Samsunspor kazanıyor içerde dışarda ama kötü oynamaya devam ediyor.Son iki üç haftadır oyun anlamında tedirgin ediyor.Tarsus maçında da öyle oldu.Teknik direktörleri Ergün Pembe’nin tabiriyle toplam maliyeti bizim otobüsün maliyeti kadar olan Tarsus. Biraz akıllı biraz becerikli olabilseler ilk yarıda işimizi bitirirler ve bizi liderlikten edebilirlerdi.
Öylesine kötü bir ilk yarı oynadık ki neredeyse ayağımızda top tutamadık.Üç pas yapamadık.Kimin ne yaptığı belli değil, kimin ne oynadığı belli değil.Özellikle Yılmaz Can sol tarafımızı otobana çevirirken stoper tandemi SOS verdi.
Yeni transferlerin beşi de ilk onbirde sahaya çıkınca akordu yapılmamış enstrümanların konseri gibiydi ilk yarı.Takımın yarısı değişmişti bir anda.
Bu bir risk değil miydi?
Bu kadar köklü değişikliklere ihtiyaç ya da gerek var mıydı?
Guido, İlyas, Atabey bu kadar mı kötüydü?
Bu ve benzeri soruları sorup durduk kendimize ilk 45 dakika boyunca.
Ertuğrul Hoca sol kanat faciasını görüp Gökhan Meral-Ramazan Çevik değişikliği ile ikinci yarıya başlayınca işin rengi değişti.Orta saha topa biraz daha hakim olunca da oyun üstünlüğü bize geçti.
Şans penaltısı ise oyunun siyahtan beyaza döndüğü kırılma noktası oldu.
Kazanmaya alıştık. Kazanıyoruz, kayıpsız gidiyoruz .
Tamam ama bu oyunla nereye kadar?
Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar ,üçüncüsünde yakalanır.
Umarım biz yakalanmadan şampiyonluk adayı gibi oynamaya başlarız.