1878 yılında, Osmanlı İmparatorluğu’yla Rusya arasında, İstanbul’da, Ayastefanos Barış Antlaşması imzalanmıştır.
Öyle ki; bu antlaşma, sadece biz Türkler için değil, Avrupa devletleri için de önemli bir tarihi olaydır.
Bulgarlar lehine bir imparatorluk kurulacak olması, Osmanlı İmparatorluğu kadar Yunanistan’ı, Sırbistan’ı ve Almanya ile Avusturya blokunu ve Britanya İmparatorluğu’nu rahatsız eden bir olaydır.
Avusturya – Macaristan ve müttefiki Almanya, Rusya’nın Balkanlar’a sarkmasını kendileri için bir tıkanma olarak değerlendirmişti.
Britanya ise, Rusların Ege üzerinden sıcak denizlere sarkmasından endişe etmişti ve Rusya’nın güçlenmesini kendileri için tehlikeli görmüştü.
Ayastefanos Barış Antlaşması’yla, Bulgaristan, Makedonya’yı ve Trakya’yı içeren büyük bir ortaçağ imparatorluğu gibi ortaya çıkacaktı. Dahası, bu devletin kendi ordusu da olacaktı. Rusya ise, iki yıl işgali sürdürecek devletin kuruluşuna bakanlık edecekti.Gerçi, bunların hiçbiri gerçekleşmedi. Çünkü; büyük devletler buna müdahale etmişti.
Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’nu Rus – Türk Savaşı’nda (1877 – 1878) yenmiştir. Bunun ardından yapılan Ayastefanos Barış Antlaşması, Bulgaristan’ın Rusya ve Kırım’ın Avrupa güçleri tarafından korunan bir şekilde bağımsızlığını öngörmekteydi. Dahası, Osmanlı İmparatorluğu’nun toprakları azaltılmıştı. Rusya ise, Çarlık Boğazı’nın ve Boğaziçi’nin geçiş hakkını kazanmıştı.

Ayastefanos Barış Antlaşması, bölgedeki birçok etnik grup arasında hoşnutsuzluğa neden olmuştu. Ayriyeten, sonraki yıllarda yeni çatışmalara yol açan son dakika değişikliklere sebep olmuştu.
Ayastefanos Barış Antlaşması’nın en ilginç tipi General Kont Nicolai Ignatiev idi.İstanbul’daki Rus Büyükelçiliği’ni Balkan çetecilerinin uğrak yeri haline dönüştüren veMahmud Nedim Paşa’dan duyduğu asılsız haberleri yayarak, adı “yalancı general” anlamında “Menteur Pasha”ya çıkan Nicolai Ignatiev,İçişleri Bakanlığı’nda, Yahudi yağmaları tertiplemişti ve uğursuz bir şöhretle tarihe gömülmüştü.