Dinimiz, güzel ahlâkı imanın ayrılmaz bir parçası ve en somut meyvesi olarak görür. İnsanın vicdanı ve temel değerleri, hayatın her alanındaki düşünce, söz ve davranışlarına yön veren bir pusula işlevi görür. Bir mümin, benimsediği hakikat ilkeleriyle çelişen bir tutum sergilediğinde, iç dünyasındaki manevi ses onu sürekli bir muhasebeye davet eder.
PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN AHLÂKIN GÜCÜ
Sevgili Peygamberimiz (sas), güzel ahlâkın hem dünya hem de ahiret hayatındaki belirleyici rolünü şu mübarek sözleriyle vurgulamıştır:
-
"Aranızdan en çok sevdiğim ve kıyamet günü en yakınımda bulunacak kimseler, güzel ahlâk sahibi olanlarınızdır." (Tirmizî, Birr, 71).
-
"Mizana konan ameller arasında güzel ahlâktan daha ağır gelecek hiçbir şey yoktur." (Tirmizî, Birr, 62).
İKİ TEMEL KAYNAK: KUR'AN VE SÜNNET
Güzel ahlâkı inşa etmek ve yaşatmak için İslam’ın sunduğu iki temel rehber bulunmaktadır:
-
Kitâbullah: Hakikatin, hikmetin ve tüm doğruların yegâne kaynağı olan Kur'an-ı Kerim.
-
Resûlullah’ın Hayatı (Sünnet): İlahi vahyin ete kemiğe bürünmüş hali olan Hz. Muhammed'in (sas) yaşantısı. İslam'ın ahlâk esasları, Peygamber Efendimiz'in hayatıyla tebliğ edilmiş ve insanlık için en mükemmel "yaşayan örnek" (model) kılınmıştır.
İman, yalnızca bir inanç ikrarı değil, bu değerlerin gündelik hayatın akışı içerisinde güzel davranışlara, adaletli sözlere ve erdemli bir yaşama dönüşmesidir.
Haber Merkezi