Türk siyaseti, zaman zaman yalnızca seçimlerle değil, yargı kararları ve parti içi kırılmalarla da yeniden şekillenir. Hukuki bir kavram olan mutlak butlan kararı, yalnızca bir kongrenin veya işlemin geçersizliği anlamına gelmez; aynı zamanda bir siyasi partinin geleceğini, muhalefetin dengesini ve seçmenin tercihlerini de doğrudan etkileyebilir.
Böyle bir süreçte kamuoyunda tartışılan en önemli senaryolardan biri de, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in mevcut şartlar nedeniyle yeni bir siyasi parti kurma ihtimalidir. Bu senaryo şu an için kesinleşmiş bir gelişme değil, siyaset kulislerinde dile getirilen olasılıklardan biridir. Zira siyasette 24 Saat çok uzun bir zamandır.Ve Ağustos-Eylül gibi yeni partinin kurulacağı konuşulmaktadır. Ancak gerçekleşmesi halinde Türkiye siyasetini uzun yıllar etkileyecek sonuçlar doğurabilir.
Öncelikle yeni bir parti, "yeni başlangıç" algısı oluşturabilir. Mevcut parti içi tartışmalardan yorulan seçmen için yeni bir hareket umut olarak görülebilir.
Özgür Özel'in son dönemde oluşturduğu siyasi profil, farklı toplumsal kesimlerle diyalog kurmaya çalışan bir çizgi olarak değerlendirilmektedir. Böyle bir yaklaşım yeni partinin merkez siyasette kendine alan açmasına katkı sağlayabilir.
Genç siyasetçilere daha fazla yer verebilir.
Parti içi demokrasi iddiasıyla öne çıkabilir.
Eski kadrolarla yeni isimleri bir araya getirebilir.
CHP'den kopabilecek seçmeni yanında tutmaya çalışabilir.
Ancak siyasette her yeni başlangıç aynı zamanda büyük riskler taşır. Türkiye’de merkez solda yaşanan bölünmeler geçmişte çoğu zaman iktidar alternatifi oluşturmak yerine muhalefetin oylarını parçalamıştır. Yeni kurulacak partinin karşılaşabileceği temel sorunlar şunlar olabilir:
Güçlü teşkilatlanmayı kısa sürede tamamlayamamak,
Finansman ve örgütlenme sorunları,
Seçmenin "oyum boşa gider" endişesi,
CHP ile yaşanabilecek sert rekabet,
Muhalefet blokunda yeni gerilimler.
Türk siyasi tarihinde ayrılıklar her zaman yaşandı.1980 sonrası kurulan birçok parti ilk yıllarda büyük heyecan oluşturdu ancak önemli bir kısmı kalıcı olamadı. Buna karşılık bazı hareketler ise kısa sürede ülke siyasetinin merkezine yerleşti. Dolayısıyla başarıyı belirleyen yalnızca lider değildir.
Başarı; güçlü kadro, ortak vizyon, ekonomik program, halkın güveni, yerel teşkilatlanma
gibi unsurların birlikte oluşturduğu bütüncül yapıdan doğar.
Yeni bir parti kurulması halinde farklı ihtimaller ortaya çıkabilir.
Birinci senaryoda CHP tabanının önemli kısmı yeni partiye yönelirse muhalefetin liderliği yeniden şekillenebilir.
İkinci senaryoda oylar ikiye bölünür ve her iki parti de güç kaybedebilir.
Üçüncü senaryoda ise iki yapı seçim ittifakı yaparak ortak hareket etmeyi tercih edebilir.
Hangi senaryonun gerçekleşeceğini belirleyecek temel unsur seçmenin değişim isteğinin ne kadar güçlü olacağıdır.
Mutlak butlan kararının yalnızca hukuki sonuçları olmayacaktır.
Bu tür kararlar; parti içi meşruiyet tartışmalarını, liderlik mücadelesini, milletvekillerinin pozisyonunu, yerel yönetimlerin siyasal geleceğini, ittifak dengelerini doğrudan etkileyebilir.
Muhalefette yaşanabilecek olası bir bölünme, iktidarın seçim stratejisini etkileyebilir.
Öte yandan güçlü ve toplumsal karşılığı olan yeni bir siyasi hareket doğması halinde iktidar açısından da yeni bir rekabet alanı oluşabilir.
Bu nedenle gelişmeler yalnızca CHP açısından değil, Türkiye'deki bütün siyasi aktörler açısından önem taşımaktadır.
Türk demokrasisi açısından önemli olan, siyasi rekabetin hukuk devleti ilkeleri içinde yürütülmesi ve seçmenin iradesinin özgürce sandığa yansımasıdır. Mutlak butlan kararı ile birlikte gündeme gelen yeni parti ihtimali, gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden bağımsız olarak Türkiye siyasetinde değişim tartışmalarını hızlandırmıştır.
Eğer Özgür Özel yeni bir parti kurmayı tercih ederse, bunun başarıya ulaşıp ulaşmayacağını yalnızca liderin kişisel popülaritesi değil; oluşturacağı kadrolar, ortaya koyacağı program, teşkilatlanma kapasitesi ve seçmenin vereceği destek belirleyecektir.
Siyaset, yalnızca isimlerin değil; güvenin, istikrarın ve topluma sunulan çözüm önerilerinin yarıştığı bir alandır. Önümüzdeki süreçte hangi senaryo gerçekleşirse gerçekleşsin, son sözü yine millet sandıkta söyleyecektir.
3 soruya cevap vermeli:
1. Seçmen: Hangi seçmenden oy alacaksın? CHP’den mi, kararsızdan mı, sağdan mı?
2. Program: CHP’den farklı 3 madden ne? Ekonomi, dış politika, anayasa…
3. İttifak: Seçimde tek başına mı gireceksin, yoksa “yeni bir masa” mı kuracaksın?
Bu sorular cevapsız kalırsa parti “protesto partisi” olur, kalıcı olamaz.
Son Söz: Siyaset Boşluk Sevmez
Sevgi ve Saygılarımla..
Günümüzün hayrı ve bereketi üzerinize olsun..
ALLAH(C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..