Paylaş

Özgür Özel, Yeni Parti ve Çerçeve Yasa

Ekleme: 12.08.2026 10:00

Yaklaşık 40 yıldır binlerce şehit verdiğimiz terör belasından kurtulmak amacıyla iki yıllık bir sürecin sonucu olarak hazırlanan ‘Çerçeve Yasa’, 87 ‘Hayır’ oyuna karşılık 467 ‘Evet’ oyu ile kabul edildi. Terörün bir gün bitecek olması, halkımızın ortak umuduydu. Şimdi bu umudun gerçekleşebilmesi için tünelin ucunda ışık göründü çok şükür. ‘’Ülkeye barış getireceğiz’’ diyenlerin niyetlerinin farklı olduğuna inananlar olsa da, vatanıma bir saldırı olmadığı sürece savaşı cinayet, ve hatta insanlığa...

Yaklaşık 40 yıldır binlerce şehit verdiğimiz terör belasından kurtulmak amacıyla iki yıllık bir sürecin sonucu olarak hazırlanan ‘Çerçeve Yasa’, 87 ‘Hayır’ oyuna karşılık 467 ‘Evet’ oyu ile kabul edildi. 

Terörün bir gün bitecek olması, halkımızın ortak umuduydu. Şimdi bu umudun gerçekleşebilmesi için tünelin ucunda ışık göründü çok şükür.

‘’Ülkeye barış getireceğiz’’ diyenlerin niyetlerinin farklı olduğuna inananlar olsa da, vatanıma bir saldırı olmadığı sürece savaşı cinayet, ve hatta insanlığa karşı işlenmiş bir suç kabul eden biri olarak, barışa amasız ve fakatsız, ‘’Evet’’ derim.

Gerçekleşme umudunu zayıf bir ihtimal olarak görsem bile yani.

İki yıl süren hazırlığın sonucu olarak hazırlanan ve adına ‘’Çerçeve Yasa’’ dediğimiz, ‘’Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’’ önceki gün kabul edilerek yasalaşmış oldu.

Evvel emirde ‘’Hayırlı olsun’’ demek isterim.

‘’Çözümsüz’’ olduğu düşünülen bir sorunun çözümü için ilk adım atılmış oldu.

Yasa TBMM’den geçerken, kazananlar, daha doğrusu kazandığını düşünenler, buna karşın kaybedenler, ya da kaybettiğine inanılanlar var.

Sonuç itibariyle ülkemiz kazanmış olsun ama siyaset oldukça hareketli günlerden geçti.

Yasa oylanırken en çok sıkıntıyı çeken parti Yeni Parti ve onun lideri Özgür Özel oldu.

Yeni Parti’nin ve Özel’in süreçten yaralı çıktığına inananlar var. Hatta parti tabanından bile Özel’e ağır eleştiriler yöneltiliyor.

‘’Yeni Partiye katılacaktım ama şimdi düşüneceğim’’ diyenlerin sayısı oldukça fazla. Çevremde de bu düşüncede olan çok sayıda kişiye rastlıyorum.

ÖZEL’İN KARARI DOĞRU MU?

‘’Bu yasaya ’hayır’ deme hakkına en çok biz sahibiz ama, barışı engelleyen de biz olmayacağız’’ diyerek, kendisinin ve parti yönetiminin ‘’Evet’’ diyeceğini ama milletvekillerinin bölgelerinin koşullarını göz önünde bulundurarak oy kullanabileceklerini söyledi.

Yani, gurubumuzu ‘’serbest bırakıyorum’’ demese de, Özgür Özel milletvekillerinin dilediklerince oy kullanabilmelerinin yolunu açmış oldu.

Özel ve yakın çevresindeki 35 Yeni Partili, yasayı kabul ederken, oylamaya katılan 89 Yeni Partili milletvekilinden 54’ü ise verdikleri oylarla yasayı kabul etmeyeceklerini belirtmiş oldu. Yeni Parti grubunun yüzde 61’i genel başkan gibi oy kullanmamış oldu yani.

Bunu siyasi bir zaaf olarak görenler var.

Açık konuşmam gerekirse, Özel de, milletvekilleri de doğrusunu yapmıştır.

Ne yapmalıydı yani Özgür Özel.

Kapısından içeri girildiğinde duvarların birinde Atatürk’ün, ‘’Yurtta barış, dünyada barış’’ yazılı sözüyle partililerini karşılayan bir lider, eksikliklerini eleştirmesine rağmen, 40 yılı aşkın süredir kan akıtan terörün bitirilerek, ülkesine barış barış getirme umudunu doğuracak yasaya ‘’Hayır’’ mı, demeliydi?

Özgür Özel’i ve dolayısıyla Yeni Parti’nin tutumunu eleştirenlere sormak isterim:

‘’Özel’in yerinde siz olsaydınız, ne yapardınız?‘’

Bir taraftan yüz yıla yakın süredir, ‘’Yurtta Barış, Dünyada Barış’’ sözüyle kurulmuş bir partinin mirasçısı olmakla övüneceksiniz ama önünüzde doğmuş olan bir barış umudunu da elinizin tersiyle iteceksiniz.

Barış umuduna ‘’Hayır’’ demek, ülkenin yönetimine aday olma iddiasındaki bir parti ve onun lideri için daha yaman bir çelişki bu olurdu diye düşünüyorum.

Özgür Özel dışında yasaya ‘’Hayır’’ diyenleri de asla suçlamıyorum.

Zira yasa eksik çıkarılmıştır, bunu kabul ediyorum.

Terörist başına özgürlük tanımak, Erdoğan ve AK Parti iktidarını daha uzun yıllar teminat altına alacağına dair iddialar çerçevesinde bir takım tuzaklar içerdiğine dair eleştirilere de kulaklarımı tıkamıyorum elbette.

Keşke bu yasa duru bir şekilde sadece ‘’Barış’’ için çıkarılmış olsaydı.

İmralı’ya gidilip, gelindi. Danışıldı ve görüş alındı. 

Bu nedenle ki yasa, on binlerce şehit ve gazi yakınını incitecektir.

Şehit İlhan Hamlı’nın anacığı Bedriye Hamlı annemizin ve onun gibi on binlerce ananın yüreğindeki kor ateş hiçbir vakit sönmeyecek biliyorum elbette ama başka anaların ağlamaması adına bir umudun peşine takılmış durumdayız.

Ne demişti rahmetli Sadettin Çuldu üstadımız hatırlayın.

Her sabah güneş yeniden doğar, her gün taze bir başlangıçtır.

Umarım ve dilerim tam bugün itibariyle taze başlangıçlara uyanacağımız bir ülkemiz olur.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.