarafından açıklanan başka bir Başkan adayıdır.
Bu bir dayatma mıdır yoksa başka bir şey mi? Yani ben sizi tanımıyorum sadece sizlerin gönlünü bir parça alıyorum aslında benim dediğim dediktir mi?.
O kadar çok seçilen Milletvekili ve Belediye Başkanları gördük ki seçilmiş oldukları şehirlerle hiçbir alakası olmadığı gibi taraflı ve maksatlı davrananlar çalışanlar dahi ortaya çıktı. Siyasi partilere oy veren seçmenlerde kendilerinin seçtiklerini zannederler..
Hadi Belediye Başkanlarını tutturdunuz diyelim ya Belediye Meclis Üyeleri en önemli nokta budur. Onları da Başkan adayları ve İl İlçe Başkanları kılı kırk yararak belirlemelidir ama maalesef öyle olmuyor uygulamalarda.
İl Başkalığı seçimlerine kongreye gidilir Genel Merkezler genelde tek adayla kongre yapma eğilimindedir. Bunun sebebi amma doğru amma yanlış parti içerisinde ikilik çıkmasın, birlik beraberlik olsun düşüncesidir. Bana göre buda yanlıştır. Koyarsınız delegelerin önüne sandığı çıkar İl Başkanlığı için 3-5 tane aday adayı delege kendi hür ve özgür iradesi ile İl Başkanı olarak kimi görmek isterse onu seçer ve o aday onaylanır. Yine burada İl yönetim Kurulu üyelerinin nasıl ve kimlerden oluşturulduğu da ayrı bir önem taşımaktadır. Toplumda karşılığı olmayan insanları liyakat ve vizyon sahibi olmayan insanları bu göreve getirirseniz yanlışların ve hataların en büyüğünü yapmış olursunuz.
Yukarıda bahsettiğim olay aynı şekilde İlçe başkanları ve yönetim kurullarının belirlenmesi içinde geçerlidir. Bir bakıyorsunuz tek aday ile kongreye gidiyorsunuz, yahu delegenin önüne koyun sandığı çıksın aday adayları delegeler belirlesin ilçe başkanlarını da. İlçelerin yönetim kurulu üyelerinin seçimlerin dede belirlenmesin dede belli başlı ölçüler ve değerler göz önünde bulundurulmalıdır. En önemli ölçü edep, ahlak, haya, liyakat, ufuk, vizyon ve toplumda karşılığının olmasıdır.
Ve en yanlış olanlardan bir tanesi son 10-15 yıldır İlçe başkanı belirlenir listesi hazırlanır ve denir ki İl delegesine siz karışmayacaksınız onu biz belirleyeceğiz.. Ne gerek var ilçe başkanlıklarına atayın bir müdür iki tane müdür yardımcısı, bir sekreter, bir muhasip olsun gitsin. Hani nerde o özgür ve hür irade. Reşmen İpotek koyuluyor teşkilatların iradelerine.
Vatandaşlarımızın özgür ve hür iradelerine ipotek koymayı bırakın. Seçmenin karşısına onların görmek istedikleri adaylarla yönetim kurulu üyelikleri ile Başkanlarla yolunuza devam edin.
Teşkilatlarda bulunan üyeleriniz delegeleriniz sizlerin emrinde, Gölgenizde duracak kişiler değillerdir.
Sevgi ve Saygılarımla ..
Günümüzün Hayrı ve Bereketi üzerinize olsun..
ALLAH (C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..