Kuşku önlem almada rol oynar, gereklidir. Ancak panik; önlem almaya katkı sağlamadığı gibi; engel teşkil edeceği için en tehlikeli virüstür. Başkalarına ürün bırakmayacak şekilde marketleri boşaltmak tedbir değil bencilliktir. İki kutudan birini komşunuz için almıyorsanız siz önlem de almıyorsunuz demektir. Koruyucu olduğunu veya ihtiyaç duyulacağını düşündüğünüz ürünleri stoklar ve komşularınıza bırakmazsanız sadece komşularınızı değil; kendinizi de tehlikeye atmış olursunuz.
Kısa sürede dünyanın 116 ülkesine yayılan bir virüs komşunuzda varken siz nasıl sağlıklı kalabileceksiniz? Mücadele için dost-düşman ülkeler işbirliği yaparken siz komşunuz olmaksızın kendinizi nasıl koruyacaksınız? Çocuğunuzun, eşinizin arkadaşı virüs taşırken çocuğunuza, eşinize bir şekilde bulaşmayacak mı?
Arkadaşınızı, komşunuzu, eşiniz ve dostunuzu korumadan kendinizi koruyamazsınız. Fazladan aldıklarınızı, eşiniz, dostunuzla paylaşın. Alt katta yangın çıkarsa, üst kattakiler de yanar. Kendi dairenizi koruduğunuz kadar alt kattakileri de korumanız sadece vicdani bir sorumluluk değil; sizin için yaşamsal bir zorunluluktur.
DEVLET ÇOK İYİ, ÖZEL SEKTÖR SIFIR
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve teşkilatını Corana virüsüyle mücadelelerinden, MEB Ziya Selçuk’u okulları tatil edişi ve kısa sürede uzaktan eğitimi organize edebilmelerinden dolayı kutluyorum. Yetkililerin yaptığı panik değil; önlemdir. Önlem almada geç kalanların durumu ortadadır. Ani tatil kararı karşısında otobüs firmalarının çok yetersiz online/internet sistemleri çöktü, internet veya çağrı merkezleri devre dışı kaldı. Devlet takdir alırken, özel sektör sıfır aldı ve sınıfta kaldı.
Sağdan soldan duyduklarınıza değil; yetkililerin uyarılarına kulak verin, kurallara uyun, virüse yaşama hakkı tanımayan. Virüsü değil; sevdiklerinizi koruyun, yaşatın.
AYNI GÜNDE 3 İNTİHAR, BİR VAHŞİ CİNAYET
Samsun her geçen gün daha yaşanılmaz hale geliyor, aynı günde 3 kişi intihar ederken, bir kadın vahşi bir şekilde öldürülüyor, istenilen ilacı yazmayan doktor demir çubukla darp ediliyor. Hayat veren doktorlara saldırı sadece doktorların değil; saldırgan da dahil tüm insanlığın sağlığını tehdit etmektedir. Cana can katan, hayat kurtaranlara uygulanan şiddete göz yumanlar, halk sağlığının tehlikeye düşmesinde saldırgan kadar suçludur hatta saldırgandan daha suçludur. İnsanlar mutsuz sokaklar kanunsuz; intihar ve cinayetlere karşı alınan önlemler yetersiz. Samsun intihar ve cinayetlerde adeta bir fetret devri yaşıyor.
Bafra’da bir anne oğlu tarafından boğazı kesilerek katledilirken, Alaçam’da ilçenin en yüksek yerinde iki çocuk babası kendini bayrak direğine, Yakakent’te bir kişi iple kendini asarak hayatına son verdi. Çarşamba’da Anadolu Lisesi öğrencisi bir kız kendini köprüden Yeşil Irmak nehrine attı, son anda kurtarıldı. Terme’de kendini nehre atan kız kurtarılırken, kızını kurtarmak için peşinden suya atlayan babanın cansız bedeni yakın zamanda bulundu. İlkadım’da Aile Sağlığı Merkezinde doktora çocuğu için istediği ilacı yazdıramayan baba doktoru önce tehdit etti sonra demir çubukla darp etti.
Ne intihar ne şiddet ne de cinayetlerde önleyici tedbir alınıyor. Güvenlik güçleri ‘Olur böyle vakalar Türk polisi yakalar’ anlayışıyla hareket ederken intiharlara karşı hiçbir kurum önlem almıyor. Bafra’da yaklaşık 10 yıl önceydi bir alacak verecek meselesi yüzünden cinayetten hapse düşen bir kişinin eşi, evinde tek başına yaşadığı sırada kapıyı çalan 3 kişinin katıldığı bir silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybetmesi üzerine Bafra’da asayişin sorun olacağını değişik zamanlarda bu köşede gündeme getirmiş, emniyet ve savcılığı uyarmıştım.
Eşi benzeri pek görülmeyen yalnız bir kadına saldırı tüm insani, etik değerleri ortadan kaldırmış, sadece insana değil; aynı zamanda insanlığa yapılmıştı. O gün bugün Bafra’da asayiş olayları artarak devam ediyor. Bugünkü teknolojiyle saldırıların faillerini yakalamak, faili meçhul bırakmamak mesele değil; mesele önleyici tedbirler alarak olmasını engellemektir.