TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi Başkanı Cevat Öncü, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 20 yıl geçtiğini anımsattı. Türkiye'nin deprem ülkesi olduğuna vurgu yapan Öncü, bir doğa olayı olan depremin afete dönüşmemesi ve yıkımların önlenebilmesi için izlenmesi gereken yolları anlattı.
Öncü, "Yapılar, mesleki derinliği ve yeterliliği olan, etik anlayışı yüksek meslek insanları tarafından, mühendislik bilimine ve deprem yönetmeliklerine uygun olarak tasarlanmalı ve üretilmelidir. Ayrıca, standartlara uygun malzeme ve işçilik kullanılarak, etkin bir denetim mekanizmasının da uygulanması zorunluluktur" dedi.

SAMSUN'A DEPREM MASTER PLANI HAZIRLAYACAĞIZ
İMO Başkanı Öncü, yapı stoku,mevcut yapıların depreme dayanıklılığı, mikro ölçekte deprem risk haritası vb. bilgilerin yer alacağı, Büyükşehir ve alt belediyelerin de katılımı ile Samsun Deprem Master Planı hazırlayacaklarını belirtti. Öncü, "Ülkemizde yaklaşık 20 milyon yapı bulunmaktadır. Bilinen gerçek, mevcut binaların yüzde 67’sinin ruhsatsız veya ruhsata aykırı, yüzde 60'ının ise 20 yaşından büyük olduğudur" ifadelerini kullandı.
MAL SAHİBİNİN BEYANIYLA YAPI YASAL STATÜ KAZANIYOR
İnşaat ruhsatlarından mühendis ve mimarların imzalarının kaldırılmış olmasının sahteciliğin önünün açacağına dikkat çeken İMO Başkanı Cevat Öncü, şöyle konuştu; "Kaçak yapılaşma ve gecekondulaşmanın önlenemediği ülkemizde, 'bu son' denilerek 'imar afları' çıkartılmaktadır. Son imar barışı ülke tarihimizin en kapsamlı ve ucu açık imar affı çıkartılmıştır. Yapılar herhangi bir kontrol mekanizması olmaksızın, kuralsızca sadece 'mal sahibinin sorumluluk beyanı ile' kayıt altına alınarak yasal statü kazanmaktadır. İmar affı ile deprem güveliği, mühendislik ve mimarlık mesleği hiçe sayılarak, toplumun can ve mal güvenliği, yapı sahibinin beyanına terk edilmiştir. Milat olarak kabul edilen depremlerden de ders çıkarılmadığı, para ve siyaset uğruna halkımızın can ve mal güvenliğinin tehlikeye atıldığı açıkça görülmektedir." N. Alper CABBAR