Büyük felaketler geriye doğru izlendiğinde, çoğunun küçük ihmallerden kaynaklandığı görülür.
Başta sağlık çalışanlarının olmak üzere tüm Türk milletinin başarısına kimsenin gölge düşürmeye hakkı yok!
‘Can kurtaracağım’ diye doktorlar canlarını verirken evde canı sıkılanlara söylenecek çok şey var da bizim yerimiz az. Sağlık çalışanlarının fedakarlığının yanında bencilliğin böylesi görülmedi; hekimler başkaları için can verirken, bunlar kendi sağlıkları için canlarının sıkılmasına katlanamıyor, bencillikte sınır tanımıyor.
Herkes intihar edebilir. Her koyun kendi bacağından asılır, ancak kokunca etrafını da rahatsız eder. İntihar etmek için kalabalık caddeler seçerek insanların üzerine atlamayı planlayan canlı bombalar kendileriyle birlikte başkalarının da ölümüne neden olacaklar.
Corona sorunu kalıcı çözülmemiştir. Yangın, söndürme ekibinin olağanüstü gayretiyle boğularak kontrol altına alınmıştır.
Birçok yangın söndürüldüğü halde soğutma çalışması yapılmadığı için yeniden alevlenmiş ve ilk çıktığından daha zor kontrol altına alınmış, daha çok zarara neden olmuştur.
Türkiye' de corona ile mücadelenin sonuna gelinmese de şu anki gelinen noktada; iyileşenlerin sayısının yeni hastalardan, dün hayatını kaybedenlerin sayısı bugünkünden fazlaysa ki öyle; bu da coronanın yenildiğini, coronaya karşı zafer kazanıldığını gösteriyor. Dünyaya örnek gösterilecek bir başarının taçlandırılabilmesi için iki hafta daha en sıkı şekilde sokağa çıkma yasağı sürdürülmeli, kuralların keyfi olarak aşındırılmasına asla izin verilmemelidir. Kuralları ihlal edelerin ücretsiz sağlık hizmetlerinden yararlandırılmaması için yasal düzenleme hemen yapılmalı.
Disiplin neyin, ne zaman nerede, nasıl yapılıp nasıl yapılamayacağının öğrenilmesi, hareket beraberliğinin sağlanmasıdır.
Ava giden avcılardan disiplinsiz davranan birinin erken hareket etmesi avın başarısızlığına neden olurken, baskına giden timden birinin erken ateş etmesi baskının haber verilmesine ve başarısızlığına neden olur.
Can sıkıntısından sokağa çıkma, hem sağlık sisteminin hem de ekonomin çökmesine neden olacak bir sabotajdır.
Üretenlerin sokağa çıkabilmesi, işine gidebilmesi ve sağlık çalışanlarının sağlık hizmetlerine yetebilmesi için zorunluluklar dışında sokağa çıkılmamalı, çıkanlara hoşgörü gösterilmemelidir. Yersiz hoşgörü ihmal, ihmal de felakettir. Ne hekimlerimiz ne hemşirelerimiz sihirbaz veya illüzyonisttir. Görüldüğü gibi onlar da insan ve hastalık bulaşabiliyor, hayatını kaybediyorlar.
Doktorlar, salgından önce de salgın varmış gibi normal hasta sayısının kat ve kat fazlasına hizmet sundukları için bugün başka ülkelerde yaşanan korkunç manzaralar yaşanmadı. ABD/New York' ta insanların tedavi edilmesi bir tarafa cenazeleri de usulüne uygun gömülmeği için şehrin caddelerini gerilim filmlerinin yönetmeni Alfred Joseph Hitchcock,’un filmlerindeki gibi; akbabalar ve leş kargaları bastı.
Türkiye bu manzaraları yaşamıyor ve sağlık hizmetine ulaşabiliyorsa bunu saldırıya uğrayan doktorlara borçlu. Eski suçlular affedildi yenilerine ağır cezalar getirildiği söylense de yine coronayla savaşan bir hanım hasta yakının saldırısına uğradı ağzı, burnu kan ve revan içinde kaldı, saldırgan salındı. 23 Nisan akşamı evinin balkonunda İstiklal Marşı söyleyen kadını sırtından silahla yaralayan maganda da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Yargı cephesinde değişen bir şey yok; sağlık hizmeti verirken hayatlarını kaybedenler için şehitlik yasası halen çıkarılmadı. Başta hekimlerin güvenliği olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının özlük ve demokratik haklarını düzenleyen yasalar çıkarılmalı.
Evde kal hayatta kal!