Menajer Ayşe Barım hakkında "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçlamasıyla açılan davada mahkeme kararını açıkladı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, daha önce hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen Barım için hapis cezası kararı çıktı. Mahkeme heyeti, sanığın eylemlerini "yardım" kapsamında değerlendirerek cezai indirime gitti.
MÜEBBET TALEBİNDEN 12 YIL HAPİS CEZASINA
Davanın savcısı tarafından sunulan mütalaada, Barım'ın "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Ancak mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda Barım'ı "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.
ADLİ KONTROL VE TEDAVİ SÜRECİ DEVAM EDECEK
Hastalığı nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü belirtilen Ayşe Barım hakkında, verilen hapis cezasıyla birlikte adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına da karar verildi. Mahkeme, sanığın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol şartının devam etmesine hükmetti. Karar, Barım'ın sağlık durumu ve devam eden tedavi süreci göz önünde bulundurularak şekillendi.
İDDİANAMEDEKİ HTS KAYITLARI VE İRTİBATLAR
Hazırlanan 171 sayfalık iddianamede, Barım'ın Gezi Parkı eylemleri sürecinde davanın diğer aktörleriyle olan irtibatı üzerinde duruldu. İddianamede yer alan HTS kayıtlarına göre, Barım'ın Memet Ali Alabora, Çiğdem Mater ve Osman Kavala ile eylem sürecinde çok sayıda görüşme yaptığı tespit edildi. Özellikle Alabora ile olan görüşmelerin sadece eylem dönemini kapsadığı ve öncesinde bir irtibat bulunmadığı bilgisi yer aldı.
SANATÇILARI SAHAYA YÖNLENDİRME SUÇLAMASI
İddianamenin en dikkat çekici kısımlarından biri, Barım'ın sahibi olduğu ID İletişim Danışmanlık şirketi üzerinden yürüttüğü faaliyetler oldu. İddianamede, Barım'ın kendisine bağlı sanatçıları sistemli bir şekilde Gezi Parkı'na yönlendirdiği, sosyal medya üzerinden "occupyturkey" ve "DirenGeziParkı" gibi etiketleri organize şekilde paylaştığı savunuldu. Sanatçılar camiası adına sürecin yayılmasında aktif rol üstlendiği değerlendirmesi mahkeme kayıtlarına girdi.
ORGANİZE HAREKET VE SLOGAN PAYLAŞIMI
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan belgede, Gezi Parkı olaylarının bir anda oluştuğu algısının aksine, Barım'ın şirketi üzerinden sürece ilişkin etkili slogan ve imgelerin ilk günden itibaren paylaşıldığı aktarıldı. Kitlesel yayılım sağlamak amacıyla sanatçıların ve kurumsal hesapların organize hareket ettiği belirtilen iddianamede, Barım'ın bu planlama çerçevesinde oyuncuları sahaya sürerek "yardım eden" konumunda bulunduğu ifade edildi.
Anadolu Ajansı
