Bugünün küçükleri yarının büyükleri olacak, büyükleri işi, konumu, ekonomik durumu ne olursa olsun belirli bir süre sonra ölümü tadacak, istemelerse de bu dünyadan ayrılacak, yerlerini bugünün gençleri dolduracak. Gençler geleceğe ne kadar hazırlanıyor?
Gençlere yapılacak en iyi yatırım onları geleceğe hazırlamak; eğitmektir. Gençlerini geleceğe hazırlayan milletler refah, hazırlamayanlar da sefalet içinde yaşayacak. Belki de tarihten silinecek.
Türkiye’de eğitim sorunu vardı. Hükümet eğitimde reform diye ne yaptıysa, eskisinden çok daha kötüsünü yaptı. Türk gençleri, eğitim, öğretim şartları zorlaştığı için sisteminin dışına çıkarılırken, yerlerine ya sığınmacılar ya da Afrikalılar geçiyor. Sınavsız okuyan Arap atanıyor ama Türk atanamıyor, Arap eczane açıyor, ama aynı yerdeki Türk açamıyor.
Liseler, içinde verilen eğitim değiştirilmeksizin, levhaları değiştirilerek yüksekokula, bir sonraki seçimde de fakülteye dönüştürüldü. Yolsuzluk yapılan sınavlarla binlerce kişi kitap okumadan, yazmadan, dil öğrenmeden profesör yapıldı, liseden bozma üniversitelere atandı.
Cumhurbaşkanı/AkParti Gen Bşk Erdoğan, ‘Almanya Başbakanı Angela Merkel’in üniversite sayısı ve oranına şaşırdığını ballandıra ballandıra anlattı. İşi bilen herkes bu duruma şaşar; bunların mezun olunca ne iş yapacağını merak eder. Oy için üniversite açıldı, bilim dışında her türlü filmi çeviren yalan makineleri profesör yapıldı, işsiz mezunlar iş isteyince ‘devlet iş kapısı veya iş bulma kurumu değil’ dendi.
Çocuğu yapmak kolay; ancak besleyip, barındırıp, eğitmek, sağlıklı büyütmek yapmak kadar kolay değil. Yatırım, tarım ve hayvancılık destekleri dolara yatırıldı, dolar kısa sürede katlandı, devletin parasıyla dolar milyonerleri yaratıldı. Yandaşa verilen kredinin akıbeti takip edilip, amacı dışında kullanandan faiziyle geri alınmazsa, devlet elinde ne varsa satıp, savarsa üniversite mezunu işsizlik de vatandaşta icralık da 3 kişide 1 kişiye ulaşır.
Alınan krediler dolara yatırılmayıp, amacı doğrultusunda kullanılsaydı, ne dolar ne de cari açık bu kadar artardı ne de işsizlik. Ziraat mühendisi de diğer mühendisler de veterinerler de istihdam edilir, et ve süt bu kadar pahalı olmazdı. Enflasyon da işsizlik de azalırdı.
Hüseyin Çelik MEB oluncaya kadar sadece Eğitim Fakültesi mezunları öğretmen olarak atanırken, ‘Ben, Fen/Edebiyat Fakültesi mezunuyum, bakan olduğuma göre Fen/Edebiyat mezunları da öğretmenlik yapar’ diyerek öğretmen adaylarını astronomik olarak artırdı. H. Çelik’ten önce her üniversitenin yüksek puanlı bölümlerinden biri olan eğitim fakültesi öğretmenlik bölümlerinden her mezun atanıyordu. İstihdam garantisi vardı; hem öğretmenler daha iyi eğitiliyordu hem de istihdam ediliyordu.
Ak Parti iktidara geldiğinde 1 dolar bir liraya yakındı. Şimdi 32 kat arttı, Türkiye, yabancılar için cazibe merkezine, kendi çocuklarımız için cehenneme dönüştü. Eğitimli işsiz gençler yurtdışına gitmenin yolunu arıyor. Türkiye beyin göçü verirken, kim oldukları bilinmeyen sığınmacı ve yabancı öğrencilerin istilasına uğruyor. Yine sınavsız alın, ama Avrupa’da alınan paraları yabancılardan alın bakalım bir tane yabancı öğrenci kalır mı?
Gidenlerin dönmesi, kalanların bozuk düzene direnmesi umuduyla, tüm gençlerin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını kutluyorum.
*Bu sıcağa kar, bu şartlara hükümet dayanmaz! Bırakın zamanını; 2027’den önce Türkiye seçime gider. Göz olanı, akıl olacağı görür. (Yarın)