Devlet yöneticilerimizin, mahalli idarecilerimizin toplumumuzun huzuru rahatı daha güzel bir yaşantıya sahip olmaları için sosyal bir yapı içerisinde olmaları insanlarımız adına sevindiricidir.
İnsan hayatını yaşamı kolaylaştırabilmek onlara güzelin güzelini verebilmek en büyük dilek ve temennimizdir.
İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI kapsamında devletimiz üniversitede okuyan öğrencilerimize eğitimlerine katkı olsun ailelerine destek olsun diye çalışmaları karşılığında belirli bir ücret ödüyor. Ödenen aylık rakam 14,500 TL takdir etmemek mümkün değil.
Sadece Ondokuz Mayıs Üniversitemizde 3 bin 800 öğrencimize bu aylıklar 10 ay boyunca ödenmektedir. Kriter ve şartlar olarak da bu alana müracaat eden öğrencilerden Aile Gelir Belgesi istenmektedir ki haksızlık yapılmasın diye. Bu öğrencilerimize aylık 55 milyon TL civarında bir aylık ödenmektedir.
Ülkemizde 131 tane üniversitemiz bulunmaktadır. Sadece OMÜ’deki sayıları baz alırsak ülke genelinde 497 bin 800 civarında bu ücreti alan öğrencilerimiz bulunmaktadır.
Bunu aylık rakama vurduğumuzda yaklaşık 7 milyar TL’ye tekabül ediyor ki, ülkemizdeki diğer üniversitelerimizdeki öğrenci sayısı bizim buradakinden fazla olabilir.
Değerli okuyucularım,
10 ay üzerinden ödemeler gerçekleştiğinden yıllık 70 milyar TL öğrencilerimize katkıda bulunuluyor.
Şimdi diyorum ki, mademki bu kadar milyar para ödeniyor bu parayı 3’e bölüp yaklaşık 1,5 milyon öğrencimize her ay 4 bin 500 TL ilave burs olarak ödense nasıl olur.
2026 yılı için lisans öğrencilerine 4 bin lira, yüksek lisanstakilere 8 bin lira, doktora öğrencilerine 12 bin lira olarak hak sahiplerine burs veriyor devletimiz.
Yukarıda bahsettiğim rakamda bu burslara ilave edilse daha iyi olmaz mı?
Veya ihtiyaç sahibi öğrencilerimize geri döndürülse ne kadar güzel olur.
Geçenlerde sosyal medyada bir haber/yorum gözüme ilişti.
OMÜ’de ev kirasını ödeyebilmek için saçlarını kestirip satmak zorunda kalan bir öğrenci kızımız. Kim bilir bu ve bunun gibi zor durumda kalan nice öğrencilerimiz mevcut.
Hali vakti yerinde olup temel ihtiyaçlarını fazlası ile karşılayan iş güç sahibi vatandaşlarımızın üniversitelerde liselerde okuyan çocuklarımıza burs vermeleri eğitim hayatlarına destek olmaları yapılabilecek en güzel iyiliklerden biridir.
Bu yazdıklarım bu işin rakamsal boyutu bir de bunun idari, iş ve öğrenci boyutu var bunları da irdelemek lazım.
Bu program kapsamında öğrenciler öğrencisi oldukları fakülte ve meslek yüksek okulunun kendi alanları içerisinde çalıştırılmaktadırlar.
Tabi bu arada bu projedeki öğrencilere uygun iş bulmak idari kadronun işi, sıkıntı burada başlıyor.
O kadar öğrenci nerelerde çalıştırılacak ve hangi alanlarda iş yapacak?
Bunun planlanması sınıflandırılması uygulanması noktasında sıkıntılar meydana gelmektedir.
Hadi diyelim ki fakültelerde bu iş dağılımını adil ve gerçekçi bir şekilde gerçekleştirdiniz ama ya meslek yüksek okullarında gerçekçi bir şekilde aynı uygulamayı başarı ile uygulamanız takip etmeniz mümkün müdür?
Benim tespitlerimde ve araştırmalarımda ilginç ama olmaması gereken gerçeklerle karşılaştım. Ama inanın yapılacak başka bir şey de yok.
Örneğin öğrenci bu kapsamda çalışmaya başlayıp bir öğrenci için az sayılmayacak bu meblağı alacak ama buna ders programları müsaade etmiyor yani uygun saatler bulunmuyor.
Veya gün sonunda dersler bittiğinde kendine ayırdığı işte ders çalışma zamanı, yemek zamanı, uyku zamanı dinlenme zamanı e birde gezme tozma eğlenme zamanından feragat edecek ki çalışabilsin.
O zaman ne yapılıyor öğrenci sabah 8’de imzasını atıyor işine başlamış gibi akabinde derslerine giriyor, bu arada kendine vakit ayırıyor ve nihayetinde iş bitim saatinde gidip ben çalıştım diyerek tekrar imzasını atıyor. Yani hiç çalışmadan/çalıştırılmadan 14 bin 500 TL’yi alıyor.
Yine tespitlerim arasında bu kapsamda olan öğrenciler YÖK tarafından verilen karşılıksız olarak verilen 4 bin TL’lik bursu da alıyorlar.
Bunun yanında ailelerinin âcizane aman oğlum kızım zor durumda kalmasın diye dişlerinden tırnaklarından artırdıkları azımsanmayacak bir miktarı da çocuklarına gönderiyorlar.
Bunun yanında hayırsever yardımsever insanlarımızın vermiş olduğu özel burslardan da faydalanan öğrencilerimiz mevcut.
Yani aynı anda 4 yerden yardım ve destek alınıyor.
Ve birde sosyal ve toplumsal boyutu var ki değerli okuyucularım burası gerçekten vahim. Daha fazla detayına girmek istemiyorum ama sosyal boyutunun nerelere kadar ulaştığını az buçuk ilgilendiğinizde görmeniz mümkündür.
Bu programı tasvip etmediğim kesinlikle düşünülmesin ama gerçekleri de görmemiz lazım.
Üniversitede okuyan çocuklarımızın en iyi şartlarda ekonomik zorluk çekmeden özellikle kız çocuklarımızın eğitimlerini tamamlamaları en büyük temenni ve arzumdur.
Sosyal devlet anlayışı içerisinde devletimizin öğrencilerimize ve diğer alanlardaki vatandaşlarımıza yapmış olduğu yardımlar vermiş olduğu destekler asla ve asla küçük görülmemelidir.
Gönlümüz arzu eder ki; ekonomik olarak yapılan yardımlardaki meblağlar daha çok artırılsın.
Bu noktada ben gönlü zengin ekonomisi iyi olan hayırsever vatandaşlarımızdan özellikle üniversitede okuyan çocuklarımıza çok daha fazla yardımcı olmalarını destek vermelerini rica ediyorum.
Veren el alan elden her daim üstündür.
Gününüz hayırlı ve bereketli olsun.
ALLAH (C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN…